GündemSosyoloji

Türkiye’de Eğitim Sistemi Sorunları

Türkiye'de eğitim sistemi sık sık değişmesi ve sorunların ortaya çıkması nedeniyle çok fazla eleştirilmektedir.

Dünyada ve ülkemizde eğitim sistemi aktif olarak değişikliğe uğruyor. Bu değişikliklerden öğrenciler kadar öğretmenler de etkileniyor. Ancak Finlandiya gibi refah ülkelerinde eğitim değişikliği öğrencilerin başarı ortalamasını ve sosyal hayatına büyük fayda sağlayabilmektedir. Ancak ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde durum tam tersi olarak ilerliyor. Türkiye’de eğitim sistemi sorunları temelde siyasetin esaretinde her yıl uygulanan değişikliklerle dikkat çekiyor. Dünyada en fazla üniversiteli işsizin bulunduğu ülkelerden biri olan Türkiye, bu noktada eğitim sistemi sorunları ile eleştirilerin odağında gösteriliyor. Bu durum sadece mesleki olarak değil; eğitim alanında olan gerilemelerin uluslararası eğitim endeksleri tarafından da ispatlandığı gözüküyor. 18 Kasım 2002 tarihinden itibaren görevde olan AKP hükümeti; 7 Milli Eğitim Bakanı, 17 kez sınav sistemini değiştirerek bu konuda eleştirilerin odağında yer alıyor.

Türkiye’de Eğitim Sistemi Sorunları ve Müfredat

Eğitim sisteminin bu kadar sık değişikliğe uğraması, öğrenciler kadar öğretmenlerin de eğitime konsantrasyonunu olumsuz anlamda etkilediği gözlemlenmektedir. Eğitim sistemi içerisinde yer alan ani değişiklikler ile önce sınav sistemi ardından da müfredatın değişikliğe uğraması, birçok anlamda öğretmeni de öğrenciyi de mağdur etmiştir. Ayrıca öğrenmeye değil, sınava bağlı bir sistemin yer alması, öğrencilerin bireysel becerileri ile değil bir sınav ile istedikleri üniversiteye gidebilmelerini zorunlu kılmıştır. Ayrıca mevcut müfredat içerisinde dini eğitimin zorunlu olması hali hazırda büyük bir tartışma konusuyken, bir de Osmanlıca gibi derslerin eklenmesi, müfredatın tamamen siyasi odağını gözler önüne sermiştir.

Türkiye’de İngilizce Eğitim

Eğitim saati baz alındığında dünyada en uzun İngilizce eğitim sürelerine sahip ülkelerin başında Türkiye geliyor. İlk, orta ve lise eğitimi toplamda 1296 saat İngilizce eğitimi kapsıyor. Eğitimde bu kadar saatin İngilizce’ye ayrılması maalesef başarı ile ters orantıyı doğurmuşa benziyor. Ortalama bir lise öğrencisi ortalama 200 kelime Türkçe ile iletişim kurabilirken, bu durum yabancı dil olarak İngilizce’ye geldiğinde sadece 50 kelime sözcük bilgisine sahip şekilde mezun olabiliyor.

Öğrencilerin, örnek alacağı profillerin boş zamanlarında yaptığı etkinliklerde olan gelişmeler de maalesef ülkemizde olan eğitim anlayışının standartlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. “Türkiye’de Eğlence Kültürü” başlıklı yazımızdan siz de konu hakkında detaylara bakabilirsiniz.

Lisede Yeni Sistem

Yeni eğitim sistemi sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile devreye girdi. Başkanlık sistemine geçişin ardından uygulanan yeni yapının sonuçlarıysa ilk birkaç yılda maalesef hiçbir sonuç veremedi. Sayın Selçuk’un sahip olduğu özel okullarda oluşan başarılı profili, maalesef bakanlık süresince devlet okullarına giden öğrencilerine yansımada başarılı olamadı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın siyasetin esaretinin altında kalması süreci olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Eğitim içerisinde laikliğin her geçen gün azalması ise eğitimde dünya standartından her geçen gün uzaklaşmamıza sebep olmaktadır. Sonucunda devlet okullarına giden öğrenciler zorunda kalarak okula giderek, ideallerini okulu bitirip iş bulmak ile sınırlıyor.

Milli Eğitim Bakanları listesi içerisinden yapılan çalışmaları inceleyebilirsiniz.

 

Covid-19 ve Eğitim Zayiatı

Covid-19 dönemi boyunca tüm dünyayı ve ülkemizi etkileyen pandemi, maalesef Türk eğitim hayatını durma noktasına getirdi. Birçok öğrenci yetersiz koşullar altında evinde eğitimini sürdürmeye çalıştı. Yaklaşık 1 yıldır devam eden bu süreç, siyasi figürlerin hatalı yönlendirmesi sonucunda maalesef daha da kontrolden çıkmıştır. Vakaların eksik söylenmesi, ekonomik koşulların sonuçları ve EBA TV gibi projelerin kusurlu altyapıları; öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin mağdur olmasına sebep olmuştur. Bugün değerlendirildiğinde, mevcut müfredat üzerinden hemen hemen hiçbir öğrenci bir yıllık süre boyunca maalesef gereken eğitimi ve özveriyi görememiştir.

Anıl Kölmük

Pragmatist, sosyolog. Dijital üretir, dışavurur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu