Sinema

Alman Polisiye Filmleri: Heyecanınızı Doruklara Taşıyacak Yapımlar

Almanya, Avrupa’nın hatırı sayılır bir kısmını oluşturuyor. Bu yüzden dünya çapında herhangi bir kültür öğesinden bahsederken Avrupa yanında Almanya’yı da dikkate alabiliriz. Ele alacağımız bu yazının konusu ise Alman polisiye filmleri olacak. Alman polisiyesi bir kültür kolu olarak aslında sadece beyaz perdeyi değil, dizi ve kitap alanlarında da oldukça popülerdir. Sonuçta bu kültür bizlere kadar ulaşmıştır. 90larda doğmuş kesim illaki hayatlarının bir kesiminde Kobra Takibi dizisine denk gelmiş ve “Ula, Türk var burada, Semih diyorlar adama.” diye şaşırmıştır.

Ancak konumuz Kobra Takibi değil, Alman polisiye filmleri… Edebiyatın beyaz perde ve televizyona aktarılabileceğinin keşfedilmesinden beri birçok dizi ve film, çok satan ve okunan romanların uyarlamaları olarak karşımıza çıkıyor. Yine de direkt olarak beyaz perde için hazırlanmış kaliteli senaryolar da yok değil. Aşağıdaki birbirinden farklı çıkış noktalarına sahip gerilim dolu Alman polisiye filmleri listesine geçelim şimdi.

Run Lola Run

Run Lola Run
Run Lola Run

Alman polisiye filmleri denildiği zaman çok fazla polisiye bir tarafı olmasa da akla mutlaka Run Lola Run gelecektir. 1998 yılında  Tom Tykwer kalemine ve kamerasına sahip film, aslen bir gerilim filmidir. Avrupa’nın kalbinde yer alan Berlin şehrini gezdiğimiz bu yapımda filmin adından da anlayabileceğiniz gibi baş karakterimiz Lola gerçekten de koşarak sevgilisini kurtarmaya çalışıyor. Filmin ilginç kısmı tüm filmin sadece 20 dakikalık bir eksende geçmesidir. Üstelik bunu da 3 farklı açıdan izleyerek yapıyorlar. Oyuncu kadrosunda ise Alman filmlerine merağı olanların tanıyabileceği Moritz Bleibtreu ve kızıl saçları ile Lola karakterimizi izlediğimiz Franka Potente bulunuyor.

Victoria

Victoria
Victoria

Victoria da, Run Lola Run gibi polisiyeden çok gerilim janrasının öne çıkan filmlerinden birisi. Bu listede yer almasının sebebi de yine Run Lola Run gibi çok iyi bir Berlin portresi çizmesidir. Alman polisiyesi de Alman sokakları gezilmeden yaşanmaz diyerek çok dedebey bir laf atmak isterim ortaya. Sebastian Schipper ve Olivia Neergaard-Holm’ün yazdığı, yine Sebastian Schipper’in yönetmen koltuğunda oturduğu film, karakterimiz Victoria’nın Berlin sokaklarında yeni tanıştığı Sonne ve arkadaşlarına yardım etmesini konu alıyor. Run Lola Run’ı izleyip beğenenler aynı zaman Victoria izleyerek Berlin’in seneler içindeki değişimine de şahit olabilirler.

The Collini Case

The Collini Case
The Collini Case

The Collini Case, yönetmen koltuğunda Marco Kreuzpaintner ‘in olduğu 2019 yapımı bir Alman polisiye drama filmidir. Ferdinand von Schirach’ın aynı adlı romanından uyarlanan film, daha yeni avukat olmuş bir gencin ünlü bir şirket yöneticisinin otel odasında ölü bulunması ardından açılan davayı takip ediyor. Filmin ilginç kısmı davadaki zanlıyı savunan avukatın, cinayet kurbanı olan genç avukatı çocukluğundan beri tanımasında yatıyor. Bu şekilde adalet, insan hakları ve siyasi tarih konulara da değinen film, Almanların neden Avrupa sinemasında başarılı olduklarını da iyi bir şekilde kanıtlar niteliktedir. Ayrıca filmdeki avukat karakterimizin Türk asıllı olması, ırkçılık konusuna da değinilmesine yardımcı olmuştur.

The Silence

The Silence
The Silence

The Silence, Jan Costin Wagner’in Alman polisiye romanı Das Schweigen’den uyarlanmış bir Alman polisiye filmidir. Yönetmen koltuğunda Baran bo Odar’ın yer aldığı film, 1986 yılında öldürülen 11 yaşındaki Pia’nın çözülmemiş davasına odaklanıyor. Benzer olaylar 2009 yılında Sinikka Weghamm’ın da başına gelince ilk dava ile uğraşan emekli polis Krischan Mittich ve yeni davayı ele alan David Jahn bir araya geliyor. Filmin kadrosunda da Wotan Wilke Möhring, Sebastian Blomberg ve Katrin Sass gibi isimler bulunuyor. Gizem öğelerini sonuna kadar hissedeceğiniz The Silence, Alman polisiyesine farklı bir bakış açısı sunacaktır.

The Golden Glove

The Golden Glove
The Golden Glove

Son olarak yönetmenliğini Fatih Akın’ın yaptığı 2019 yapımlı bir Alman polisiye filmiyle listemizi bitireceğiz. The Golden Glove, filmdeki baş karakterimiz Honka’nın öldürmek istediği kurbanlarını seçmek için gittiği bir barın ismidir. Evinin kilerinde sakladığı cesetlerden, düzenli bir işe girerek sıyrılan Honka, alışkanlığı bırakamaz ve bu durum da doğal olarak polisin dikkatini çeker. Honka’yla alakalı ilginç olan durum, oyuncusu Jonas Dassler’ın 1996 doğumlu olmasıdır. Ancak Honka karakteri 40lı yaşlarının ortasındadır. Makyaj yardımıyla karaktere bürünen Jonas ile birlikte 1970’ler Almanya’sına da çarpıcı bir bakış yakalamış oluyoruz.

Peki, Alman polisi filmleri içerisinde bile adını geçirebilen Fatih Akın başka hangi işlere imza atmıştır? Fatih Akın Filmleri: Hayran Kalacağınız Ödüllü Yapımlar adlı yazımızı okuyarak öğrenebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

The Golden Glove filmi gerçek hayattan mı uyarlanmıştır?

Fatih Akın’ın yönettiği bu film gerçek hayat hikayesinden uyarlanmıştır.

iMDB puanı en yüksek olan Alman polisiye filmi hangisidir?

Bir Şehir Katilini Arıyor adlı yapım, 8,3 puanla bu listede başı çekmektedir. Ancak, 1931 yılında çekilmiş olması sebebiyle kendisi içeriğimizde yer almadı. Çünkü şu an bu filmi herhangi bir platformdan bulup izleyebilmek pek de mümkün gözükmüyor.

Run Lola Run filmi kaç yılında vizyona girmiştir?

1998 yılında vizyona giren Run Lola Run filmi aynı zamanda listemizdeki en eski yapımdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu