Ne, Ne Değildir?Sağlık

Alkolizm Nedir? Alkolizm Genetik mi?

Alkolizm, özellikle bağımlılık boyutunda içki tüketen kişilerin psikolojik ve fiziksel olarak sağlıklarına zarar verdiği halde bu alışkanlıklarını bırakamadığı durumlarda ortaya çıkar. Aşırı derecede alkole tutkunluk durumu,  içki bulunmadığı zamanlarda yoksunluk belirtileri ve sürekli sarhoşluk gibi sorunlar alkolizme işaret eder. Bu yazımızda detaylarıyla “Alkolizm nedir?” ve “Alkolizm genetik mi?” gibi soruların yanıtlarını arayacağız.

Alkolizm Nasıl Tanımlanır?

alkolizm nedir
Alkole karşı hissedilen yoksunluk, alkolizm nedir sorusunun en basit yanıtıdır.

Alkolizm, kişilerin yoksunluk derecesinde alkole bağımlı olması durumunda ortaya çıkar. Alkol düşkünlüğü, sinirlilik halinde ortaya çıkan içki içme isteği ile normal durumların dışına çıkar. Belirli ölçütlere göre alkolizm sorunu, net ifadesini bulabilmektedir.

Alkolik olarak tanımlanan kişiler, normal ölçüde alkol tüketimi yapanlara göre belirgin bir şekilde farklılaşmaktadır. Bu durumda ortaya hangi miktarda alkol tüketmenin normal karşılanabileceği sorusu çıkmaktadır. Alkolün normal olarak karşılandığı belirli koşullar bulunmaktadır. Dahası günde bir – iki kadeh tüketilmesi halinde kalp hastalıklarına karşı koruduğu da bilinmektedir.

Erkekler için günde 2 kadeh ve kadınlar için günde 1 kadeh olarak önerilen alkol miktarı, üst sınırda kişiye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Özellikle alkole karşı vücut direnci yüksek olan kişiler, bağımlılığa daha yatkın olmaktadır.

Alkol Bağımlılığının Belirtileri Nelerdir?

alkolizm belirtileri
Sinirlilik hali, alkolizmin en sık görülen belirtisidir.

Alkol bağımlılığı, kişinin yoksunluk durumunda kontrolünü kaybedecek kadar eksiklik hissetmesi, sinirli ve şiddete meyilli bir hale gelmesi ile ortaya çıkmaktadır. Kişi bu nedenlerle istenmeyen davranışlarda bulunabilir ve bu davranışları sık sık özürle kapatmaya çalışır. Gün içinde erken saatlerde alkol alma yönelimi, titremeler, saldırganlık ve düşünme yetisinde aksaklıklar kişinin hayatını etki altına alabilir.

Bağımlılık belirtilerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • İçki için belirli rutinler bulunur ve aksadığında psikolojik sorunlar baş gösterir.
  • Alkol eşiği belirli bir sınırın ötesine geçer ve kişi daha fazla alkole ihtiyacı olduğunu düşünür.
  • Kişi kendisinde alkol bağımlılığı olduğunu kabullenmez ancak mutlak suretle eksikliğini hisseder.
  • Her seferinde içki için bir sınır belirlenir ancak daha fazla alkol tüketimi yapılır.
  • Alkol alırken genellikle ağır bir sarhoşluk haline kadar kişi kendini durduramaz.
  • Kişi sabahları terleyerek, titreyerek, sinirli, hasta ve yorgun bir şekilde uyanır.
  • İş yerinde verimsizlik, uyku problemleri, dikkat eksikliği, rutin beslenme sırasında su ihtiyacı gibi alkol ihtiyacı duyulabilir.

Yukarıda belirtilen durumlarda kişinin alkolik olduğu söylenebilir. Bu aşamaya gelen bireyler için profesyonel destek gereklidir.

Alkol Etkisini Nasıl Gösterir?

alkol etkisi
Vücuda belli bir miktarda alınan alkol, etkisini aşama aşama gösterir.

Etil alkol ile üretilen içkilerin etkisi, içeriğinde bulunan alkol oranına göre değişkenlik gösterebilir. Kimi zaman canlılık veren ve enerjik hissettiren alkol, belirli bir aşamadan sonra ise depresyon hissine neden olabilir. Canlılık hissi az miktarda kullanılan alkolle (kan seviyesi; 100 ile 200 mg/cc arasında) gelirken depresyon ve fiziksel aktivitelerin zorlaşması ise yüksek oranda  alkolle (kan seviyesi 200 ile 300 mg/cc arasında) gerçekleşmektedir. Daha fazla alkol kullanımında ise kan seviyesinin 500 mg/cc gibi bir orana ulaşması halinde ölüme neden olabilecek kadar etki yaratabilir. Alkolün bir anda çok yüksek miktarda alınması bu sorunlara yol açarken sürekli alınması ise kalıcı hasarlara neden olabilir.

Alkolizm Hastalık mıdır?

alkolizm hastalık mi
Alkolizm, uluslararası standartta bir hastalık olarak görülmektedir.

Alkolizm, kronik olarak tanımlanabilecek bir hastalıktır. İlerleyici bir karaktere sahip olan bu hastalık, kişinin alkol tüketim alışkanlığına göre ve tetikleyicilere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Dönem dönem gerilese ve etkisini azaltsa da yeniden ortaya çıkması ve ilerlemesi olağandır. Sürekli takip edilmesi gereken bir hastalık olan alkolizmin kriz gibi yansımaları görülebilir ve bu krizler yalnızca kişinin kendisi için değil, çevresi için de problem yaratabilir.

Alkolizm, sebep sonuç ilişkisi kurma yetisini unutturan bir hastalık olarak bilinmektedir. Bu hastalığın neticeleri kişide bir olumlu etki bırakmadığı gibi hastalar genellikle inkâr eğilimlidir. Bu durumda hastalığın tedavisinde en önemli unsur durumu kabullenmektir. Hastalık özellikle bir irade savaşı olarak ortaya çıkmaktadır.

Alkolizm Tedavisi

alkolizm tedavisi
Grup terapileri, alkolizmde faydalanılan bir tedavi yöntemidir.

Alkolizmin tedavisi karşılaşılan durumun sonuçlarına ve etkilerine göre değerlendirilebilir. Öncelikle anî alkol rahatsızlıkları ve ağır sarhoşluk durumlarında şok haline rastlanabilir. Bu durumlarda acil hastane müdahalesi gerekir. Şok durumu dışında sarhoşluğun giderilmesi için kahve, duş ve benzeri çözümler yeterlidir.

Kronik alkolizm tedavisi için ise farklı tedavi seçenekleri ve tehlike boyutuna göre çeşitli tanı yöntemleri vardır. Kronik alkolizmin tedavisinde kullanılan belli başlı yöntemleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • İlaç Tedavisi: İlk olarak ilaç tedavileri hastanın alkolden soğuması için etkili bir yöntem olarak kullanılabilir. Düzenli olarak kullanılması gereken ilaçlar, doğru dozda ve uygun zamanda kullanılmalı. Aynı zamanda doktor gözetiminde alınmalıdır.
  • Topluluklar: Alcoholics Anonymous yani Adsız Alkolikler ve benzeri isimlerle anılan ve ülkelere göre değişen topluluklar, alkolizm konusunda birbirlerine destek sağlamaktadır.
  • Psikoterapi: AMATEM ve benzeri merkezlerde ya da psikiyatri kliniklerinde sunulan psikoterapi yöntemleri de ilaç tedavisi ile beraber uygulanabilmektedir.

Alkol Bağımlılığı Genetik mi?

alkolizm genetik mi
Yapılan araştırmalarda alkolizm sorununda genetik faktörlerin etkili olduğu sonucuna varıldı.

Alkolizm dünyada görülen en önemli sağlık problemlerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya genelinde 76 milyondan fazla alkol bağımlısı bulunuyor. Bağımlılık sahibi insanların alkol kaynaklı ölümü ise %4 oranında.

Alkol bağımlılığının hastalık olarak kabul edilmesi, 1952 tarihli bir Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü kararıyla sağlanmıştır. Bu kararın ardından alkolizm üzerine çeşitli araştırmalar yapan uzmanlar, alkolizmin genetik faktörlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için de bir dizi araştırma yürütmüştür. Araştırma sonucunda genetik faktörlerin hastalık üzerinde etkisine dair izler bulunmuştur.

Alkolizm, çeşitli biyolojik etkenlerin sebep olduğu yoksunluk ve alkol kullanımının vücuttaki etkileri bağlamında kalıtsal sorunlara yol açabilmektedir. Yapılan araştırmaların neticesinde hastalığın gen aktarımı yoluyla geçebildiği ve kalıcı etkiler yaratabildiği belirlenmiştir. Bu durumda alkolizm sorunu bulunan kişilerin çocuklarında hastalığın görülme olasılığı yüksektir.

Alkolizmde Genetik Araştırmalar

alkolizm genetik araştırma
Alkolizm hastalığında hala güncel olarak genetik araştırmalar yapılmaktadır.

Alkolün etkisini oluşturan enzimlerin genetik kodlamaya yerleşmesi kalıtsallık olasılığını geliştiren temel etken olarak görülmektedir. Alkolizmin genetik olarak yansımaları aşağıdaki konu başlıkları dâhilinde incelenmiştir:

  • Yüksek Riskli Gruplar: Alkolizm yatkınlığı bulunan kişilerde biyolojik etkenlerin araştırılması “yüksek riskli gruplar” olarak belirlenen kişiler üzerinden incelenmektedir.
  • Aile Çalışmaları: Ailesinde alkolizm sorununa rastlanan kişiler için yapılan içme davranışları, alkol kullanım öyküsü ve sistem değişiklikleri gibi incelemeleri kapsamaktadır.
  • Evlat Edinme Çalışmaları: Evlat edinilmiş bireylerde ortaya çıkan alkolizm sorunlarında doğru teşhis ve tedavi kullanımı için uygulanan bir yöntemdir. Alkol konusunda biyolojik aile üzerinde araştırma yapılarak sorun teşhis edilir ya da bu doğrultuda önleyici tedbirler alınır.
  • Moleküler Genetik Çalışmaları: Alkolizm sonuçları daha doğru tespit edilebilmesi açısından sorumlu olabilecek genlerin bulunması gerekir. Bu doğrultuda alkolizmin tipolojisi üzerinde yapılan incelemeler, genetik detayların da ortaya konmasıyla sürdürülür.

Sonuç

Alkol tüketimi genel anlamda belirli seviyelere kadar doktor tavsiyesi iken tıpkı ilâç kullanımında da olduğu gibi sürekli olarak alınması ve doz artışı gibi sorunlarla birçok kötü sonuca sebep olabilmektedir. Kötü sonuçlar; ani ve aşırı kullanımlarda oluşan sarhoşluklardan kronik sorunlara kadar farklı biçimlerde ortaya çıkabilmektedir.  Kronik rahatsızlıklarda ilâç ve psikoterapi yöntemleri ile iyileşme sağlanabilmektedir. Hastalığın genetik olarak aktarılması da mümkündür. Bu doğrultuda genetik faktörlerin incelenmesi, ileri boyuta ulaşmadan sorunla başa çıkmak için önemli bir adımdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu