Edebiyat

Modernizmi Esas Alan Yazarlar ve Edebi Anlayışları

Modernizm, ortaya çıktığı andan itibaren bütün dünyada büyük yankılara neden olan bir sanat-edebiyat akımıdır. Dünyanın her yerini olduğu gibi Türk edebiyatını da etkilemiş ve çok değerli yazarlarımız bu akıma uygun olarak eserler vermiştir. Biz de bu içeriğimizde modernizmi esas alan yazarlar ve edebi anlayışları konusuna değineceğiz. Ancak öncelikle modernizm nedir? Hep birlikte inceleyelim.

Modernizm Nedir?

Kelime anlamı olarak modernizm “hemen, şimdi, yeni” anlamlarını barındırmaktadır. Modernizm, geleneksel olan her konuyu reddetme tavrı içindedir. Yani, içinde bulunduğu geleneksel yapıdaki edebi, sanatsal, sosyal ve gündelik yaşamın yitirildiği düşüncesini barındırır. Böylece kalıplaşmış ve tanınmış düşünceleri kırma düşüncesindedir.

Modernizm, 19. yüzyılın ortasında Fransa’da ortaya çıkmıştır. Özellikle 20. yüzyılda değişimler göz önüne alındığında modernizmin bu yenilikleri kabul ettiği söylenebilir. Gerçekleşen değişimler, kalıcı ve güzeldir, bu nedenle toplum da kendini tamamen değiştirmelidir anlayışıyla hareket eder. Çünkü insanlar, bu zamana kadar sürekli acılar çekmiştir. Sürekli yalnız kalan insanın kitaplarda anlatılması gerekir düşüncesi hakimdir.

Modernist Eserlerin Özellikleri

Modernist Eserler
Modernist eserler ortak özellikler barındırmaktadırlar.

Modernist eserlerde geleneksel konuların aksine kişilerin iç dünyası anlatılmaya başlanmıştır. Klasik olarak belirlenen dün-bugün-yarın şeklindeki zaman kırılmıştır. Yazarlar, eserlerini verirken artık dışarıdaki yolculukları değil insanın iç yolculuğunu ele almıştır. Bu nedenle modernist eserlerde bilinç akışı ve iç konuşma tekniği çok fazla kullanılmaya başlandı. Karakterlerin içlerinde yaşadıkları hüzünler bu yöntemle aktarıldı.

Modernist eserlerde aynı zamanda geri dönüşlülük vardır. Yani, karakterlerin yaşadığı olay anlatılırken geçmişteki hayatı da bir anda okuyucuya sunulur. Okuyucu, bu sayede karakter hakkında daha çok bilgi edinir ve onun ruh halini daha iyi anlar. Ayrıca modernist eserlerde neden-sonuç ilişkisi de ortadan kaldırılmıştır. Artık eserler, belirli ve net bir sonla bitmek zorunda değildir. Modernist eserlerin genel anlamda özellikleri aşağıdaki gibidir.

  • İnsan tamamen komplike bir varlık olarak anlatılır. İç çatışmalarına, çelişkilerine, hatalarına, iyiliklerine, kötülüklerine yer verilir.
  • Bireyin yalnızlığı ve huzursuzluğu anlatılır.
  • Toplumda yaşanılan problemler, bunların bireye etkisi ele alınır.
  • İnsanın geleneklere karşı nasıl yabancılaştığı ve toplumsal normlardan kaçışı sunar.

Modernizmi Esas Alan Yazarlar

Dünya üzerinde modernizmi ele alan birçok yazar vardır. Özellikle Franz Kafka, Türkiye’de çık fazla okunan ve okuyucuyu etkileyen yazarlar arasındadır. Yine, Türk edebiyatında da modernist eserler vermiş ve hepimizi etkilemiş yazarlar bulunur. Şimdi modernist edebiyatta başarılı olan yazarların edebi anlayışlarını size anlatacağız.

Franz Kafka

Franz Kafka
Franz Kafka

Franz Kafka, 20. yüzyılda yaşayan Alman edebiyatının önemli yazarlarından biridir. Genellikle birçok kişi onu dilimize “Dönüşüm” olarak çevrilen eseriyle tanır. 20. yüzyılın değişimin insanı nasıl yalnızlaştırdığını ve yabancılaştırdığını eserlerinde yansıttı. Bunun yanında insanın içinde yaşadığı korkulara da eserlerinde yer verdi. Toplumsal sıkıntıları da kaleme alarak sosyolojik bir eleştiriyi de okuyucularına sundu.

Kafka, aslında hayatı boyunca tanınan bir yazar değildi. O, arkadaşı Max Brod’a yazdıklarını yok etmesi konusunda bir vasiyet bırakmıştı. Ancak Brod, Kafka öldükten sonra onun dediğini yapmadı ve eserlerini yayımlamaya başladı. Ölümünden sonra değeri bilinen bir yazar olsa da yazdıklarından anlıyoruz ki, hayatı boyunca acıyı ve yalnızlığı yaşamış bir kişiydi. Franz Kafka’nın eserleri ise aşağıdaki gibidir.

  • Dava
  • Şato
  • Kayıp
  • Dönüşüm
  • Bir Savaşın Tasviri
  • Şarkıcı Josefine ya da Fare Ulusu
  • Taşrada Düğün Hazırlıkları
  • Ceza Sömürgesi
  • Çin Seddi
  • Bir Akademiye Rapor
  • Milena’ya Mektuplar
  • Babaya Mektup
  • Günlük 1-2
  • Aforizmalar

Albert Camus

Albert Camus
Albert Camus

Albert Camus, “saçma” kavramının üzerinde durdu. Burada ilk dönemde “başkaldırı” ikinci dönemde ise “cinayet” olgusunu ele aldı. Ona göre her ikisinde de “ölüm” varsa yaşam saçmadır düşüncesi oluştu. Eserlerinde yaşamın anlamsızlığı ve dünyanın saçmalığı gibi konuları işledi. Yine, dünyanın anlamsızlığına başkaldırmanın gerekliliğini de vurguladı.

O eserlerinde insanın çelişkilerine verdi. İnsanın toplumu değiştirmek, kötülükleri önleme için başkaldırması gerektiğini söyler. Ancak aynı zamanda bütün insanları bir değer uğruna ölüme götürmek tutarsızlıktır. Bu nedenle toplumsal başkaldırıyı çağdaş sendikacılıkla öne çıkartır. Camus, teknik olarak bir felsefeci olmasa da bu tarz felsefi görüşler ortaya atmıştır. Bunları da eserlerinde göstermeyi başarır. Camus’un eserleri ise şu şekildedir.

  • Veba
  • Yabancı
  • Başkaldıran İnsan
  • Sisifos Söyleni
  • Düşüş
  • İlk Adam
  • Mutlu Ölüm

Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Abasıyanık
Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Abasıyanık, ilk eserlerini çıkarmaya başladığında Türk öykücülüğünde Ömer Seyfettin’in milli öykücülüğü ve Refik Halit Karay gibi gülmece ağırlıklı-fıkra yönelimleri vardı. Bir tarafta da Sabahattin Ali’nin gerçekçilik anlayışı bulunuyordu. Sait Faik Abasıyanık, bu tarz bir ortamda ilk eserlerini gözlemci bakış açısıyla kaleme almaya başladı.

Kısa süre içinde Sait Faik Abasıyanık, eserlerinde farklı bir anlatım tercih etti. Eserlerinde evrensel bir insanlık duygusu girmeye başladı. İnsanlığın yaşadığı tüm çelişkileri, bunalımları öyküsünde işledi. Toplumsal sorunların insanlar üzerindeki etkisini de ele aldı. Esnafı, işsizleri, işçileri anlatmaya başladı.  Düzen içindeki çirkinlikler, adaletsizlikler karşısında direnen insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını eserlerinde anlattı. Sait Faik Abasıyanık’ın eserleri aşağıdaki gibidir.

  • Semaver
  • Sarnıç
  • Lüzumsuz Adam
  • Şahmerdan
  • Son Kuşlar
  • Kumpanya
  • Havuz Başı
  • Alemdağ’da Var Bir Yılan
  • Az Şekerli
  • Tüneldeki Çocuk
  • Medar-ı Maişet Motoru
  • Havada bulut
  • Kayıp Aranıyor
  • Şimdi Sevişme Vakti

Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan
Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan, eserlerinde daha çok topluma ve kendine karşı yabancılaşan bireyleri anlattı. İnsanın toplumsal kurallardan dolayı nasıl yalnızlaştığını ele aldı. Karakterlerin içinde yaşadıkları sıkıntıları, çelişkileri, eserlerinde gösterdi. Özellikle bilinçaltını irdeleyerek psikolojik derinlikleri, karakterlerin saplantılarını öne çıkardı. Ayrıca romanlarında sanatçı- aydın kesimin bunalımlı yaşamlarını konu edindi ve eserlerinde yansıttı.  Psikolojik açıdan insanın içsel durumunu anlatan Atılgan’ın eserleri şu şekilde sıralanabilir.

  • Aylak Adam
  • Anayurt Oteli
  • Canistan
  • Bodur Minareden Öte
  • Eylemci
  • Çıkış Gecesi

Haldun Taner

Haldun Taner
Haldun Taner

Haldun Taner, eserlerinde bireyin toplumdaki yaşam biçimini anlattı. Bunların eleştirel yanlarını verirken mizah kullandı. Toplumun değişik kesimlerinden seçtiği kişilerin tutarsızlıklarını çelişkilerini kaleme aldı. Özellikle sonradan görme olan zenginlerin yaşamlarını ele aldı. Haldun Taner, hikayelerinin yanı sıra onlarca verdiği tiyatro oyunuyla da ön plana çıkar.

Türkiye’de ilk epik tiyatro, Haldun Taner’in “Keşanlı Ali” eseridir. Bu oyun Türkiye dışında birçok ülkede oynandı. Yine, Türkiye’nin sosyal ve siyasal durumunu da eserlerinde eleştirdi. Bunları daha çok alaylı bir dil kullanarak kaleme aldı. Bu yönüyle birçok kişi tarafından çok sevildi. Haldun Taner’in eserleri ise aşağıdaki şekilde karşımıza çıkar.

  • Yaşasın Demokrasi
  • Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu
  • Tuş
  • Ayışığında Çalışkur
  • Onikiye Bir Var
  • Sancho’nun Sabah Yürüyüşü
  • Konçinalar
  • Kızıl Saçlı Amazon
  • Yalıda Sabah
  • Günün Adamı- Dışardakiler
  • Fazilet Eczanesi
  • Vatan Kurtaran Şaban
  • Huzur Çıkmazı
  • Lütfen Dokunmayın
  • Yar Bana Bir Eğlence
  • Sersem Kocanın Kurnaz Karısı
  • Eşeğin Gölgesi
  • Astronot Niyazi
  • Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
  • Dev Aynası

Oğuz Atay

Oğuz Atay
Oğuz Atay

Oğuz Atay, eserlerinde daha çok iç konuşma, bilinç akışı tekniklerini kullandı. Aynı zamanda geri dönüklükle karakterlerin şimdiki yaşamının yanı sıra geçmiş hayatına da yer verdi. Geçmişin insanlarda ne gibi psikolojik durumlara neden olduğuna değindi. Ayrıca burjuva sınıfına ironiyle yaklaşarak eleştiriler verdi. Yaşadığı toplumdan nefret eden karakterlerin nasıl yabancılaştığını anlattı.

Vermiş olduğu eserler de intihar ve ölüm konuları oldukça göze çarpar. Burada karakterlerin içlerinde yaşadığı yalnızlığın ve yabancılaşmanın ne tür olaylara neden olabileceğini gösterdiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda insanların yaşadığı çelişkilere de yer verdi. Ek olarak Oğuz Atay, eserlerinde toplumsal ve siyasal konulara karşı da eleştiriler getiren bir yazardır. Eserlerini ise aşağıda görebilirsiniz.

  • Tutunamayanlar
  • Tehlikeli Oyunlar
  • Korkuyu Beklerken
  • Bir Bilim Adamının Romanı
  • Eylembilim
  • Oyunlarla Yaşayanlar
  • Günlük

19. ve 20. yüzyılda insanların yaşamış olduğu olaylara bakıldığında birçok acının olduğunu söylememiz mümkündür. İnsanlık, bu dönemlerde iki dünya savaşı görmüş birçok acıyı yaşamıştır. Böyle bir durum birey ve toplum ilişkisini sorgulamaya neden olmuştur. Bununla birlikte modernizmle beraber bireyin iç dünyası eserlere konu oldu. Aynı zamanda toplumsal kuralların bireydeki etkisi de eserlerde yerini aldı.

Farklı sanat akımlarını da öğrenmek için Sürrealizm Nedir? Sürrealizm Akımı Özellikleri Nelerdir? yazımıza göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Modernizm anlayışı nedir?

Modernizm, gelenekselleşmiş olguları yeni gelen düşüncelere uyarlama tarzı olarak bilinmektedir.

Modernizm neyi savunur?

Modernizme göre insan yaşamının bir amacı olmalıdır ve bu amaca tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşılmalıdır.

Modernizm edebiyatımıza ne zaman girdi?

Modernizm akımı ülkemizdeki ilk eserlerini 1970’li yıllarda vermeye başlamıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu