Ne, Ne Değildir?

Rakı Nasıl İçilir?

Milli içki olarak kabul ettiğimiz rakının tarihini ve sofra kurallarını hiç merak ettiniz mi?

Uzun bir geçmişin ardında saklı birçok yapı taşının birikerek oluşturduğu rakı sofrası, Türk insanı için büyük bir yere sahiptir. Rakı nasıl içilir sorusu aslında; hem kültürel bir aktiviteyi hem de yetişkinliğin ilk adımını simgelemektedir. Günümüzün şartlarında hayatın yoğunluğundan ve karmaşasından bir an olsun kaçış yoludur Türkiye’de bir bardak içki. Bazen de dostlar arasındaki hoş sohbetlerin eşsiz katılımcılardır içkiler. İnsanlığın yegane unsuru haline gelmiş olan alkol içerikli içkinin o kadar çok çeşidi vardır ki… En çok bilinenleri bira, şarap ve rakı iken adını adı duymadığınız ve daha az bilinen spesifik üretim içkiler ise kokteyllerdir. Her birinin farklı bir lezzeti, insan üzerinde yarattığı farklı bir etkisi vardır. Kısacası hepsi seveni için özeldir, eşsizdir.

Fakat içlerinden bir tanesi vardır ki Türklerin gönlünde taht kurmuştur, baş tacı olmuştur. Cevap tabi ki de hepinizin tahmin ettiği üzere rakıdır. Milli içki olarak nitelendirdiğimiz rakının Türk kültüründe olan yeri tarifsizdir. Zaman içerisinde gelişen rakı içme adabı öyle bir noktaya gelmiştir ki, Türk kültüründe kendine ayrı bir ahlaki norm oluşturmayı başarmıştır.

Rakının Tarihi
Rakının Anadolu coğrafyasına ayak basmasının tahmini zamanı 11. yüzyıla denk gelmektedir.

Rakının Tarihi

Günümüze ulaşmış herhangi bir tarihi belge olmadığından rakının çıkış noktası ile alakalı muammalar söz konusudur. Dolayısıyla rakının kimler tarafından, ne zaman ve nerede üretildiği hakkında kesin bir bilgi birikimi mevcut değildir. İlk olarak 5. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nda rakının türevi bir içkinin varlığından söz edilmektedir. Rakının prototipi sayılabilen bu içkinin Anadolu coğrafyasına ayak basmasının tahmini zamanı 11. yüzyıla denk gelmektedir. 16.yüzyılda üretilmiş şarap rakısı olarak bilinen iki çekimli üzüm rakısının ardından 17. yüzyılda üretilmiş ilk anason rakı günümüzdeki Türk rakısının ataları olarak kabul edilebilir. Yazılı kaynaklardan bilinene göre üretimsel anlamda ilk atılım ise 15. yüzyılda Trabzon civarında olmuştur. Bilinen bir diğer kaynak ise 1520’deki Osmanlı Vergi Nizamnamesidir.

Rakı yapımında üzüm, erik, pirinç gibi birçok bitki denenmiş olup, zaman içerisinde Türk halkı anason yapımı rakıya daha fazla rağbet göstermiştir. Anason zamanla rakı ile eşanlamlıymış gibi anlam bütünlüğü yaşamıştır. Rakının Türk kültüründe bu kadar güçlü yer elde etmesi, Türk milliyetçiliğinin ortaya çıkmasıyla aslında çok bağlantılıdır. Yunanistan, Bulgaristan ve Macaristan’da da rakı oldukça popülerdir. Bu coğrafyaya ait olan bu kültürel içecek, maalesef farklı kültürlerde aynı beğeniyi kazanamamıştır. Bunun en önemli noktalarından birisi, yüksek alkollü olması ve anason kokusunun yarattığı mide bulantısıdır. Ayrıca anasonun oluşturdu tat maalesef pek iç açıcı değildir. O yüzden rakının yanında meze ve içme kültürü oluşmuştur.

Günümüze gelindiğinde ise alkollü içecekler maalesef siyasetin esareti altına girmiştir. Alkollü içeceklerin yüksek vergi oranları ve sonucunda kötüye giden ekonomi, tüketim anlayışını ve miktarını da olumsuz etkilemiştir. Rakı nasıl içilirden çok, rakı nasıl satın alınır sorusu gündelik hayatta daha sık sorulmaya başlanmıştır.

Rakı Mezeleri
Rakı Mezeleri

Rakı Mezeleri Nelerdir?

Rakı’nın yanında en az muhabbeti kadar mezeleri de çok önemlidir. İçilen ortamın kalitesine uygun meze seçimi ile başlanıp, ardından rakı seçimi yapılmaktadır. Rakı sofrası mezeleri için en iyi meze seçimleri genelde su ürünleri, süt ürünleri ve sulu meyvelerdir. Buna örnek olarak balık, kavun ve peynir en iyi örneklerdir. Ayrıca söğüş tabağı, çoban salatası, közde patlıcan gibi yörelere göre değişiklik gösterecek mezelerde vardır.

Rakı Sofrası Kuralları

  • Meze seçimlerinin ardından rakı seçimi yapılmaktadır. İki kişi için ortalama olarak bir 35’lik rakı idealdir. Fazlasını söylemek görgüsüzlük, azını söylemek de çekingenliğe işaret eder.
  • Önce mezeler gelir sofraya, fakat görgüsüz gibi mezelere saldırmak hiç hoş karşılanmaz. Siz nasıl rakıya eşlik ediyorsanız, meze de aynı şekilde rakıya eşlik etmesi için gelir. Karın doyurmak için gelmez yani.
  • Sofraya gelen rakıdan, kadehin çeyreği kadar susuz olarak koyulur ve fondip olarak içilir. Sebebi ardından gelecek rakının boğazda çok rahat geçmesi ve mide bulandırmaması içindir. Ayrıca rakı katiyen koklanmaz. Hammaddesi olan anason, kokusu ile midenizi rahatsız edecektir.
  • Kadeh kaldırılacaksa çok hafifçe kadehinizi diğer sallayan kişinin kadehine doğru üstten tutarak bardağın altını sallayacak şekilde sallayarak vurdurabilirsiniz. Her rakı yudumu aldıktan sonra bir parça meze ağzınıza atarsanız, mideniz rahatlar ve daha uzun süre içebilirsiniz.
  • Genelde Karadeniz yöresinde rakının sonu yaklaşırken mideyi rahatlatmak ve eve daha rahat ilerlemek için bir bardak sıcak çay içilir sonra son kadehler içilir. Biz de siz değerli okuyucularımıza aynı şeyi tavsiye ederiz.

Türkiye’de eğlence kültürünün incelemesi için siz de “Türkiye’de Eğlence Kültürü” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Tabi ki en önemlisini sona sakladık; rakı sofrası için dinleyeceğiniz müzik tercihi çok önemlidir. Arabesk, rock, pop gibi şarkıları tercih edildiğine tanık oluyoruz. Ancak bu büyük bir yanlıştır, rakının en iyi arkadaşı Türk Sanat Müziğidir. Konu rakı olursa tabi ki şarkısı da bir noktada Zeki Müren olmalıdır. Şimdiden afiyet olsun.

ttps://www.youtube.com/watch?v=Jsb-3WxYCt4

Dr. Fatih Öncü, Dr. Kültegin Ögel ve Dr. Duran Çakmak’ın hazırladığı “Alkol Kültürü: İçki Kültürü ve Edebiyatta İçki” başlıklı makale, Bağımlılık Dergisi 2002 sayısında yayınlandı.

Anıl Kölmük

Pragmatist, sosyolog. Dijital üretir, dışavurur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu