Felsefe

Felsefi Düşünce ve Akıl Yürütmenin Temel Kavramları

Felsefi Düşünce ve Akıl Yürütmenin Temel Kavramları

Düşünmek, insana ait olan bir yeti ve zorunlu bir yaşam koşuludur. Söz konusu insan olunca ona “düşünen bir varlık” diyoruz. Çünkü insan yaşamının bir kısmı eylemleri, diğer kısmı ise eylem öncesinde bulunan düşüncesidir. Biz de bu konuyu kaleme alarak “Felsefi Düşünce ve Akıl Yürütmenin Temel Kavramları” başlıklı içeriğimizi kaleme aldık.

İçeriğimizde ilk olarak felsefi düşüncenin ve akıl yürütmenin ne olduğuna değineceğiz. Ayrıntılı bilgileri sunarken aynı zamanda örnekler vererek daha iyi anlaşılmasını sağlamaya çalışacağız. Yine, felsefi düşüncenin barındırdığı özellikleri de aktaracağız. Hazırsanız içeriğimizi okumaya başlayalım ve felsefi düşünce ve akıl yürütme konusunu birlikte öğrenelim.

Felsefi Düşünce Nedir?

Felsefi Düşünce Nedir?
Felsefi düşünceni tarihi, yüzlerce yıl önceye dayanır.

Düşünce, her ne olursa olsun insan olmanın ilk gereksinimidir. Ayrıca insan yaşamındaki değişimi oluşturan ilk unsurdur. Felsefi düşünce ise insanla, insanın yaşamıyla ilgili problemlere karşı soruların sorulması ve gelişmesiyle başlayan düşünce sürecidir. İnsanlar, geçmiş dönemlerden beri merak ettikleri ve cevabını bulamadıkları birçok soruyu sordular. Cevaplar bulundukça da yeni sorular ortaya çıkmaya başladı. Bu sorulardan bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Doğada gördüğümüz her şey nereden ve nasıl geldi?
  • Evren nedir ve nasıl oluşmuştur?
  • İnsan, evre neden var oldu?
  • İnsanın evrende var olmasının amacı nedir?
  • Doğru bilgi neydi? Bilginin doğru olduğu nasıl anlaşılabilirdi?
  • İnsanların bir arada yaşaması için ideal bir toplum oluşturulabilir mi?

Tüm bu sorular ve daha fazlası, geçmişteki filozoflar tarafından sıkça dile getirilmiştir. Çünkü dini ve mitolojik açıklamalar, artık insanlara yetmiyordu. Düşünen insanlar da bu soruları tekrar tekrar sorgulamaya başladı. Bu noktada felsefi düşünce, var olan her şeyin nedenini merak eden ve onları anlamak isteyen insanın eleştirel ve şüpheci yaklaşımından doğmuştur. İnsanın dünyayı anlamlandırma çabası da milattan önce 6. yüzyılda Antik Yunan’da ortaya çıktığı kabul edilir.

Felsefi Düşüncenin Özellikleri

Felsefi düşüncenin özellikleri konusu, neyin felsefe veya neyin felsefe olmadığını ortaya koyacaktır. Bu konuda bilginin insan yaşamında önemli bir yerde olduğunu söylememiz gerekir. İnsan, varoluşundan bu yana bilgiye ulaşmaya çalışmıştır. Sorgulamış, düşünmüş, fikir yürütmüş ve doğru olana ulaşma gayesi içinde olmuştur. Böylece felsefi düşüncenin de belirli özellikleri bulunur. Şimdi felsefi düşüncenin özellikleriyle alakalı bilgi verelim.

Sorgulama

Sorgulama
Felsefede bir soruya ulaşmanın ilk yolu, doğru soruları sormaktır

Felsefi düşüncenin en ayırt edici özelliği sorgulayıcı bir tutumda olmasıdır. Felsefede bir soruya ulaşmanın ilk yolu, doğru soruları sormaktır. Sorgulama ise bir amaca yönelik olarak sistemli bir biçimde sorular sorarak anlamaya ve amaca ulaşma çabasıdır. Sokrates, bu konuyla alakalı hayatın anlamı ve değerinin onun sorgulanmasıyla başladığını dile getirmiştir.

Merak Etme

İnsan, sürekli merak eden bir varlıktır ve insanı, yeni arayışlara sürükleyen zihin durumudur. Merak, bilim ve felsefenin temelini oluşturan zihni düşünmeye iten bir bilme ihtiyacıdır. Merak eden insan, sürekli sorgulayarak yaşamı anlamlandırmaya çalışır. Felsefi düşüncede merak, yaşamı tanımayı istemek ve onu anlamak için önemli bir husustur.

Şüphe Duyma

Felsefi düşüncede şüphe, yeni soruların oluşmasına kapı açar ve dünyaya farklı bir perspektiften bakmaya olanak sağlar. Bir düşünceyi tamamen doğru olarak kabul etme, felsefi düşünceye uygun bir davranış biçimi değildir. Felsefi düşünce de bilgi mantıksal hale gelmedikçe doğru kabul edilmez. Bu nedenle ilk olarak şüphe edilmesi gerekir. Felsefi şüphenin de belli bir amacı ve sistemi vardır.

Hayret Etme

Hayret Etme
Filozof, her şeye şaşıran, sanki yeni görüyormuş gibi davranan bir insandır.

Felsefede hayret etme kavramı şaşırmanın çok daha ötesindedir. Bir filozof dünyaya alışılagelenin dışında bakar. Dünya, çoğu insana şaşırtıcı gelmez. Birçok insan, her şeyi olduğu gibi kabul eder. Ancak bu durum filozoflar için farklıdır. Filozof, her şeye şaşıran, sanki yeni görüyormuş gibi davranan bir insandır. Bu nedenle felsefe de sıradan düşüncelerden ayrılır. Filozoflar, dünyaya yeni bir gözle bakar ve hayret eder. Hayret etmek de merakı ve araştırmayı beraberinde getirir.

Yığılımlı olma

Filozoflar, felsefi düşüncenin çıktığı zamandan bu yana benzer soruları sormuşlardır. Yine, bu sorulara farklı cevaplar vermişlerdir. Yığılımlı olma özelliği, felsefi düşüncenin birbirini etkileyen ve bu etkileşimle ilerleyerek yeni fikirlerin ortaya çıkmasını ifade eder. Birbirini etkileyen filozoflar, çeşitli alanlarda sordukları sorularla birbirini etkilemiş ve ortak bilgi birikimine de katkıda bulunmuştur.

Eleştirel Olma

Eleştirel olma, herhangi bir bilgiyi direkt kabul etmek yerine onu bir fikir süzgecinden geçirmektir. Yine, eleştirel düşünce de akıl yürütme, analiz ve değerlendirme süreçleriyle inşa edilir. Bir fikri ele alırken onun üzerine sınamalar yapmak, bütünü parçalara ayırmak, iyi ve kötü yanlarını ele almak eleştirel düşüncenin temel öğelerindendir.

Refleksif Olma

Refleksif
Bilgi, sanat, görüş üzerine düşünmeler refleksif olarak değerlendirilir.

Düşünce, bir nesneye veya duruma yöneliktir. Ancak düşüncenin kendini konu edinmesi ya da başka bir düşünceyle ilerlemesi refleksiyondur. Felsefi düşünce refleksiftir. Böylece bir nesne veya duruma yönelik düşünce ele alınırken başka bir düşünce de ele alınır. Bunlar, arasında bilgi, sanat, görüş üzerine düşünmeler de refleksif olarak değerlendirilir.

Rasyonel Olma

Rasyonel olma, akılcı veya akılsal olmadır. Felsefe, konu ve yöntem açısından akılsal bir uğraştır. Felsefenin zihinsel bir etkinlik olmasının yanı sıra akıl ilkeleri ve akıl yürütme kurallarına da uygun olması anlamına gelir. Yani felsefi düşünce, akılsal öğeleri içinde barındırmak durumundadır. Böylece düşünce esnasında rasyonel bir şekilde düşünme eylemi gerçekleştirilmiş olur.

Sistemli Olma

Felsefi düşünce, düzenli ve tutarlıdır. Filozof, kendine ait düşünceleri belirli bir sisteme oturtur ve düşüncelerini açıklamak için bir model oluşturur. Bu modelde düşünceler, birbiriyle tutarlı ve bağlantılıdır. Bağlantılar, bütüncül bir bakışın da temelini oturtmaktadır. Yani bir filozof, düşünceleri esnasında sorduğu sorular, konuyla bağlantılı ve sistemli şekilde ilerlemektedir.

Tutarlı Olma

Tutarlı
Düşünme esnasında düşüncelerin birbiriyle uyumlu olması tutarlılığı güçlendirir.

Felsefi düşüncede tutarlılık, düşüncede birbiriyle çelişmeyen fikirlerin ortaya çıkmaması anlamındadır. Her felsefi düşünce, direkt olarak kanıtlanamayacağı için yapılacak değerlendirmeler, düşüncenin iç tutarlılığıyla ilgili olmalıdır. Bir düşüncenin basamaklarının birbiriyle çelişmemesi, yani zıt düşmemesi tutarlılığı oluşturur. Düşünme esnasında düşüncelerin birbiriyle uyumlu olması da tutarlılığı güçlendirir.

Evrensel Olma

Evrensel olma, bir düşüncenin tek bir çağa ve bölgeye ait olmamasıdır. Felsefi düşüncede sorunların bütün dünyayı ilgilendirmesi onun evrensel olduğunun kanıtıdır. Burada verilen cevaplardan çok sorulan soruların evrensel olmasından bahsedilir. Felsefi düşüncede verilen cevaplar, çağdan çağa veya toplumdan topluma farklılık gösterse de sorular, evrensel niteliktedir.

Akıl Yürütme Nedir?

Akıl yürütme, düşüncenin aşama aşama ilerleyerek birtakım önermelerden sonuçlar çıkarılmasıdır. Böylece bilenen önermelerden hareketle bilinmeyen önermelere ulaşılır. Felsefi akıl yürütme ise düşünme, nesne, olay veya semboller arasında bağ kurma eylemidir. Akıl yürütmede genel olarak bazı akıl yürütme yolları vardır. Bunlar sırasıyla aşağıdaki gibi yazılabilir.:

  • Tümdengelim
  • Tümevarım
  • Analoji

Şimdi yukarıda saydığımız felsefi düşünce ve akıl yürütmedeki temel felsefi kavramlar hakkında genel bir bilgi vereceğiz. İçeriğimizi merak ediyorsanız, okumaya devam edebilirsiniz.

Tümdengelim (Dedüksiyon)

Tümdengelim (Dedüksiyon)
Tümdengelim (Dedüksiyon)

Tümdengelim, genel ilkelerden hareketle tek tek olaylarla alakalı belirli bir yargıya ulaşmaktır. Genelden özele veya genelden genele uzanan bir düşünme biçimidir. Genelden özeli alan düşünceler tümdengelimdir. Örneğin; “Bütün balıklar denizde yaşar, hamsi bir balıktır. O halde hamsi de denizde yaşar” önermesi bir tümdengelim örneğidir.

Tümdengelimde sonucun doğru olması için öncül önermelerin de doğru olması gerekir. Ancak yine de çıkan sonucun doğru olmaması muhtemeldir. Ancak doğru öncüller verildiğinde sonucunda doğru çıkma ihtimali vardır. Yukarıda verdiğimiz örnek doğru bir tümdengelim örneğidir. Ancak “Karadenizliler mavi gözlüdür, Nazım Hikmet de mavi gözlüydü, öyleyse Nazım Hikmet de Karadenizlidir” önermesi ise yanlıştır.

Tümevarım (Endüksiyon)

Tümevarım (Endüksiyon)
Tümevarım (Endüksiyon)

Tümevarım, özelden genele doğru yapılan bir akıl yürütme biçimidir. Tümevarım varsayımsal bir genelleme olduğundan dolayı her zaman kesin sonuç vermez. Yine, tümevarımda öncüllerin doğruluğu kabul edilse bile sonucun doğru olması kabul edilmeyebilir. Yani, tüm öncüller doğru olsa da sonuç yine yanlış olabilir. Tümevarım akıl yürütme örnekleri için birkaç önerme verelim.

  • Ali henüz bir haftalık bir bebektir, dolayısıyla Ali şu an emekleyemez. (Önerme güçlü bir tümevarım örneğidir.)
  • Ali Adanalı’dır. Adanalı insanlar, kavgayı sever, o zaman Ali de kavgayı sever. (Bu önerme ise zayıf bir tümevarım örneği olarak görülür)

Analoji (Benzeşim)

Analoji (Benzeşim)
Analoji (Benzeşim)

Anoloji, aklın bazı nesnelerin birbirine benzeyen özelliklerinden yola çıkarak özelden özele doğru hareketle ilerleyen bir akıl yürütme kavramıdır. İki şeyden birisi hakkında varılan hükmün ve ulaşılan yargının değeri hakkında da geçerli olması durumunu ifade eder. Örneğin; Dünya kendi etrafında döner ve böylece Dünya’da gece ve gündüz oluşur. Merkür de kendi etrafında döner, o zaman Merkür’de de gece ve gündüz oluşur.

Verdiğimiz örnekte iki durumdaki benzerlik ele alınmıştır. Böylece bir yargı ortaya çıkmıştır. Buradaki benzerlik her iki gezegenin de kendi etrafında dönmüş olmasıdır. Sonuç olarak ise dünyada gece ve gündüz oluşuyorsa Merkür’de de gece ve gündüzün oluşacağıdır.  Yani, bir önermenin başka bir önermeyle benzeşim kurularak bir sonuç çıkarılması analojidir.

Felsefi düşünme ve akıl yürütme konusu, geçmişten bugüne kadar birçok yeni kapı açmıştır. Dünya, filozofların düşünceleri ile daha fazla gelişmiştir. Hala daha felsefi düşünce ve akıl yürütme önemli bir konudur. Bu sayede insan hem farklı bakış açılarına sahip olur hem de fikirleriyle dünyanın gelişmesine de katkı sağlayabilir.

Shares:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir