FelsefeNe, Ne Değildir?

Rasyonel Ne Demek? Felsefede Rasyonellik Neyi İfade Eder?

Rasyonel en genel anlamda akılcı veya akla uygun olarak tanımlanan bir tavrı ifade eder. Rasyonelin anlamı çeşitli disiplinlerde çeşitlenmektedir. Şimdi biz genel çerçevesiyle rasyonel kavramını ele alacağız. Rasyonel ne demek? Felsefede rasyonellik neyi ifade eder? Gelin birlikte bakalım.

Rasyonel Ne Demektir?

Rasyonel akla uygun olan anlamına gelir. Ancak burada bahsedilen tek tek bireysel, öznel akıl değildir. Akla uygun olan ile kast edilen akıl ilkelerine, mantık ilkelerine uygun olandır. Tarihsel olarak metafizik ideallerin eleştirisi ve bilimlerin gelişimi rasyonalitenin gelişmesiyle sonuçlanmıştır. Bu tarihsel süreci felsefeyi, düşüncenin biçimsel geçerliliği ile rasyonalitenin koşullarını yeniden tanımlamaya itmiştir. Rasyonel ilgi ve tavır ile akıl yürütmenin içeriği değişmiştir. Hakikat böylece, tinin etkinliğinin dünyanın metafizik düzenine uygunluğuyla değil, düşünce kurallarına saygıyla elde edilir.

Bir düşüncenin rasyonel kabul edilebilmesi için akıl ilkelerine uygun olması gerekir. Düşüncenin birbirini tamamlayan ve dengeli birçok yönü birleştiren bir biçim aldığında rasyonel hale geldiğini söyleyebiliriz. Bunun için bir düşünceye rasyonel diyebilmek şunlarla mümkündür:

  • Kullanılan kavramlar net bir şekilde tanımlanmış ve birbiriyle tutarlıdır.
  • Düşünce dizileri göstericidir, yani mantıksal kurallara uygundur.
  • Düşünceler, kavramlar probleme uyarlanır. Karmaşık, hayali veya değerlendirilmeden başka alanlardan ithal edilmezler.
  • Akıl yürütmeye rehberlik eden varsayımlar, akıl yürütme sırasında bilgili topluluk tarafından kabul edilir.

Bu kurallarla birlikte rasyonel olan söz konusu olduğunda bir dönemden diğerine kabul edilen varsayımların aynı olmadığına dikkat edilmelidir. Örneğin, dünyanın hava, su, ateş ve toprak olarak dört elementten oluştuğu bilgisi artık rasyonel değildir. Veya Dünya’nın düz olduğu ve evrenin merkezinde yer aldığı ilkesinden yola çıkan bir ifadeyi artık rasyonel olarak kabul edemeyiz. Dolayısıyla bu önermelere bağlı olarak kurulan fikirler de rasyonel kabul edilmeyecektir.

Rasyonel Akıl Yürütme Nedir?

Rasyonel Akıl Yürütme Nedir?
Rasyonel akıl yürütme mantığa dayalıdır.

Akıl yürütme denilen şey, geçerli olabilmek için bazı ilkeleri göz önünde bulundurması gereken bir tavırdır. Bu durumda rasyonellik çerçevesinde, bir akıl yürütme şu karakterlere sahip olmalıdır:

  • Açık,
  • İletilebilir,
  • Tekrarlanabilir
  • Entelektüel olarak onu takip edebilen herhangi bir kişi tarafından reddedilebilir.

Bu nedenle, akıl yürütmenin kalitesi ve temel varsayımları göz önüne alındığında, keyfilik olmaksızın paylaşılabilir veya reddedilebilir olmalıdır. Tersine, rasyonel akıl yürütme, üslup kaymalarıyla bağlantılı önermelerin yan yana getirilmesine göre yürütülmez. Otoriteden gelen argümanları veya retorik kurnazlığı kullanmaz. Anakronik bilgi biçimlerine dayanmaz, okült veya büyülü nedenleri çağrıştırmaz.

Birçok insan sorunu karmaşıktır ve bir sonuca varmak amacıyla ele alınır, bu nedenle bunların arkasındaki akıl yürütme her zaman önceki bilgilere dayanır ve bir amacı vardır. Sonuç, bilginin kalitesine bağlıdır ve hedefle ilgili seçimler gerektirir. Rasyonel akıl yürütme, basit mantığın ötesine geçer ve bir sonuca varan çeşitli yargıları içerir.

Evren ile ilgili konuları rasyonel biçimde ele almak verenin rasyonel olduğu anlamına gelmez. Ancak ona yaklaşmanın yolu olabilir. Bu özgürlük, ruh, bilim hakkındaki akıl yürütmelerimiz için de geçerlidir. Akılcı olmadan da akılcı düşünebiliriz. Bir düşünce, açıkça tanımlanmış kavramları kullandığında ve mantıksal kuralları izlediği için ve bir sitem ile ilerlediğinde rasyoneldir.

Felsefede Rasyonellik Neyi İfade Eder?

Rasyonellik, her ne kadar modern felsefenin babası olarak anılan Descartes ile zirveye ulaşmış olsa da onunla başlamaz. Descartes’tan önce de akla uygun olan üzerine düşünülmüştür. Parmenides, Platon, Aristoteles, Gazali de akıl yürütme biçimleri üzerine düşünmüş filozoflardır. Ancak Descartes ile birlikte felsefede rasyonellik zirve noktaya ulaşmıştır.

Descartes’ın rasyonellik de bir numaralı isim olmasının nedeni, aklı işleyiş biçimi üzerine ciddi değerlendirmelerde bulunmuş olmasıdır. Filozofa göre akıl bazı iç ilkeler ile hakikate ulaşabilme kabiliyetine sahiptir ya da en azından tüm verileri sistemli bir biçimde değerlendirebilme kabiliyetine.

Felsefede rasyonalitenin kullanılmış olması diğer bilim ve disiplinleri de etkilemiştir. Ancak akılcılık kendiliğinden gelişmemiştir. İnsanlık tarihi boyunca kendi üzerinde uzun bir düşünme çabasıyla zahmetle elde edilen bir fetihtir. Doğrusunu söylemek gerekirse tarih boyunca rasyonellik, irrasyonalite ile kararsız bir dengede olmuştur.

Felsefede rasyonalite terimi, tanımın aksine bir rölativizme yol açacak rasyonalite varyantları ile ilgili değildir. Rasyonalite, bu akıl yürütme yönteminin farklı alanlarda benzer biçimde uygulanmasını sağlar. Bu nedenle, başlangıçtaki varsayımlara, aranan hedeflere ve kullanılan kavramlara göre değişen farklı biçimler ve yollar alır.

Rasyonel kabul edilebilecek varsayımlar ve akıl yürütme biçimleri biyoloji, psikoloji veya ekonomide aynı değildir ve her disiplinde gelişimleri sırasında farklılık gösterirler. Rasyonelliği terimi, alanlara ve zamana göre çeşitli olası rasyonellik biçimlerini gösterir. Aynı zamanda, kimi zaman farklı düşünce biçimlerine yönelik bir anlam kaymasına da tekabül eder.

Rasyonalizme yatkın olan ünlü filozoflar hakkında bilgi edinmek için Platon Felsefesi Nedir? Platon’un Felsefi Yaklaşımı Nedir? yazısına da göz atmalısınız.

Rasyonalizm Nedir?

Rasyonalizm Nedir?
Rasyonalizm kavramı farklı amaçlar için kullanılabilir.

“Rasyonalizm” terimi ise, bağlama bağlı olarak çeşitli anlamlarda kullanılır. Rasyonalizm, öncelikle rasyonalitenin felsefede uygulanmasını ifade eder. Gaston Bachelard rasyonalizmi, konunun sistemleştirilmesiyle ilişkilendirmiştir. Ek olarak rasyonali, açıklamada bir ideale bağlılıkla ve kişinin açıklamak istediği sistemin dışındaki ilkelere başvurma ilişkisiyle birlikte ele alınır.

Örneğin, rasyonalist felsefeleri, kartezyenizm veya Kantçılık olarak nitelendiriyoruz. Bu da olası bir akıl yürütmenin kartezyen teoriden veya Kantçı akıl yürütme biçiminden faydalandığı anlamına gelir. Yani akıl yürütme biçimleri, destek aldığı öğretileri her zaman dikkate almak durumundadır. Aksi taktirde temelsiz bir hale gelme problemi söz konusu olacaktır. İkinci olarak, rasyonalizm terimi, aklın tek veya temel bilgi kaynağı olacağı bir felsefeyi niteler. İlk felsefe derken gerçekliğe ilişkin bir ilk düşünceyi varsayıyoruz. Örneğin Descartes’ın felsefesini şekillendiren ilk düşüncesini hatırlayalım: “Düşünüyorum, o halde varım.”

Bu durumda rasyonalizm ampirizme karşıdır. Epistemolojik vektörün anlamı, rasyonelden gerçeğe doğru gider ve tersine, gerçeklikten genele gider. Bu terim bazen Evrenin rasyonel olduğunu, her şeyin nedenleri olduğunu ima eder. Akılcı bir doktrin içinde sentezlendiği de görülür. Dar bir postüladan yola çıkan ve katı bir mantığa göre yürütülen akıl yürütme için de rasyonalizmden bahsedilmektedir. Bu rasyonalizm, mantığı yanlışın sonuna kadar iten, karşı argümanlara erişilemeyen kapalı bir düşünceyle sonuçlanır. Olumsuz anlamda rasyonalizm, rasyonaliteden farklıdır, çünkü ikincisi, akıl yürütmede bir dengeyi ima eder. Bu durumda rasyonalizm, rasyonalitenin bir karikatürüdür.

Akılcılığa aşırı saplantılı ve dış dünyayı yadsıyan öğretiler rasyonalist olduğu gerekçesiyle “eleştirilebilirler.” Bunun ardında, yalnızca iç görü veya meditasyonla hakikate ulaşılamayacağı fikri bulunur. Hakikat için dış dünyadan veriler alınması gerektiğini söyleyenler katı rasyonalistleri de eleştirmektedirler.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu