Edebiyat

Zeytindağı Kitap Özeti, Konusu ve İncelemesi

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay’ın en önemli eserlerinden biridir. Anı türünde yazılmış olan eser, Osmanlı Devleti’nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarını anlatır. Yazar, bir vazife için gittiği Cemal Paşa Karargahı olan Zeytindağı’nda tutmuş olduğu notları kaleme almıştır. Yaşanan anılar, aynı zaman da tarihe de tanıklık etmemize neden olur. Biz de değerli yazarımızın önemli eseri Zeytindağı’nı incelemeye karar verdik. Öncelikle Zeytindağı kitap özeti ile başlayıp hikayeyi detaylı olarak anlatacağımız içeriğimizde konu, karakter ve incelemeye de değineceğiz. Böylece tarihe ışık tutan eserin bize aktarmak istediklerini aktarmaya çalışacağız. Ayrıca bu ölümsüz eseri mutlaka okumalısınız. Şimdi siz de hazırsanız Zeytindağı kitap özeti ve incelemesini hep birlikte okumaya başlayalım.

Zeytindağı Kitabı Özeti

Birinci Dünya Savaşı başladığında Falih Rıfkı Atay, yedek subay göreviyle orduya alınır. Burada Cemal Paşa Karargahı’na tayin olur ve Cemal Paşa’yla olan ilişkileri de burada gelişmeye başlayacaktır. Kitabın ilk bölümlerinde İttihat ve Terakki anlatılmıştır. İttihat ve Terakki’de önemli olan Enver paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa’dan bahsedilir.

Cemal Paşa, daha çok yenilikçi fikirleriyle tanınan biridir. Talat Paşa ve Enver Paşa ise daha çok muhafazakâr yönüyle tanınır. Burada Enver Paşa’nın Turancılık fikri oldukça güçlü bir etkiye sahiptir. Falih Rıfkı Atay da onun fikirlerini benimsemez ve Enver Paşa’yı diktatör olarak nitelendirir. O, Enver Paşa gibi düşünenlerden kurtulmak, Türkiye’yi de kurtaracaktır düşüncesine sahiptir.

İttihat ve Terakki, kendi içerisinde tamamen bölünmüş bir yapıdadır. Herhangi bir birlik, beraberlik sergilemez. Her liderin kendine ait bir grubu vardır ve Falih Rıfkı da Cemal Paşa’nın adamı damgasını taşımaktadır. Falih Rıfkı Atay, İttihat ve Terakki’nin bir fikir birliği oluşturmamasını eleştirir. Kurtuluşun ancak birlik ve beraberlikle gerçekleşebileceğini savunur. Ancak kişisel tartışmalar, İttihat ve Terakki içinde bir kargaşaya yol açmıştır.

Cemal Paşa ve Falih Rıfkı Atay

Falih Rıfkı Atay
Falih Rıfkı Atay

Falih Rıfkı, Cemal Paşa ile birlikte çalışmaya başladıktan sonra olaylara daha açık şekilde bakmaya başlar. Bir dönemin en büyük imparatorluklarından biri olan Osmanlı, artık yok olmaktadır. Yazar, bunu gayet net bir şekilde sezmektedir. Ayrıca Osmanlı’yı bir kukla devlet olarak eleştirilerini de sunmaktadır. Yine, Osmanlı’nın ümmetçilik fikriyle ilerlediğini ve bu nedenle üç kıtada egemen olduğunu anlatır.

Osmanlı’nın sahip olduğu toprakların büyük bir kısmının, Araplardan oluşmuş ve Osmanlı’nın sadece bu coğrafyada büyümüştü. Çünkü bu coğrafyadaki kültüre, diline, ticaretlerine ve maddiyatlarına egemen olmamıştı. Hatta Osmanlı Arapları Türkleştirmesi gerekirken Türkler Araplaşmaya başlamıştı. Osmanlı burada tarla ve sokak bekçiliği yapmaktaydı. Eğer ki medrese ve şuursuzluk devam etseydi Arapların Anadolu içlerine girmesi de mümkündü.

Osmanlı, “Türk milleti kendi başına bir devlet yapamaz” görüşünde bir hayal kurmuştu. Osmanlı, Arap topraklarının bakımını yapıyordu. Çünkü Arap halkı, şeyhlerin kanlı savaşlarından mağdur durumdaydı. Osmanlı ise bu şeyhleri dizginliyor ve gerekli sükuneti sağlıyordu. Yani, Osmanlı Araplar için bir bakıma kurtuluştu. Ancak Osmanlı güçsüz duruma düştüğünde İngiliz ve Fransızlarla anlaşarak Osmanlıyı sırtından vurmuşlardı.

Osmanlı ve Arap Coğrafyası

Osmanlı’yı her ne kadar kurtuluş gibi görseler de aslında Araplar, kendi halifeliklerini istiyordu. Osmanlı da güçsüz düşünce bu fikirleri konusunda onlara verilen beklentileri söyleyen emperyalist devletlerle iş birliği yapmışlardı. Osmanlı, Araplara vermiş olduğu haklar, onların küçük bir anlaşmazlıkta bile isyan etmesine neden olurdu. Cemal Paşa’ya da eğer zaruri görülürse idam hükümlerinin yerine getirilmesi emri verilmişti. Yani, artık isyanlar ölümle bastırılıyordu.

Cemal Paşa’nın bir diğer amacı da Suriye’yi Osmanlılaştırmaktı. Bu düşüncesini gerçekleştirebilmek için modern okullar açtırmıştı. Ayrıca Ermenileri, Suriye içinde dağıtarak güçlenen Araplığa karşı bir teminat gibi kullanıyordu. Ermenileri de güçlendirmek için ev ve toprak da vermişti. Cemal Paşa, bu fikrini hayata geçirmek için birçok yol denemişti.

Falih Rıfkı Atay, Arapları anlatırken din sömürüsü konusuna da değinmiştir. Ona göre din sömürüsü kavramı, bütün dinler için geçerliydi. Araplar çok fakirdi ve kendi ülkelerinde artık hizmetçi olmuşlardı. Filistin ikiye ayrılmış, bir tarafta eski Filistin yani Arapların, yeni Filistin ise tüm güzelliğiyle Yahudilerin toprağıydı. Din satışa sunulmuş, hac dönemlerinde hem Yahudiler hem de Araplar büyük kazanç elde ederdi.

Osmanlı ve I. Dünya Savaşı

Osmanlı ve I. Dünya Savaşı
Osmanlı ve I. Dünya Savaşı

Osmanlı’nın Almanlarla birlikte savaşa girmesinin nedeni, Enver Paşa’nın Almanlara olan hayranlığıydı. Birinci Dünya Harbi sonucunda Tuna yukarısında iki imparatorluk, Akdeniz kıyısında bir imparatorluk ve Tuna kenarında bir krallık yıkılmak üzereydi. Suriye ve Filistin’de ise Almanların durduramadığı İngiliz selini bir Türk, öz kumandan Mustafa Kemal tarafından Halep aşağısında tutulmuştu.

Mustafa Kemal’in orada seçmiş olduğu savunma hattı ise Misakı Milli Sınırları olarak geçti. Cemal Paşa’nın yerine geçen Alman Fon Falkenhein da İngiliz bozgununu durduramamış ve Kudüs İngilizlerin eline geçmişti. Artık sadece Anadolu ve İstanbul düşünülmeye başladı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu ve onun rüyalarına veda edildi. Cemal Paşa da Şam’dan İstanbul’a gelip istifa edecekti

Cemal Paşa Anadolu topraklarını gördüğünde ise vazifesinin burada olduğunu söylemişti. Yine, savaş için kumar oynayıp kaybettiklerini dile getirmişti. Bu harbe neden girildi sorusu için de aylık vermemek için olduğunu söylemişti. Hazinenin tamtakır olduğunu ve para vermemek için ya boyun eğmeli ya da öbür tarafla birleşmeli olduklarını dile getirmişti.

İlim ve Vatan Adamı

İlim ve vatan fikrine sahip Mustafa Kemal, vatan ve istiklal düşüncesiyle milletten nesi var nesi yoksa %40’ını vermesini istemişti. Çünkü mevzu vatanın savunulmasıydı. Sakarya, Dumlupınar, Lozan ve daha niceleri hep bunlarla ödenmişti. Mustafa Kemal büyük harbe girmeye karşıydı çünkü o ilim ve sanat adamıydı. Mustafa Kemal, Kurtuluş Harbini bırakmayı bir kere bile düşünmemişti. Çünkü o, vatan adamıydı!

Zeytindağı Konusu

Zeytindağı Kitabı Özeti
Kısa bir Zeytindağı kitabı özeti için konusuna dair bir ön bilgi vermek gerekir.

Falih Rıfkı Atay, eserinde birçok konuyu ele almıştır. Bunlardan biri, yüzyıllar boyunca birlikte yaşayan Araplarla ilgilidir. Arapların hilafet sevdasından dolayı Osmanlı güçsüzleştiğinde İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı’yı arkasından bıçaklamıştır. Yine, o dönemde İttihat ve Terakki de önemli olan isimlerin yaptıkları da tüm çıplaklığıyla anlatılır.

Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile hareket etmesi, Enver Paşa’nın Alman hayranlığındandı. Ayrıca Cemal Paşa’nın istifasından sonra söyledikleri de aktarılmıştır. Falih Rıfkı Atay, bu düşünceleri, yaşadıklarından aldığı notlarla anlatır. Ancak Mustafa Kemal gibi bir insanın bu vatanı kurtarabileceğini söyler. Çünkü o hem ilim hem de vatan insanıdır.

Zeytindağı kitap konusu, kısaca bir ülkenin kurtuluşunun hem ilim hem de vatan insanı olmakla olduğunu söyler. Aksi takdirde bir ülkenin ilerlemesinin imkanı yoktur. Kurtuluşta, hürriyette bu iki kavramla şekillenir. Bunu da hiçbir koşulda Kurtuluş Savaşı’ndan vazgeçmeyen Atatürk başarmıştır. Atatürk’ün fikirleri sayesinde bir ülke özgürlüğüne kavuşmuş ve emperyalist devletlerin sömürüsü olmaktan kurtulmuştur.

Zeytindağı Kitap İncelemesi

Türkiye Cumhuriyeti tarihine ışık tutan Zeytindağı eseri, bize birçok bilgi verir. Şimdi de eser hakkında belirli konular üzerinden incelemelerimizi paylaşacağız. Bu konuları ise şu şekilde sıralamamız mümkündür.

  • Farklı milletlerin çıkar ilişkileri
  • Dönemdeki sömürü
  • Osmanlı devletine karşı yapılan eleştiriler
  • İttihat ve Terakki Eleştirisi

Hazırsanız, incelemelerimizi okumaya başlayalım.

Çıkar İlişkileri

Mustafa Kemal Atatürk
Emperyalist devletlerle iş birliği kurma fikrine ilk karşı çıkanlardan biri Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.

Az çok tarih derslerine geri dönmek gerekirse Osmanlı’nın çöküşünde yararlı ve zararlı cemiyetlerin olduğunu hatırlarız. İşte, eserde bu duruma Arap coğrafyasında olanlarla değinilmiştir. Falih Rıfkı Atay, notlarında Arapların hilafet için Osmanlı’yı sattığını anlatır. Yani, aynı dinin hiçbir anlamı olmadığı burada gözümüze çarpar. Arap coğrafyası Osmanlı’yı kullanmış ve güçsüzleştiğinde de emperyalist İngiltere ile çıkar ilişkileri yürütmüştür.

Sadece Arap coğrafyası değil aynı zamanda İttihat ve Terakki’deki fikir ayrılıkları da belirli çıkarlara yönelik şekillenmiştir. Enver Paşa, görüşünden dolayı Almanlarla savaşa girmenin mantıklı olduğunu düşünmüştür. Aynı şekilde Cemal Paşa’da çok fazla para ödememek adına savaşa katılmak zorunda olduklarını söyler. Yani, burada vatan savunmasının emperyalist devletlerle iş birliği kurarak savunulması söz konusudur.

Bu fikre karşı çıkan kişi ise Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. Atatürk, ülkenin özgürlüğünün emperyalistler iş birliği yaparak sağlanamayacağı kanısındaydı. Bunun için Birinci Dünya Savaşı’na katılmayı da uygun bulmamıştır. Ancak Kurtuluş Savaşı’nda mücadelesini hiçbir zaman bırakmamıştır. Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ü bilim, sanat ve vatan adamı olarak tanımlamıştır. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nda onunla birlikte olanlar sayesinde Türkiye, emperyalist devletlerin hegemonyası olmaktan kurtulmuştur.

Sömürü

Zeytindağı eserinde Falih Rıfkı Atay, bir din sömürüsü olduğunu açıkça dile getirir. Bu zamana kadar bütün dinleri kullanarak devletler insanları sömürmüştür. Bunlardan biri de Eski Filistin’in Araplarda Yeni Filistin’in ise Yahudiler de olmasıdır. Her iki durumda da hac döneminde iki ülkede çok fazla kazanç elde etmeyi başarmıştır. Aynı zamanda Cemal Paşa’nın Arap coğrafyasını Türkleştirme gayesi de bir sömürü olarak görülebilir.

Ermenileri yerleştiren Cemal Paşa aynı zamanda modern okullarda kurmuştur. Eserde de anlaşıldığı gibi zaten Osmanlı, Arap coğrafyası için sorunları kurtaran bir devlettir. Bu nedenle Cemal Paşa’nın amacı artık Arap coğrafyasını da Osmanlılaştırmaktır. Ancak en başından beri yapılan yönetimde Arapların Türkleşmesi yerine Türklerin Araplaşmaya başlamasına eserde dikkat çekilmiştir. Böylece Arap coğrafyasındaki yegâne amacın hilafeti geri almak olduğu görülmektedir.

Osmanlı Devletine Yönelik Eleştiriler

Osmanlı Devletine Yönelik Eleştiriler
Osmanlı Devletinin bir tasviri

Eserde Osmanlı Devleti’ne karşı da bir eleştiri yapılmıştır. Osmanlı’nın Hristiyanlardan cizye vergisi alması ancak Araplardan herhangi bir maddi talep de bulunmaması eleştirilir. Çünkü Osmanlı Devleti burada Arap coğrafyasının asıl amacını görmemektedir. Ne sömürmüş ne de Türkleştirme politikası izlemiştir. Sadece şeyhlerin kanlı savaşlarını bastırarak halkı refaha kavuşturmuştur.  Fakat bunda da beklenmeyen sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bu coğrafyadakiler Osmanlı’yı hiçe sayarak çıkarları için İngilizlerle anlaşmıştır.

İttihat ve Terakki Eleştirisi

İttihat ve Terakki Cemiyeti, bir dönem Osmanlı’daki yenili süreçlerinde önemli bir yer oynamıştır. Ancak Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sırasında çok büyük fikir ayrılıkları vardır. Bir yanda Cemal Paşa, batıcı fikirleriyle yer alırken Talat ve Enver Paşa, muhafazakâr fikir sergiler. Bu durum, İttihat ve Terakki içinde fikir çatışmalarına yer vermiştir.

Falih Rıfkı Atay, kurtuluşun bu çatışmalarla olmayacağına inanır. Çünkü hürriyet için bir birlik ve beraberlik olmalıdır. Ancak İttihat ve Terakki içindeki düşünceler, çatışmalara neden olduğu için kurtuluş onlarla mümkün değildir. Sadece vatan sevdası olanlarla bu yolda yürünür. Başka devletlerin çıkarlarına boyun eğerek kurtuluş mümkün değildir. Kurtuluş da bir halkı ortak fikirle birleştiren vatan adamı Mustafa Kemal ve vatansever halk sayesinde gerçekleşmiştir.

Cumhuriyet dönemi romancılarından Falih Rıfkı Atay, başarılı sayısız romana imza atmıştır. Ancak bunun yanında, en az Cumhuriyet dönemi kadar önemli bir edebi dönem olan Tanzimat döneminde de büyük eserler ortaya çıkmıştır. Bu eserler hakkında detayları öğrenmek için Tanzimat Dönemi Roman Anlayışı ve Özellikleri yazımıza göz atabilirsiniz.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Zeytindağı kitabı kaç sayfa?

Zeytindağı kitabı 176 sayfadır.

Zeytindağı roman mı?

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay'ın roman türünde yazdığı bir eserdir.

Zeytindağı ne anlatıyor?

Roman, Falih Rıfkı Atay'ın yedek subay olarak bulunduğu I. Dünya Savaşı'ndaki anılarını ve gözlemlerini anlatıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu