Ne, Ne Değildir?

21. Yüzyılın En İyi 100 Kitabı

Kitaplar, eskisi kadar önemsenmese de hayatımıza önemli ölçüde ışık tutar. Anıları aktarmak için, tarihi şekillendirmek için en değerli araçlardandır.

Kitaplar en değerli hazinelerimiz olsa da son yıllarda dijitalleşmenin etkisiyle dünya genelinde okuma oranı oldukça azalmıştır. Özellikle gençlerin ilgi alanları değişmiş, daha çok bilgisayar ve telefonlara kaymış; sonuç olarak da kitaplar unutulmaya yüz tutmuştur. Bu noktada size en beğendiğimiz 100 kitabı önererek bir nebze de olsa okuma isteğinizi arttırmak istedik. Çünkü okuma bilincinin gelişmesi için okuduğunuz kitabı sevmek ve onun dünyasına girebilmek önemlidir. 2000 yılından bu yana çığır açan ve göz kamaştıran en iyi 100 kitap seçimimize, gelin beraber göz atalım.

İçindekiler

100. Boynumu Kötü Hissediyorum (I Feel Bad About My Neck)

boynumu kotu hissediyorum

Boynumu Kötü Hissediyorum, orijinal adıyla I Feel Bad About My Neck, 2006’da Nora Ephron tarafından yazıldı. Daha çok Silkwood ve Heartburn gibi filmlere yazdığı senaryolarla tanınan Ephron, filmlerde başarılı şekilde işlediği mizahı denemelerinde de çok iyi şekilde sergiliyor. Kitap, Eylül 2006’da New York Times En Çok Satanlar Listesi’nde ilk sırada yerini aldı. Ephron, New York’taki dairesi hakkında bir şeyler yazarken bile her zaman en yakınınızdaki kişiymiş hissini uyandırmayı başardı. Kendini oldukça iyi ifade ettiğini düşündüğümüz yazar, bu eserinde de bunu bir kez daha kanıtlıyor. Kadın olmak üzerine düşüncelerden bahsedilen bu önemli kitap, kesinlikle okumaya değer. 

99. Ejderha Dövmeli Kız (The Girl With the Dragon Tattoo)

Ejderha Dovmeli Kiz

İsveçli yazar Stieg Larsson tarafından 2005’te yazılan romanı, İngilizceye Steven T. Murray çevirdi. 2005 yılında, yazılır yazılmaz, Avrupa ve Amerika’da En Çok Satanlar Listesi’nde birinci sıraya oturdu. Kitabın hikayesi; kadınların uğradığı cinsel istismarı, toplum ve iş hayatında aşağıda görülmeleri gibi problemleri istatistiksel verilerle destekleyerek anlatıyor. Kitabın ana karakteri Lisbeth Salander, bu sorunlarla başa çıkmaya çalışarak mücadele veriyor. Duyguları bazen fazla detaya inerek verse de güzel bir şekilde aktarabilen roman, övgüyü hak ediyor.

98. Harry Potter ve Ateş Kadehi (Harry Potter and the Goblet of Fire)

Harry Potter ve Ates Kadehi

J.K. Rowling tarafından 2000 yılında kaleme alınan ve serinin dördüncü kitabı olan roman, diğerlerinden sıyrılmayı başarıyor. Seri o kadar etkileyici ki Rowling’in kurduğu büyülü fantezilerle dolu dünyada büyüyen bir nesil oluşmasını sağlıyor. Sadece gençler değil, yetişkinler de onun sürükleyici dünyasından büyülenmekten kaçamıyor.

Dördüncü kitabın özelliği ise serinin en hareketli kitaplarından biri olması diyebiliriz. Ateş Kadehi, olayların daha net ve anlaşılır yaşandığı bölüm olarak karşımıza çıkıyor. Triwizard Turnuvası denilen turnuva kitaba ayrı bir tempo ve gerginlik katıyor. Rowling, Harry Potter’ı ilk kez gerçekten ölümle burun buruna bir şekilde kaleme alıyor. Serinin tüm kitaplarına bir şans vermeniz gerektiğini düşünsek de Ateş Kadehi’nin yeri bizim için ayrı.

97. Jimmy Corrigan: Dünyanın En Zeki Çocuğu (The Smartest Kid on Earth)

Jimmy Corrigan

2000 yılında Chris Ware tarafından yazılan çizgi roman türünün en iyi örneklerindendir. Alanında birçok ödül sahibi olmasıyla çizgi romanların temsilciliğini üstlenecek nitelikte diyebiliriz. Ware, bu çizgi romanda birbirine paralel ilerleyen hikayelerden oldukça detaylı ve akıcı şekilde söz ediyor. Tüm motifleri (kuş, minyatür at, robot, şeftali) ayrıntılı olarak işlemesine rağmen okuyucuyu sıkmıyor. Kitabın ana karakteri Jimmy Corrigan, otuz altı yaşındaki uysal bir adamdır. Oldukça neşesiz ve insani ilişkilerden uzak Jimmy babasıyla tanışmak üzere Waukosha kasabasına gider ve olaylar gelişir. Geçmiş ve gelecek arasındaki bağa değinen çizgi roman, Jimmy’nin çocukluğuyla yetişkin halini harmanlayarak ortaya bir başyapıt çıkarıyor.

96. Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders (Seven Brief Lessons on Physics)

Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders

Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders, çağdaş fizikçilerden Carlo Rovelli tarafından 2014 yılında kaleme alındı. Rovelli, modern fiziğin sorunlarına 96 sayfalık kısa bir kitapla oldukça başarılı bir pencere açıyor. Rovelli’nin keskin anlatım yeteneği ve çarpıcı metaforları, ileri fiziğe değinmeden fiziğe oldukça güzel bir giriş yapıyor. Fizik bilmeyenler ya da kendini geliştirmek isteyenler için rehber niteliğindeki kitap, akıcı ve anlaşılır bir anlatım sunuyor.

95. Küçük Ada (Small Island)

Küçük Ada

Andrea Levy tarafından 2004 yılında kaleme alınan kitap, birçok ödül almaya hak kazandı. 2009 yılında BBC tarafından iki bölüm halinde televizyon uyarlaması yapıldı. Bu Londra romanı, dört ana karakterin önyargılara karşı bir araya gelmesini işliyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında savaştan kaçmak için İngiltere’ye taşınan Gilbert ve Hortense’nin oradaki yaşama uyum sağlaması anlatılıyor. İngiltere çok kültürlü bir ülke olsa da bazı ırkçılık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaları ve bununla mücadeleleri anlatılıyor. Tam bir yaşam mücadelesini anlatan roman bir şansı hak ediyor.

94. Brooklyn

Brooklyn

İrlandalı Colm Tóibín’in 2009’da yazdığı altıncı romanı, birçok ödül aldı. 2012’de The Observer tarafından en iyi 10 tarihi romandan biri seçildi. 1950’lerde 400.000’den fazla insanın İrlanda’yı terk etmesini ve göçün genç bir kadın üzerindeki duygusal etkilerini anlatıyor. Tóibín’in hassas ve ölçülü ifadesiyle ışıltılı bir aşk, ihtiras ve kaçırılan şansların hikayesi anlatılıyor. Olayları özele indirgeyerek anlatan yazar, genel bir mesaj vermeyi amaçlıyor.

 93. Gece Görüşü (Night Watch)

Gece Görüşü

Terry Pratchett tarafından 2002’de yazılan Gece Gözcüsü, fantezi roman türünün efsanelerinden. Pratchett’in “DiskDünya” adı verilen serisinin en etkili işlenen romanı olabilir. Ciddi bir karakter olan Sam Vibes’ın hayatına değinen romanda devrim teması oldukça baskındır. Ciddi temasına rağmen oldukça sürükleyici bir kitap olarak raflarda yerini alıyor. Gece gözcüsü, aynı zamanda 2004 yılında filme, 2021 yılında “The Watch” ismiyle diziye uyarlandı.

92. Kefaret (Atonement)

Kefaret

İngiliz yazar Ian McEwan tarafından 2001 yılında kaleme alınan Kefaret romanında, suçluluk duygusu oldukça ince bir ayarla işlenmektedir. Üç genç kuzenin kaderi, 1935’te yazlık bir evde, genç bir kızı havuza girerken görmesiyle değişir. Sınıf ayrımlarını ve İngiliz toplumunu oldukça açık ve etkileyici şekilde aktaran yazarın kitabı, övgüye değer bir anlatıma ve hikâyeye sahiptir. Aynı zamanda kitaptan aynı isimle uyarlanan 2007 yapımı bir sinema filmi de mevcut.

91. Büyülü Düşünce Yılı (The Year of Magical Thinking)

Büyülü Düşünce Yılı

2005 yılında Amerikalı Joan Didion tarafından yazılan kitap, anı türünde bir yas kitabı olarak bilinir. Soğuk ve sert dille duygularını aktaran Didion, kocasının kalp krizinden öldüğü yılı detaylı şekilde anlatır. Keder ve dulluk hakkındaki yıkıcı incelemesi, yazılan en iyi yas kitapları arasında uzun süre yerini alacak gibi görünüyor.

90. İnci Gibi Dişler (White Teeth)

Zadie Smith tarafından 2000 yılında kaleme alınan kitap, yazımı tamamlanmadan dahi büyük ilgi gördü. Kitabın ilk 80 sayfasını yayın evine götüren Smith, karşılığında 250 bin pound ödeme aldı. Bunun nedeni Smith’in İngiltere’nin çok kültürlü ruhunu mükemmel bir şekilde yakalamasından geçiyor. Göçmen ailelerin hayatına farklı bir perspektiften bakarak okurlara yansıtır.

89. Güzellik Hattı (The Line of Beauty)

Kitap, 2004 yılında İngiliz yazar Alan Hollinghurst tarafından yazıldı. Roman, Oxford mezunu Nick Guest’i konu alıyor. Nick’in bir süpermarket sahibinin oğluna âşık olması olayları tetikliyor ve Aids’in Londra’daki eşcinsel yaşama etkileri anlatılıyor. Çağa ayak uyduran roman, türünün eşsiz örneklerinden.

88. Yeşil Yol (The Green Road)

Yeşil Yol

İrlandalı yazar Anne Enright tarafından 2015 yılında kaleme alındı. Bir aile dramına ve kavuşma hikayesine değinen yazar, ailenin bireysel hikayelerini de oldukça iyi anlatıyor. İki bölümden oluşan romanda birinci bölüm, ailenin ayrılma hikayesini; ikinci bölüm ise eve dönüş hikayesini ele alıyor.

 87. Normal İnsanlar (The Normal People)

Sally Rooney’nin 2018’de ele aldığı ikinci romanı, çağdaş İrlanda’da reşit olan iki zeki genç arasındaki bir aşk hikayesini işliyor. Okul ve ortamlarına uyum sağlamakta zorluk çeken liseli iki gencin lise sonrası ayrılıklarını konu ediyor. Yolları üniversitede de kesişip tekrar ayrılan gençlerin bu garip yaşamını evrensel bir dille kaleme alıyor.

 86. Goon Mangasından Bir Ziyaret (A Visit from The Goon Squad)

Jennifer Egan tarafından 2011 yılında kaleme alınan kitabın her bölümünde farklı hikayeler konu alınıyor. Birçok ödül alan kitabın ses getirmesinin en büyük sebeplerinden biri bir bölümünde PowerPoint benzeri sunuma yer vermesi. Müzik endüstrisinde çalışan Sasha ve Bennie karakterlerini ve onların iletişim halinde olduğu insanları konuyu dağıtmadan işlemeyi başarıyor. Aynı zamanda farklı zaman ve mekanları gayet güzel bir şekilde birleştirdiğini söyleyebiliriz.

85. Gün Ortası Şeytanı (The Noonday Demon)

Roman, Andrew Solomon tarafından 2001 yılında kaleme alındı. Solomon’un kendi acı deneyiminden ortaya çıkardığı bu depresif roman, bir kendine geliş hikayesi diyebiliriz. Ruh sağlığı anatomisinde sevgi iradenin ne kadar etkili olduğunu güzel bir şekilde işlemeyi başarıyor. 

84. Sapiens

Sapiens

İsrailli Yuval Noah Harari tarafından 2011 yılında yazılan roman oldukça ilgi gördü. Roman, insanlığın taş devrinden günümüze kadar olan evrimini iş birliği yapabilme yeteneğine bağlayarak anlatıyor. Harari, Homo Saphiens türünün Neandertal türlerine karşı soykırımda bulunduğunu ve onları tarihten sildiğine inanıyor. Saphienslerin hayatta kalabilmesinin en büyük nedenini bazı ortak değerlere inanmasına bağlıyor. Kitaba göre din, dil, ırk, para gibi sebeplerden birleşebilen Saphiensler iş birliği yaparak kendi dünyasını inşa ediyor. Günümüz insanlarının mutsuz olmasının en büyük sebebini insanların kendini tanrılaştırma isteğine bağlıyor. 

83. Ustaparmak (Fingersmith)

Sarah Waters tarafından 2002 yılında kaleme alınan roman 1862 Londra’sını konu alıyor. “Ustaparmak” denilen yankesicilerle beraber büyüyen Susan’ın büyük bir vurgun planına dahil olmasıyla olaylar gelişiyor. Olayların beklendiği gibi gitmemesi Susan’ın hayatını derinden etkiliyor. Roman aynı zamanda “The Handmaiden” adıyla sinemaya da uyarlandı. Film, Cannes Festivali’nde adından oldukça iyi bir şekilde söz ettirdi.

82. Nikel ve Karartılmış (Nickel and Dimed)

Barbara Ehrenreich, 2001 yılında kaleme aldığı bu modern klasiğiyle, kendi yaşamından kesitler sunuyor. Üç Amerikan eyaletinde asgari ücretle yaşama girişimlerini anlatıyor. Önce garson, sonra temizlikçi ve bakımevi yardımcısı olarak çalışarak yaşam mücadelesi verme öyküsünü detaylı şekilde ele alıyor. İş arkadaşlarının da yaşadıklarını hikayesine ekleyen Ehrenreich, mükemmel bir anlatım sunuyor.

81. Amerika’ya Karşı Komplo (The Plot Against America)

Philip Roth tarafından 2004 yılında yazılan roman, ilk havacılık pilotlarından Charles Lindbergh’in hayatını anlatıyor. Kitaptaki alternatif hikâyeye göre Lindbergh şöhretini Amerika başkanı olabilmek için kullanıyor. Yahudi toplumuna karşı nefret politikasıyla yaklaşan Lindbergh, korkulan bir adam haline geliyor. Amerika halkını da bu nefretle telkin ederek Yahudi’leri oldukça zor durumda bırakıyor. Lindbergh’in tam bir Hitler hayranı olması da durumu yeterince özetliyor.

 80. Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım (My Brilliant Friend)

Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım

İtalyan yazar Elena Ferrante 2011 yılında yazdığı kitapla iki kenar mahalle kızının yaşam öyküsünü ele alıyor. Bu iki genç kız, birbirlerine dost görünse de tamamen kıskançlık, çekişme ve nefretle büyüyor. 1950 Napoli’sinde geçen film kadınların erkek egemen toplumdaki yaşam mücadelesini iğneli bir dille okuyucuya aktarıyor.

 79. Yükselen Güneşin Ülkesinde (Half of a Yellow Sun)

Nijeryalı Chimamanda Ngozi Adichie tarafından 2006 yılında yazılan roman, Biafran savaşını konu alıyor. Nijerya iç savaşı sonrası ülkenin tekrar toparlanmaya çalışmasını ve insanların yaşam mücadelesini başarılı şekilde işliyor. Yazar, bu roman sayesinde Turuncu Kurgu Ödülü’nün sahibi oldu.

 78. Bulut Atlası (Cloud Atlas)

David Mitchell tarafından 2004 yılında kaleme alınan destansı roman, birçok ödül sahibi oldu. Farklı bölümlere ve karakterlere hayat veren kitapta altı baş kahramanın hikayesi anlatılıyor. Mitchell, bu kahramanların birbirleriyle olan bağlantılarını hikâyeden sapmadan ince ince işliyor. Her kahramanın hikayesi farklı bir ülkede geçiyor. Kıyamet temalı romanda kahramanların dünyayı kurtarmak için sarf ettikleri çabalar konu alınıyor.

 77. Sonbahar (Autumn)

İskoç yazar Ali Smith tarafından 2016 yılında yazılan roman, New York Times tarafından 2017’nin en iyi kitabından biri olarak seçildi. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılışını (Brexit) işleyen romanda bolca aşk ve kalp kırıklıklarına değiniliyor. 100 yaşında bir adamın gördüğü rüyayla başlayan kitap, 1984 doğumlu Elisabeth’in gelecek kaygısını bizimle paylaşıyor.

 76. Dünyayla Benim Aramda (Between the World and Me)

Amerikalı yazar Ta-Nehisi Coates tarafından 2015 yılında kaleme alınan romanda ırkçılık teması işleniyor. Kitap, yazarın oğluna Amerika’da siyahi vatandaş olmakla ilgili düşüncelerini yazdığı mektubun derlemesi diyebiliriz. Kitabın HBO tarafından 2020 yılında 1 saat 25 dakikalık bir belgeseli de çekildi.

 75. Kehribar Dürbün (The Amber Spyglass)

Kehribar Dürbün

Philip Pullman’ın 2000 yılında kaleme aldığı, Karanlık Materyaller üçlemesinin son kitabıdır. Whitbread yılın kitabı ödülünü almasının yanında birçok ödüle aday gösterildi. Kehribar Dürbün, doğaüstü olaylara değinen bir çocuk kitabıdır. Kitapta, Will adındaki bir genç, babasının vasiyeti üzerine keskin bıçağı Lord Asriel’e ulaştırmayı amaçlıyor. Bu bıçağı ulaştırmak beklediği kadar kolay olmuyor ve bir dizi maceraya atılıyor.

74. Austerlitz

Alman yazar WG Sebald tarafından 2001 yılında yazılan ve ölümünden hemen sonra yayınlanan romandır. Kitap, 1934 doğumlu Yahudi bilim adamı Jacques Austerlitz’in hayatını konu alıyor. Bir mimar ve tarihçi olan Austerlitz, 1967 yılında biriyle tanışıyor ve olaylar gelişmeye başlıyor. Bu kişiyle 30 yıl içinde farklı şehirlerde buluşarak “kapitalizmin mimari üslubu” hakkında sohbetler yapıyorlar. Austerlitz, bu kişiye hayat hikayesini anlatırken ailesinin Nazi tehdidinden nasıl kaçtığını ve neler yaşadıklarını detaylıca anlatıyor. Bu noktadan sonra gerçek ve kurgusal bilgiler kesişmeye başlıyor.

 73. Beni Asla Bırakma (Nevet Let Me Go)

Roman, Japon yazar Kazuo Ishiguro tarafından 2005 yılında kaleme alındı. Yazar bu kitapla 1989’da Booker, 2015’te Nobel ödülünü aldı. Roman, 1990 alternatif İngiltere’sinde insan klonları arasında geçen bir aşk üçgenini konu alıyor. Ölümlülüğü, duyguları ve klonların insan olmanın anlamını keşfetmesini konu alıyor. Bu açıdan efsane bir bilim kurgu romanı olduğunu da söyleyebiliriz.

 72. İkinci El Zaman (Secondhand Time)

Belarus’lu Nobel ödülü sahibi Svetlana Alexievich, romanı 2013 yılında kaleme aldı. Yazar hikâyeyi, Sovyet Rusya’nın tarihini insanların bireysel olarak tanıklık ettikleri şekilde ele alıyor. Sovyetlerin çöküşünü insanların gözünden ele alan Alexievich, oldukça başarılı bir iş ortaya çıkarıyor. 

71. Gilead

Gilead

ABD’li Marilynne Robinson, Gilead’ı 2004 yılında yazdı. Bu kitapla 2005 yılında Pulitzer Kurgu Ödülü’nün sahibi oldu. Robinson kitabında, özeleştiri yaparak otobiyografi alanında güzel bir eser ortaya çıkarıyor. Din adamı olan babasının son günlerini ve onunla paylaştığı anıları detaylı şekilde işliyor.

70. Kurtlar Hanedanı (Wolf Hall)

Modern İngilizce döneminin en büyük yazarlarından sayılan Hilary Mantel, 2009 yılında eserini kaleme aldı. Kurtlar Hanedanı, Mantel’i fenomen haline getiren Cromwell üçlemesinin üçüncü kitabı. Thomas Cromwell’in Tudor sarayında yükselişiyle ilgili hikayesini detaylı bir şekilde anlatıyor. Yeni bir İngiltere inşa edilmesine ve yeni bir tür insan yaratılmasına değiniyor.

69. Kırık Cam (Broken Glass)

Kara komedi türündeki roman, Kongolu yazar Alain Mabanckou tarafından 2005 yılında kaleme alındı. Mabanckou’nun isyankâr bir dille Kongo’daki yıkık bir barın patronlarına odaklandığı roman, türünün oldukça başarılı örneklerinden. Kitapta, “Broken Glass” lakaplı barda eski bir öğretmen gelecek nesiller için hikâye anlatıyor. Bu durumu istemeyenler olduğu için öğretmen kendini belanın ortasında buluyor. Hiciv türünde romanları sevenler için muazzam bir kitap.

68. Değersiz Bir Hayat (A Little Life)

2015 yılında Hanya Yanagihara tarafından yazılan romanda eşcinsel teması işleniyor. Üniversitede dost olan dört gencin sıkı dostluklarını ele alıyor. Yaşadıkları sorunlara beraber göğüs geren arkadaşların hikayesi okumaya değer.

67. Kayıtlar: Birinci Cilt (Chronicles: Volume One)

2017’de Bob Dylan’ın kendi hayatını konu alarak yazdığı roman ona Nobel ödülünü kazandırdı. Kitap, ünlü müzisyen Dylan’ın 1960’larda müzik kariyerinin nasıl başladığını detaylı bir biçimde anlatıyor. O yıllarda başından geçen zorlukları güzel bir üslupla dile getiriyor.

66. Devrilme Noktası (The Tipping Point)

2000 yılında Malcolm Gladwell tarafından yazılan romanda bir fikir ve eğilimin dışa vurumu, diyebiliriz. Yazar, romanda fikrini biyografi şeklinde aktararak harika özeleştiri yeteneğini sergiliyor. Kendini biraz tekrar ettiği görülse de en ufak bir fikrin ne kadar etkili olabildiğini çok güzel bir dille okuyucuya aktarıyor.

65. Darkmans

Darkmans

2007 yılında Nicola Barker tarafından kaleme alınan eser, serinin üçüncü ve 838 sayfalık en uzun romanı. Güneydoğu İngiltere’nin Kent ilçesinde geçen romanda ana tema bir baba ve oğul arasındaki ilişki, diyebiliriz. Baba Daniel ile oğul Kane Beede ikilisinden söz eden roman, bu hikâyeyi hiç sıkmadan size aktarmayı başarıyor.

64. Kuşatma (The Siege)

Helen Dunmore tarafından 2001 yılında yazılan roman, Alman Leningrad kuşatmasını anlatıyor. Levin ailesinin açlıkla verdiği mücadeleyi ve devriyelerden kaçışını konu alan roman tarihi bir eser sayılabilecek nitelikte.

63. Işık (Light)

2002 yılında M. John Harrison tarafından ele alınan bilim kurgu romanı, yazarın düzyazıdaki başarısını kanıtlıyor. 1999 yılında teorik fiziği ileri taşımak isteyen bir fizikçi ve seri katil olan Michael Kearney’i konu ediniyor. Kearney, birkaç karakterle birlikte uzay-zaman anomalisini ve gizemleri çözmeye çalışırken karşısına bazı olumsuzluklar çıkıyor. Yazar bu durumu, eşsiz yeteneğini kullanarak okuyucuya aktarıyor.

62. Gölün Sırrı (Visitation)

Jenny Erpenbeck tarafından 2008 yılında yazılan kitap, yazıldığı yıl en çok satanlar arasına girdi. Kitap, Berlin yakınlarındaki Brandenburg Gölü’nün kenarında geçiyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan başlayarak 100 yıllık bir tarihi konu edinen kitapta ev yapmak isteyen 12 kişinin hayatı anlatılıyor. Kitap, enfes doğa manzaralarını da bize kusursuz şekilde aktarmayı başarıyor.

61. Kötü Kan (Bad Blood)

Lorna Sage’in 2000 yılında yazdığı kitap Whitbread ödülünü almayı başardı. Roman, yazarın kendi kolektif biyografi ve anılarını harmanladığı kolektif bir yapım. Kuzey Galler’de savaş sonrası zamanlarında geçen kitapta yazar Sage’in hayatı anlatılıyor. Sürekli kavga eden büyükanne ve büyükbabasıyla geçen zorlu yaşamını ve 16 yaşında hamile kalmasına değiniliyor. Kitabın hep kasvet içinde olmadığını güzel şekilde ilerlediğini de belirtmekte fayda var.

60. Nougths ve Haçlar (Noughts and Crosses)

Malorie Blackman’ın 2001’de ele aldığı kitabın tam çevirisi yok. Fakat çoğumuz bu oyunu “XOX” biliyoruz. Yazarda kitabın adına uygun şekilde genç yetişkinlere hitap eden bir bilim kurgu yazıyor. Haçlar yani X, siyah insanları; noughts yani sıfır, beyaz insanları temsil ediyor. Kitaba göre siyahi insanlar güç ve yetkileri tekeline toplamış durumda. Irkçılığı bilinen yüzünden biraz farklı işleyen roman, tam bir başyapıt.

59. Rahip Peder (Priestdaddy)

Priestdaddy

2017 yılında Patricia Lockwood tarafından kaleme alınan eserde Amerikan orta batısından söz ediliyor. Yazar önceleri Twitter ortamında şairlik yapıyor ve bu kitabı yazmaya karar veriyor. Gençliğinde “Tanrı’nın Çetesi” adlı gruba nasıl katıldığını ve neler yaşadığını anlatıyor. Yeni bir yazar olmasına rağmen muntazam bir dil kullanarak sivri zekasını konuşturmayı başarıyor.

58. Odadaki Yetişkinler (Adults in the Room)

Yanis Varoufakis tarafından 2017 yılında yazılan kitap, eski Yunanistan maliye bakanının anılarından söz ediyor. 2015 yılı Yunanistan ekonomik krizinde IMF’nin milyarderler, medya ve Avrupa ile nasıl karşı karşıya geldiğini ve sistemi detaylıca anlatıyor.

57. Tanrı Yanılgısı (The God Delusion)

Richard Dawkins’in 2007 tarihli eseri, felsefe ve bilim türünde fark yaratan romanlardan. İngiltere’de en çok satanlar listesine giren kitap, dinin toplum ve çocuklar üzerinde olumsuz etkiye neden olduğu iddia ediyor. 10 ana başlıkta dinin kökenini ve etkilerini detaylı şekilde sorguluyor.

56. Yaşam Maliyeti (The Cost of Living)

Deborah Levy tarafından 2018’de kaleme alınan Yaşam Maliyeti, anı türünde bir roman. Boşanma sürecini feministik ve mitolojik fikirlerle aktaran yazar, duygularını etkili bir şekilde yansıtıyor. Zekasını da kullanan yazar, göz kamaştırıcı bir kitap ortaya çıkarıyor.

55. Bana Sonunu Söyle (Tell Me How It Ends)

Valeria Luiselli tarafından 2016 yılında yazılan kitap, çağdaş edebiyatın üst düzey örneklerinden. Luiselli kitabında, Meksika’dan Amerika’ya göç etmek isteyen göçmen çocukların yaşadığı zorlukları kaleme alıyor. Yazarın tercümanlık yaparken mahkemede sıkça gördüğü göçmen çocuklar, anlaşılan kendisine bu romanda ilham kaynağı olmuş.

54. Koralin ve Gizli Dünya (Coraline)

Koralin ve Gizli Dünya

Neil Gailman tarafından 2002 yılında kaleme alınan eser, birçok ödüle sahip bir çocuk romanı. Coraline isimli kahramanımız ailesiyle yeni taşındığı evin kilitli kapısını saplantı haline getiriyor. Coraline bir gün kilidi açıyor ve paralel evrene doğru bir yolculuğa çıkıyor. Kayıp ruhların arasına karışan Coraline, ruhların tek kurtuluş umudu oluyor. Oldukça ilginç bir öyküsü olan roman, yetişkinleri de kendine bağlayacak kadar iyi bir üsluba sahip.

53. Hasat (Harvest)

Jim Crace tarafından 2013’te yazılan kitap, isimsiz bir köyde geçiyor. İklim krizi ve zorunlu göçlerden söz eden kitap çağ değişimlerine tanıklık etmemizi sağlıyor. Dünyanın sona erişini dramatize ederek okuyucuya ışık tutuyor.

52. Geliş, Senin ve Başkalarının Hayat Hikayesi (Stories of Your Life and Others)

Ted Chiang tarafından 2002’de ele alınan eser, 8 ayrı bilim kurgu hikayesinden oluşuyor. Melankolik ve dünya doğasını keşfetmeye yönelik öyküler detaylı ögeler barındırıyor. Aynı zamanda kitap, 2016 yapımı Arrival filmine de konu oluyor.

51. Ruh Düzeyi (The Spirit Level)

2009 yılında yazılan kitabı Richard Wilkinson ve Kate Pickett kaleme aldı. Zengin ülkeler arasında daha eşit olan vatandaşların her zaman daha ileriye gidebildiğini ortaya çıkarmaya dayanan göz alıcı bir çalışma, diyebiliriz. Sosyo-ekonomi alanında öncü sayılabilecek kitaplardan olan Ruh Düzeyi, eşitliğin öneminden sıkça söz ediyor.

50. Beşinci Sezon (The Fifth Season)

N.K. Jemisin tarafından 2015 yılında kaleme alınan kitap, yazarın en önemli kitaplarından biri. Yazar bu üçleme seri sayesinde, Hugo Ödülleri’ni almaya hak kazanan ilk Afro-Amerikan yazar oldu. Distopik ve uzak gelecekte geçen bir evrende, dünya volkan ve depremlerin etkisiyle parçalanma noktasına geliyor. Bu kıyameti dışarıdan gözlemleyen üç kadının öyküsü anlatılıyor.

49. Dünyanın Sonunu Önceleyen İşaretler (Signs Preceding the End of The World)

Dünyanın Sonunu Önceleyen İşaretler

Yuri Herrera’nın 2009 yılında ortaya çıkardığı eser, fantastik ve distopik bir dünyayı anlatıyor. Kitap, baş kahraman Makina’nın kardeşini bulmak üzere Gabacho’ya geçişini konu alıyor. Yolculuğunda birçok hayal kırıklığı ve ölüm tehlikesiyle karşılaşsa da her şeye göğüs gererek kardeşini aramaya devam ediyor. Meksika ile Amerika arasındaki göçleri farklı bir açıdan gözlemlememizi sağlıyor.

48. Hızlı ve Yavaş Düşünme (Thinking, Fast and Slow)

Nobel ödüllü Daniel Kahneman tarafından 2011 yılında yazılan kitap, aynı yıl en çok satanlar arasına girmeyi başardı. Yazar, insanın düşünce ve karar alma mekanizmalarını detaylı şekilde ele alıyor.

47. Sür Pulluğun Ölülerin Kemikleri Üzerinde (Drive Your Plow Over the Bones of the Dead)

2018 Nobel ödülü sahibi Olga Tokarczuk tarafından 2009 yılında kaleme alınan eser, bir varoluşsal gerilim hikayesi. Kitap, Polonya’nın bir köyünde yaşayan Janina’nın astrolojiye olan ilgisini konu alıyor. Komşularının tek tek ölü bulunması üzerine Janina yıldız haritaları üzerinden bazı tahminlerde bulunuyor. Bu açıdan oldukça sürükleyici ve özgün bir kitap.

46. Sonu Gelmeyen Günler (Days Without End)

İrlandalı yazar Sebastian Barry tarafından 2016’da yazılan roman, yazarına aynı yıl Costa Ödül’ünü getirdi. Yazar kitabında, Hint Savaşları ve Amerikan iç savaşını vahşi bir dille işliyor. Genç bir İrlandalı çocuğun kıtlıktan kaçarken göçmen bir arkadaş edinmesini ve batıya doğru yaptıkları acımasız yolculuğu ele alıyor. Kitap tam bir hayatta kalma hikayesi diyebiliriz.

45. Kıskanılacak Bir Şey Yok (Nothing to Envy)

Kıskanılacak Bir Şey Yok

Los Angeles Times gazetecisi Barbara Demick tarafından 2009 yılında kaleme alınan kitap, 100’den fazla Koreli sığınmacıyla yaptığı röportajı derliyor. Aynı zamanda altı Koreli vatandaşın on beş yıldan daha uzun süre boyunca hayatını gözlemleyerek kaleme aktarıyor. Bu hayatları kendi görüşlerini katarak öyküleştirmeyi başarıyor. George Orwell kitaplarını seviyorsanız bu distopik eser tam size.

44. Gözetim Kapitalizmi Çağı (The Age of Surveillance Capitalism)

Shoshana Zuboff tarafından 2019 yılında ortaya çıkarılan eserde günümüz şirketlerinin politikası ele alınıyor. Kapitalist sistemin kâr elde etmek için yapabileceklerini yıkıcı şekilde işleyen kitap, bir şansı hak ediyor.

43. Bir Skandal Üzerine Notlar (Notes on a Scandal)

2003 yılında Zoë Heller’in yazdığı kitap, Londra’da bir ortaokul öğretmeni olan Sheban’ın 15 yaşındaki öğrencisiyle ilişkisini konu alıyor. Cinsel açlık ve yalnızlıkla ilgili konuları ince ince dokuyan edebiyatçı, çok farklı bir konuyla karşımıza geliyor.

42. Aşıklar (The Infatuations)

İspanyol Javier Marias tarafından 2011’de kaleme alınan eserde bilinmeyen bir cinayetin hikayesinden doğan şans, aşk ve ölümler anlatıyor. Bu cinayetin gizemi çözülürken başka sırların da açığa çıkması sağlanıyor. Yazar, bu romanla İspanyol Narrativa Ulusal Ödülü’ne layık görülse de bu ödülü almayı reddetti. Bunun sebebinin babası ve hayran olduğu birçok büyük yazarın ödül almamış olması olduğunu açıkladı.

41. Bahçıvan (The Constant Gardener)

Savaş ve gerilim romanlarının büyük ustası olarak bilinen John le Carré, kitabını 2001 yılında yazdı. Kitap, Kuzey Kenya’da görevli Justin Qouayle adındaki bir diplomatın hayatını konu alıyor. Başlarda amatörce diplomatlık yapan kahramanın hayatı, karısı öldürüldükten sonra tamamen değişiyor. Karısının katillerini yakalamak için çıktığı yolculukta aslında karısının bir terör örgütüyle bağlantılı olduğunu öğrenir. Sürükleyici roman, yazarın değişen hayat hikayesini sıkmadan aktarmayı başarıyor.

40. Kızların Suskunluğu (The Silence of The Girls)

Kızların Suskunluğu

Pat Barker’in 2018 yılında kaleme aldığı eser, İlyada Destanı’na farklı bir bakış açısı getiriyor. Kitapta, İlyada’da gerçekleşen olayları köleleştirilen Truvalı kadınlar açısından yeniden işliyor.

Ana karakter Briseis’in gözünden geri plana atılmış kadınların öyküsünü anlatıyor.

39. Kayıp Kız (Gone Girl)

Kayıp Kız, Gillian Flynn’in 2012’de kaleme aldığı sinemaya uyarlanan muhteşem bir ABD suç gerilimi. Amy, evliliğinin beşinci yıldönümünde ortadan kayboluyor. Kocası Nick Tunne, bir anda polisin baş şüphelisi haline gelince tuhaf gerçekler ortaya çıkıyor. Suçlu olmadığını iddia etse de Nick’in bir işler çevirdiği aşikâr. Yazar bu evlilik hikayesinden çok güzel bir roman çıkarmayı başarıyor.

38. Yazma Sanatı (On Writing)

Ünlü yazar Stephen King tarafından 2000 yılında yazılan kitap, otobiyografi türünde türünün sağlam bir örneği. Yazar, imza günlerinde kendisine hiç dil ve yazım kuralları ile ilgili sorular gelmeyince böyle bir kitap yazması gerektiğine inanıyor. Bazı bölümlerde kısaca kendi hikayesine de değinerek dilin ne şekilde kullanılması gerektiğini öğretmeye çalışıyor. Rehber niteliğinde bir kitap olduğunu söylemek yanlış olmaz.

37. Henrietta Lacks’in Ölümsüz Yaşamı (The Immortal Life of Henrietta Lacks)

Rebecca Skloot tarafından 2010’da yazılan eser, bilimsel açıdan oldukça etkileyici bir hikâye sunuyor. 1951 yılında bir hastane odasında kanserden acı içinde ölen siyahi Amerikalı Lacks’in hayatını konu alıyor. Hikâyede Lacks’in bedeninden biyopsi sırasında alınan hücreler ve örnekler, ilaç geliştirmek için kullanılıyor. Ailesinin durumu öğrendikten sonra verdiği umutsuz hukuk mücadelesi ise kelimenin tam anlamıyla takdir edilesi.

36. Anne Sütü (Mother’s Milk)

Anne Sütü

Edward S.T. Aubyn’in 2006’da ele aldığı otobiyografi türündeki roman, çocuk istismarı konusunu çarpıcı şekilde ele alıyor. Korkunç anıların ardından uyuşturucu bağımlılığına doğru giden bu yolculuk oldukça sürükleyici. Olay ve kahraman yönünden oldukça zengin olan hikâyede yazar psikolojisini etkileyici biçimde aktarıyor.

35. Bu Keder Evi (This House of Grief)

Helen Garner tarafından 2014’te yazılan kitapta, gerçek bir hikâye konu alınıyor. 2005’te Avustralya’da gerçekleşen olayda, bir adam üç oğlunu derin bir gölete götürüyor. Ardından yüzerek dışarı çıkıyor ve çocuklarını boğulmaya terk ediyor. Sonra bunun bir kaza olduğunu söyleyerek hayatına devam ediyor. Bu olay açığa çıktıktan sonra yazar etkilenerek olayı kitaba dönüştürmek istiyor. Ortaya kusursuz bir eser çıkıyor.

34. Dart

Alice Oswald’ın 2002’de kaleme aldığı eserde, Devon’daki River Dart Şehri’nde yaşayan insanların yaptığı konuşmalar konu alınıyor. İngiltere’de bulunan bu şehrin insanları arasındaki konuşmalar üç yıl boyunca kaydediliyor. Bu sayede ortaya balıkçısından icra memuruna, yüzücüsünden, kanalizasyon işçisine birçok hikâye ortaya çıkıyor. Bu konuşmaları kitaba aktaran yazar, canlı bir hayata şahit olmamızı sağlıyor.

33. Kocanın Güzelliği (The Beauty of the Husband)

Kanadalı ünlü şair Anne Carson, bu kurgusal deneme türündeki kitabını 2002’de kaleme alıyor. Yavaş yavaş tükenmeye yüz tutan bir evlilik hikayesini akıcı bir betimlemeyle gözler önüne seriyor. Farklı konulara değindiği için yazısına “29 Tangoda Kurgusal Bir Deneme” alt başlığını vermiş. Yazar, bu sıkı denemesinde olağanüstü bir dille karşımıza çıkmaktadır.

32. Savaş Sonrası-1945 Sonrası Avrupa Tarihi (Postwar)

Tony Judt tarafından 2005 yılında yazılan eser, İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’yı anlatıyor. 1945’ten 2005’e kadar Avrupa’nın yeniden nasıl geliştiğini okuyucuya aktarıyor. Rusya’nın yakındaki topraklara sahip olması Avrupa ülkelerinin küçük bir kıtayı paylaşmasını mecbur kılıyor. Avrupa’nın savaşı geride bırakarak ayakta kalma öyküsü akıcı bir dille okuyucuları karşılıyor.

31. Kavalier ve Clay’in Akıl Almaz Maceraları (The Amazing Adventures of Kavalier and Clay)

Michael Chabon’un 2000 yılında ele aldığı aşk hikayesi, ona Pulitzer ödülünü getirmeyi başarıyor. Hikâyede, İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Prag’ın işgal edilmesiyle Yahudiler için hayat oldukça zorlaşıyor. Kavailer ailesi tüm servetini büyük oğullarını Amerika’ya göndermek için harcıyor. Joe Kavalier Amerika’daki kuzeninin yanına giderek onunla yakın dostluk kuruyor. Clay ve Kavalier ortak olarak bir süper kahraman yaratıyor ve hayal ettikleri her şeyi bir çizgi romana aktarıyorlar. Bu kitap, hayal gücünün muhteşem bir örneği.

30. Yeraltı (Underland)

Yeraltı

İngiliz yazar Robert Macfarlane’nin 2019 yılında yazdığı eser, en çok satanlar arasına girmeyi başardı. Çok derin ve etkileyici şekilde yazılan kitap, Kuzey Kutbu’nun fiyortlarından Paris yeraltı mezarlarına doğru bir yolculuğu ele alıyor. Yazar, yüzeyin altındaki jeolojik olaylara değinerek dünyanın kalbine inmeyi başarıyor.

29. Omnivore’un İkilemi (The Omnivore’s Dilemma)

Michael Pollan’ın 2006 yılında kaleme aldığı kitapta insanların yaptığı yemek seçimlerinin doğal hayata etkisini araştırıyor. Konusunu şöyle özetleyebiliriz: Omnivor yani hepçil olan insanlar bitkisel gıdaların yanında hayvansal gıdaları da tüketiyor. Yazar, gıdaları korumak için modern çağda insanların teknolojiyi geliştirme sürecine değiniyor.

28. Kadın ve İktidar-Bir Manifesto (Women and Power)

Mary Beard 2017 yılında kaleme aldığı kitabında oldukça cesur bir dil kullanıyor. Kitabında, kendisi dahil, diğer kadınlara laf eden ve kadınları küçük düşürmeye çalışanlardan söz ediyor. Kadınların her zaman bir adım geride tutulduğunu ve iktidarda kadınların da söz sahibi olması gerektiğini iddia ediyor. Bu tezini savunurken sosyal medyada karşılaştığı cinsiyetçi saldırıları örnek alıyor. Şu çağda dahi bunların sorgulanıyor olması, bir şeylerin yanlış gittiğini gösteriyor.

27. Kelly Çetesi’nin Gerçek Hikayesi (True History of the Kelly Gang)

2000 yılında Peter Carey’în yazdığı roman, Avustralya’nın efsanevi kanun kaçağı Ned Kelly’nin hayatını konu alıyor. Yazar, Ned Kelly’nin bilinmeyen yönlerini ve neden böyle biri haline geldiğini işliyor. Annesinin ve ülkesinin başına gelenlerden sonra cesur bir isyancı haline gelen Kelly çete kurmaya karar veriyor. Kitapta, bu vahşi ve savaşçı çetenin hikayesi detaylıca işleniyor.

26. Oryx ve Crake

Kanadalı yazar Margaret Atwood tarafından 2003 yılında yazılan kitap, farklı tarzda bir bilim kurgu diyebiliriz. Distopik bir bilim kurgu dünyasını anlatan yazar, bilimin dünyayı nasıl kasıp kavurabileceğini anlatıyor. Hikâyeyi “Snowman” lakaplı Jimmy karakterinin bakış açısından anlatıyor.

25. Normal Olabilecekken Neden Mutlu Olasın ki? (Why Be Happy When You Could Be Normal)

Jeanette Winterson’un 2011 yılında kaleme aldığı kitap, bir otobiyografi romanı diyebiliriz. Winterson kitabında, üvey annesinin 16 yaşındaki kızıyla arasındaki arkadaşlık sürecine değiniyor. Oldukça başarılı bir otobiyografi kitabı olduğunu söyleyebiliriz.

24. Persepolis

Persepolis

Persepolis, Marjane Satrapi tarafından 2000-2003 yılları arasında yazılan otobiyografik bir roman. Satrapi, İran devrimine kadar yaşadıklarını ve sonrasını detaylı şekilde ele alıyor. İsyan ettiği bu anı kitabında gizli bir tarihi ortaya çıkarmak için kendi hayatını anlatıyor.

23. İnsan Zinciri (Human Chain)

Nobel ödüllü şair Seamus Heaney’in 2010’da yazdığı bu şiir derlemesi, tam bir sanat eseri. Kitabı, duygularını akıcı şekilde anlatan yazara birçok ödül getirdi.

22. Hayat Düzeyleri (Levels of Life)

İngiliz yazar Julian Barnes tarafından 2013 yılında kaleme alınan kitap, aşk acısı üzerine iç yakıcı bir kompozisyon. Yazar, kendi gibi edebiyatçı olan eşi Pat Kavanagh’ın ölümünden sonra kederini yazıya aktarıyor. Kitabı üç farklı bölüme ayıran Barnes, hislerini oldukça başarılı şekilde yansıtıyor.

21. Karanlıktaki Bir Umut (Hope in the Dark)

Amerikalı düşünür Rebecca Solnit, 2004’te kaleme aldığı kitabında, Bush yönetiminin Irak’taki savaşa nasıl sebep olduğunu anlatıyor. Kitapta, güç için gerçekleştiğini düşündüğü farklı olaylara da yer veriyor. Berlin duvarının yıkılması, Viagra’nın icadı gibi birçok sebebi güç isteğine bağlayarak aktarıyor.

20. Yurttaş: Bir Amerikan Lirik Şiiri (Citizen: An American Lyric)

Amerikalı şair Claude Rankine’in 2014 yılında ele aldığı bu lirik şiir, en çok satanlar arasına girmeyi başardı. Bu şiir derlemesi, Amerika’daki ırkçılığı birçok hayat hikayesi üzerinden özetlemeyi amaçlıyor. Yazar, bu kitabıyla şiire farklı bir bakış açısı getirmeyi başarıyor.

19. Kazanma Sanatı (Moneyball)

Kazanma Sanatı

Michael Lewis’in 2010 yılında yazdığı eser biyografik bir dram romanı. Gerçek bir hikâyeden yola çıkarak ele alınan romanda, zeki ve bilgili koç Billy ile Yale ekonomisi mezunu Peter’ın yaşadıkları anlatılıyor. Çarpıcı bir beyzbol hikayesi olan Kazanma Sanatı’nın uyarlama bir filmi de mevcut. Brad Pitt’in başarılı şekilde Billy rolünü oynadığı film de izlemeye değer.

18. Deneyim (Experience)

İngiliz yazar Martin Amis’in 2000 yılında kaleme aldığı kitabı, hiciv içerikli anılarını oluşturuyor. Babasının 1995 yılındaki vefatından oldukça etkilenen yazar, anılarını sanki birer portreymiş gibi okuyucuya aktarmayı başarıyor.

17. Kehribar Gözlü Tavşan (The Hare with Amber Eyes)

Edmund de Wal’ın 2010 yılında yazdığı kitabı, oldukça etkileyici bir hikâye sunuyor. Yazarın amcası, 264 adet ahşap Japon heykeli koleksiyonuna sahiptir. Yazar, bu heykellerden aşırı etkilenince amcası heykelleri vasiyet olarak ona bırakıyor. Bu heykeller ona kaldığında hayal gücünü de kullanarak efsanevi bir hikâyeye imza atıyor. Her heykele ayrı anlamlar yükleyerek farklı farklı hikayeler oluşturmayı başarıyor.

16. Anahat (Outline)

Rachel Cusk’ın 2014 yılında ele aldığı roman, otobiyografik bir kurgu romanı. Yazar, bir atölyeye gitmek için Atina uçağına biniyor. Uçakta, ona başarısız evliliklerini anlatan yaşlı biriyle tanışıyor. Uçaktan indikten sonra yazarlık okulundan tanıdığı İrlandalı bir meslektaşıyla buluşuyor ve hikayesini ona anlatıyor. Kitabın farklı bölümlerinde de aşk temalı başka kurgulara yer veren yazar, oldukça özgün bir yapım ortaya çıkarıyor.

15. Cenaze Evi-Şenlik Evi (Fun Home)

Alison Bechdel’in 2006’da yazdığı kitap, aile trajikomedisi temalı bir yapım. Yazar, lezbiyen olduğunu açıklamasından sonra gelişen bazı olayları işliyor. Babasının intiharına da değindiği öyküsünde tam bir kara mizah yapıyor. Oldukça çarpıcı bir kitap olduğunu söyleyebiliriz.

14. Tüm Hastalıkların Şahı (The Emperor of All Maladies)

Tüm Hastalıkların Şahı

Siddhartha Mukherjee’nin 2010 yılında yazdığı eser, etkileyici bir kanser biyografisi. Kitap, kanserin günümüze kadar gelişini ve tedavisi için denenen yöntemleri ele alıyor. Yazar, kanserle ilgili gizemleri çözmek için ele aldığı kitapta oldukça büyüleyici detaylar sunuyor.

13. Argonautlar (The Argonauts)

Maggie Nelson’ın 2015 yılında yazdığı Argonautlar, dünya çapında oldukça hızlı şekilde ünlendi. Felsefik bir kitap olarak nitelendirebileceğimiz Argonautlar, anneliği ve aile olabilmeyi derin bir bakış açısıyla anlatıyor. Yazar felsefik kitabını yazarken Yunan mitolojisindeki kahraman grup Argonautlar’dan esinleniyor.

12. Yeraltı Demiryolu (The Underground Railroad)

Pulitzer ödüllü Colson Whitehead’ın 2016’da yazdığı bu roman, aynı isimle TV dizisine de uyarlandı. Sihirli bir dünyada geçen bu fantezi türü drama romanında, Afro-Amerikanların hayatı anlatılıyor. Gerçek hikâyeden alıntı bu eserde, insanların kölelikten kaçmak için kullandığı gizli bir demiryolu rotası anlatılıyor.

11. Ailede Bir Ölüm (A Death in the Family)

Uluslararası fenomen James Agee’in 2009 yılında kaleme aldığı eser, “Kavgam” serisinin 1. cilti. Altı ciltlik bu seride yazar, kendi amansız hayat hikayesini ele alıyor. Alkolik babasıyla olan anılarını ve ölümüne kadar olan süreci dürüst bir şekilde okurla paylaşıyor.

10. Mest (Rapture)

İngiltere’nin ilk kadın şair ödülü sahibi Carol Ann Duffy tarafından 2005 yılında yazılan kitap, bir şiir derlemesi. Şair, birçok ödül adaylığı bulunan derlemede, aşk, ihanet ve ayrılıkla ilgili romantik temaları canlı biçimde sunmayı başarıyor.

9. Nefret, Arkadaşlık, Kur, Aşk, Evlilik (Hateship, Friendship, Courtship, Loveship, Marriage)

Nefret, Arkadaşlık, Kur, Aşk, Evlilik

2013 Nobel ödülü sahibi Alice Munro tarafından 2001 yılında kaleme alınan kitap, bir temizlikçinin hikayesini anlatıyor. Yazar, temizlikçi olan kahramanın işvereninin kızıyla tanışmasının ardından hayatının nasıl değiştiğini işliyor. Kitapta şakacı genç kız, temizlikçiyle flört ederek hayatını değiştiriyor. Munro’nun bilinen en temel özelliği bu kitabında da kendine yer buluyor: Hikayelerinin beklendiği gibi ilerlememesi, hep ters köşe yapması…

8. Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital Düzen (Capital in the Twenty First Century)

Fransız ekonomist Thomas Piketty’nin 2013 yılında yazdığı kitap, 15 yıllık bir araştırmanın ürünü. Yazar, Avrupa ve Amerika’da 18-21. yüzyıl arasındaki dönemde meydana gelen gelir eşitsizliğini anlatıyor. Yazar aynı zamanda, uzun vadeli ve yüksek karın ekonomik büyüme hızını aşmasıyla gelir eşitsizlikleri yaşanacağını öne sürüyor. Tezini teknik analizler ve verilerle destekliyor.

7. Aralığın Onu (Tenth of December)

Booker ödüllü Amerika George Saunder’ın 2013 yılında kaleme aldığı eser, detaylı bir öykü derlemesi. Yazar, Amerikan toplum ve aile yapısından yola çıkarak evrensel bir mesaj vermeyi deniyor. İnsanların deneyimleri sonucunda yaşadıkları başarısızlık ve düş kırıklıklarına değiniyor. Kısa öykülerini ustaca kurgulayarak okurlara aktarmayı başarıyor.

6. Yaşam Sonrası Yaşam (Life After Life)

Kate Atkinson tarafından 2013 yılında kaleme alınan eserde, 1910’da doğan bir kadının hikayesi anlatılıyor. Birçok öykü barındıran kitaptai, orta-üst sınıf bir ailenin çocuğu olan Ursula Todd’un alternatif yaşam öyküleri anlatılıyor. Todd, bazı senaryolarda kordon bağı dolanarak, bazı senaryolarda kocası tarafından öldürülüyor. Tekrar hayata geldiğinde eski hatalarını yapmamaya gayret ederek düzgün bir hayat yaşamaya çalışıyor. Sonunda ne kadar uğraşırsa uğraşsın başına bir şey gelen kahraman, dünya yararına bir şeyler yapmak istiyor. Hitler’i öldürerek savaşı önlemeye karar veren kahraman yine birçok olumsuz olayla karşı karşıya kalıyor. Film uyarlaması da olan bu özgün romanı şiddetle öneriyoruz.

5. Meraklı Bir Köpeğin Gece Vakti Olayı (The Curious Incident of the Dog in the Night‑Time)

2003 yılında Mark Haddon tarafından yazılan roman, oldukça gizemli bir öyküyü işliyor. Babasıyla yaşayan 15 yaşındaki Ed, annesinin iki yıl önce öldüğünü söyleyerek hikâyeyi başlatıyor. Komşularının köpeği Wellington’ın mızraklanmış cesedini bulunca komşuları Ed’den şüpheleniyor. Ed her ne kadar kendisinin yapmadığını açıklasa da aralarındaki güven sorunları bir türlü bitmiyor. Aslında psikolojik sıkıntıları olan Ed, geçmişinden kaçmak için evden ayrılarak maceraya atılıyor.

4. Şok Doktrini (The Shock Doctrine)

Şok Doktrini

Naomi Klein tarafından 2007 yılında kaleme alınan eser, neoliberal serbest piyasa politikasına özgün bir bakış açısı getiriyor. Yazar, bu politikanın “şok tedavisi” mantığıyla bazı gelişmiş ülkelerde öne çıktığını anlatıyor. Kitabın asıl anlatmak istediği şeyin, politikacıların sürekli gündem değiştirmesi olduğunu söyleyebiliriz. Kitabın 2009 yapımı bir belgesel uyarlaması da mevcut.

3. Yol (The Road)

Amerikan yazar Cormac McCarthy tarafından 2006 yılında yazılan roman bir distopik bilim kurgu eseri. Yazar yol romanında, kıyamet sonrası Amerika’sında yolculuğa çıkan baba ve oğlun hayatını anlatıyor. Baba oğul, yanlarına yemek ve bir tabanca haricinde hiçbir şey almadan yola çıkıyor. Amaçları kendilerine daha yaşanası bir yer bulmak ve ümitlerini hiç yitirmiyorlar.

2. Aile Sırları (The Corrections)

Jonathan Franzen tarafından 2001 yılında yazılan roman, gerçekçi şekilde insan hayatını konu alıyor. Aile yaşamlarının mekanik bir hal aldığını Lambert ailesi üzerinden örnekleyerek anlatıyor. Kocası akıl sağlığını yitiren Enid Lambert’in yaşama tutunma öyküsünü insani yönden işliyor. Bu kitabın yazara birçok edebi ödül getirdiğini de sözlerimize ekleyelim.

1. Altıncı Yok Oluş (The Sixth Extinction)

Elizabeth Kolbert’İn 2014 yılında kaleme aldığı kitap, popüler bilime değiniyor. Bir bilim gazetecisi olan Kolbert kitabında, insanların neden olduğu hayvan ve bitki krizini akılda kalıcı şekilde anlatıyor. 13 bölümden oluşan kitabın her bölümünde nesli tükenen kaynak ve canlılara örneklemelerle değiniyor.

Farklı kitap önerileri isterseniz: Felsefeye Yeni Başlayanlar için Tavsiyeler: Ufuk Açıcı 5 Kitap

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu