Ne, Ne Değildir?

Türkçede Yanlış Yazılan 400 Kelime

Türkçede birçok yazım yanlışı yapılmaktadır. Yazım yanlışlarının birbirinden farklı sebepleri vardır. Öncelikle ne yazık ki okuma oranları düşük bir ülke olarak sıralamalarda alt seviyelerde yer alıyoruz. Okuma oranımızın az olması yazım yanlışlarımızı oldukça fazlalaştırıyor. Bunun yanı sıra yöresel ağız kullanımları da yazım dilimize hatalı kullanımları aksettirebiliyor. Yazım yanlışlarının bir başka nedeni de yaşayan bir varlık sayılan dilin sürekli dönüşüp değişmesidir. Bu nedenle kimi yazım kurallarının değişmesinin yanında yeni yaşam tarzlarımızın sözcükleri deforme etmesi olarak görülebilir. Biz de yazımızda TDK temelinde, Türkçede yanlış yazılan 400 kelimeyi sizin için derledik.

Yanlış Yazılan Kelimeler ve Doğruları

Türkçede Yanlış Yazılan 400 Kelime
Dilimizde yazımı hakkında yaygın yanılgıların olduğu pek çok kelime bulunmaktadır.

Sıralamaya göre ilk önce yanlış kullanımlar, sonrasında ise doğru kullanımlar ve kelimelerin anlamlarına yer verdik.

A

abacur —- > abajur: ayaklı lamba

aptes —- > abdest: namaz için yapılan temizlik

abzürt —- > absürt: saçma

acaip —- > acayip: garip, tuhaf

acenta —- > acente:  temsilci kuruluş

adele  —- > adale: kas

adletmek —- > addetmek: sayma, öyle sayma.

ayrobik —- > aerobik: bir jimnastik türü

afili —- > afili: gösterişli, çalımlı

ağu —- >  ağı: zehir

ahçı —- > aşçı: yemek pişiren

aheng —- > ahenk: uyum                 

ahpap —- > ahbap: dost, arkadaş

akapunktur —- > akupunktur: iğne masajı

allerji/alerci  —- >  alerji: hastalık

alfebetik —- > alfabetik:  alfabe sırasına göre

atmış —- > altmış

aliminyum —- > alüminyum                  

anber —- > amber: bir tür koku

amcazede —- > amcazade: büyük amca

amaliyat —- > ameliyat: tıbbi operasyon

ampül —- > ampul: lamba

anene —- > anane: örf, adet

anotomi —- > anatomi: vücut bilimi

ançoez —- > ançüez: balık ezmesi

andrapoz —- > andropoz: yaşlı adam sendromu

anektot —- > anekdot: anı, hikaye

antifiriz —- > antifriz: donma önleyici

antreman —- > antrenman: sporda hazırlık

antrönör —- > antrenör: spor eğitmeni

antiparantez —- > antrparante: yeri gelmişken, parantez içi

anfi —- > amfi: büyük derslik

aperatif —- > aperitif: atıştırmalık

artiz/artis —- > artist:  oyuncu, şarkıcı

asvalt —- > asfalt                              

askari  —- > asgari: en az

aspratör —- > aspiratör: havalandırma

aşifte —- > aşüfte: havalı kadın

ateşe —- > ataşe: kültür elçisi

atelye —- > atölye: çalışma mekânı

arabeks —- > arabesk: Arap kültürü/müziği

B

barsak —- > bağırsak: boşaltım organı

bahçivan —- > bahçıvan: bahçe işleri yapan

balzamik —- > balsamik: İtalyan sirkesi

batarist —- > baterist: bateri çalan

baya/baya —- > bayağı: çirkin, aşağılık / fazlaca

biopsi —- > biyopsi: vücuttan parça alma

bilader —- > birader: kardeş

bilimum —- > bilumum: hepsi, bütün

beynelminel —- > beynelmilel: uluslararası

birfiil —- > bilfiil: eylemi yaparak

birhaber —- > bihaber: habersiz

boaça/poaça —- > poğaça                                         

bordo —- > bordro: maaş belgesi

biriç —- > briç: iskambil oyunu

birit —- > brit: perde stoperi

bürüt —- > brüt: kesintisiz

büsküvi/pisküvi —- > bisküvi: atıştırmalık

bunbar —- > bumbar: koyun, sığır vb. bağırsağı

C-Ç

canbaz —- > cambaz: akrobat

candarma —- > jandarma                                    

camış —- > camız: büyükbaş hayvan

cel —- > jel                                                  

celatin —- > jelatin                            

ceryan/ceton —- > cereyan:elektrik

cimlastik —- > jimnastik: esnekleşme sanatı

civa —- > cıva                                               

cürret —- > cüret: cesaret

cuzdan/cızdan —- > cüzdan: para ve kimlik kabı

çağ —- > cağ: şiş

çelse —- > celse: dava oturumu, oturum

çiflik —- > çiftlik                              

çukulata —- > çikolata                         

D

dayre/dayire —- > daire: çember, ev

dekarasyon —- > dekorasyon: dekore etme

dekopaj —- > dekupaj: kalıp çıkarma, kesme

dersane —- > dershane: ders verilen yer

deprasyon —- > depresyon: bunalım

direksyon —- > direksiyon: araba dümeni

E

gsantirik —- > eksantrik: dış etken

elektirik —- > elektrik: cereyan

egzos/eksoz/egzost —- > egzoz: araba duman borusu

enceksiyon —- > enjeksiyon: iğne ile ilaç takviyesi

enstütü —- > enstitü: eğitim, araştırma kurumu

entellektüel —- > entelektüel: düşünceyle ilgili kimse

enveksiyon —- > enfeksiyon                                 

enterasan —- > enteresan: ilginç

eskirm —- > eskrim: kılıç oyunu

eşgal/eşgel —- > eşkal: dış görünüş

F

fasulya  —- > fasulye: baklagillerden bir bitki             

fereset —- >  feraset

fermuvar —- > fermuar: geçmeli aparat               

fehsetmek  —- > feshetmek: iptal etme

firizlenmek —- >   filizlenmek: yeşermek                                         

florhasan —- > floresan: beyaz tüplü lamba

G

galabe —- > galebe: yengi

gangaster —- > gangster: mafya adamı

gangren —- > kangren: kan toplaması

gardolap —- > gardırop: dolap

gaste/gazte —- > gazete

gravat —- > kravat

H

hakkaten —- > hakikaten: gerçekten

halisinasyon —- > halüsinasyon: sanrı

hafriyat —- > hafriyat: kazı

herkez —- > herkes                                         

heycan —- > heyecan                                      

Hıristiyan —- > Hristiyan

hidrafor —- > hidrofor: subasar

hiç bir —- > hiçbir

I-İ

Istanbul —- > İstanbul

ıstırap —- > ızdırap: acı

idealizim —- > idealizm: ülkü savunuculuğu

ifam —- > ifham: bildirmek

idaal —- > ideal

idooloji —- > ideoloji: düşünce biçimi

istakoz —- > ıstakoz                                        

ilizyon/ilüzyon —- >  illüzyon: yanılsama

inkilap —- > inkılap: yenilik

insiyatif —- > inisiyatif: öncelik, üstünlük

istepne —- > stepne: yedek lastik

istinap hatti —- > istiap haddi: içine alma sınırı

izalasyon —- > izolasyon: ayırma

K

karsör/ karisör —- > karoser: araçların dış bölümü

kakafoni —- > kakofoni: ses uyumsuzluğu

kalemşör —- > kalemşor: kalem savaşçısı

kanpanya  —- > kampanya: promosyon

kaporo —- > kaparo: ön ödeme, rehin

karegrafi —- > koreografi: figür

karekter—- > karakter

karnıbahar —- > karnabahar

katalok —- > katalog: ürün seçme broşürü

kırahatane —- > kıraathane

kilot —- > külot

kipri —- > kirpi

kiprik —- > kirpik

kitlemek —- > kilitlemek

klavuz —- > kılavuz

klüp —- > kulüp

kokariç/ kokareç —- > kokoreç

kolanya —- > kolonya

kollej —- > kolej

kolleksiyon —- > koleksiyon

kollektif —- > kolektif: ortaklaşa iş

komidin —- > komodin: küçük dolap

kominist —- > komünist

komünükasyon —- > komünikasyon: iletişim

konsansüs —- > konsensüs: uzlaşma

kontür —- > kontör

kopye —- > kopya

kurdela/kurdale —- > kurdele

küpür —- > kupür: giyside kesim

küvöz —- > kuvöz: yaşanak

L

layik —- >   laik: din, devlet işlerinin ayrılması

laboratuar —- > laboratuvar

lavobo —- >  lavabo

laylon  —- > naylon

M

mahçup —- >  mahcup

mahfolmak —- > mahvolmak

mahsuz/masus —- > mahsus

makina —- > makine

maktül —- >  maktul: öldürülmüş

manüpülasyon —- > manipülasyon: yönlendirme, seçme

matamatik —- >  matematik

mataryal —- > materyal

maydonoz —- > maydanoz

mefta —- > mevta: ölü, ölmüş kimse

megaloman —- > megaloman:  kendini büyük gören

melemen —- > menemen,

melhem —- > merhem

menapoz —- >  menopoz: yaşlı kadın sendromu

menejer —- >  menajer

mentalite —- >  mantalite: anlayış

menüsküs —- >  menisküs

meşaz —- > mesaj

meyva —- > meyve

miğde —- > mide

mokasen —- > mokasen: kısa ökçeli, bağsız ayakkabı

motorsiklet —- > motosiklet

mozayik —- > mozaik

mönü —- > menü: yemek listesi

muacir —- > muhacir

muaffak —- > muvaffak: başarı

muhattap —- >  muhatap: diyalog içinde

mutaala —- > mütalaa: detaylı düşünme

mundar —- > murdar: kirli, pis

mustarip —- > muzdarip: maruz kalma

muşanba —- >  muşamba:  yer kaplaması

muzur —- > muzır: zararlı

münübüs —- > minibüs

müracat —- > müracaat: başvuru

mürüvet/mürivet —- > mürüvvet: cömertlik, yiğitlik

müsayit —- > müsait: uygun

müsbet —- > müspet: olumlu

müsvette —- > müsvedde                                  

mütaakip —- > müteakip

mütahit —- > müteahhit

mütevazi —- > mütevazı

N

nalet —- > lanet

naturel —- > natürel:  doğal

nergiz —- > nergis

nisbet —- > nispet

nötür —- > nötr: etkisiz 

O-Ö

oce —- > oje

okşizen —- > oksijen

oparasyon —- > operasyon

opsayd  —- > ofsayt

orjinal —- > orijinal

öğe —- >  öge

ötenazi —- >  ötanazi:  ölme hakkı

P

palyanço  —- > palyaço

panaroma —- > panorama: genel görünüm

pantalon —- >  pantolon

parağraf —- > paragraf

pardesü —- > pardösü

parelel —- > paralel

parende —- > perende: havada atılan takla

parlementer —- >  parlamenter

 parlemento —- >  parlamento

payton —- > fayton

penbe  —- > pembe

peştemal —- > peştamal

pisiklet —- >  bisiklet

proğram —- > program

proleterya —- >  proletarya:  emekçi sınıfı

promasyon —- >   promosyon:  özendirme

provakatör —- > provokatör: kışkırtmacı

psikiyatris —- >  psikiyatr

R

radyosyon —- > radyasyon

rakkam  —- > rakam

raslantı —- >  rastlantı

rasgele —- >rastgele

restorant —- > restoran

revanş —- >rövanş

reyis —- >  reis

refuş —- > refüj: orta kaldırım

rezarvasyon —- >  rezervasyon

riks —- > risk

ropörtaj  —- > röportaj

S

sağnak —- >  sağanak

 sandöviç —- >   sandviç

sarmısak  —- > sarımsak

satlık —- > satılık

sellektör —- > selektör

seramoni  —- > seremoni: tören

serbes —- > serbest

seyehat —- > seyahat

sezeryan —- > sezaryen

silahşör—- >  silahşor

sohpet —- > sohbet

soy kırımı  —- > soykırım

statyum —- >  stadyum

su basmanı  —- >  subasman: oturmalık             

subap/supab/sibop—- > supap

sueter —- > süveter

südyen —- > sütyen

sükûtuhayal —- >   sukutuhayal: hayal kırıklığı

süpriz —- > sürpriz

sütüdyo —- > stüdyo

Ş

şanzuman —- >  şanzıman

şarter —- > şalter

şarz —- > şarj

şayibe —- > şaibe

şemşiye —- > şemsiye

şevkat —- > şefkat

şifai —- > şifahi

şohben —- > şofben

şöför —- > şoför

T

tabiyat —- >  tabiat

tahüt —- > taahhüt

taamüden/tamüden —- > taammüden: kasten, tasarlayarak

tahtarevalli —- >  tahterevalli

taktim —- >  takdim: sunmak

taktir —- > takdir:  tebrik

tastik —- > tasdik: onay

tasallüt —- > tasallut:  musallat olma

tanpon —- >  tampon

tasfir —- > tasvir

taşaron —- >  taşeron: ikinci derecede müteahhit

teferuat —- >  teferruat

tekneloji —- > teknoloji

temize gitmek —- > temyize gitmek

tenbel —- >  tembel

tenbih —- > tembih

tenefüs —- > teneffüs

teravi/terevi —- >teravih

tesbih —- >  tespih

tesbit —- > tespit

teşfik —- >   teşvik

tetanoz —- >  tetanos

tiskinmek —- >  tiksinmek

tiyo —- > tüyo: gizli bilgi

tolorans —- >  tolerans

tos —- > tost

traş  —- >  tıraş

tribuşon/tirbüşon  —- > tirbuşon:  burgu

türübün  —- >  tribün

U

ukte  —- > ukde: yükümlülük, sorumluluk

ultrasyon —- >   ultrason: yansılanım

utopya  —- >  ütopya

ünüforma  —- >üniforma

unvan —- >   unvan

üvertür —- > uvertür: konser öncesi çalınan parça

V

vehamet —- >  vahamet: güçlük, tehlikeli durum

vejeteryan —- >  vejetaryen: etyemez

vürüs —- >  virüs: parazit

Y

yanlız —- > yalnız

yalnış —- >  yanlış

yayınlamak —- >  yayımlamak

yımırta —- > yumurta

yövmiye —- > yevmiye

Z

zenaat —- >  zanaat

zerafet —- >   zarafet

zınba —- >  zımba

zurriyet —- > zürriyet

Yazım hataları hakkında bilgi edindikten sonra Dilekçe Nasıl Yazılır? yazımıza göz atarak Türkçe dili hakkında daha fazla şey öğrenebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu