EkonomiGündem

Dövize Çevrilebilir Mevduat Nedir?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi paketine dair açıklamalarının ardından “Dövize çevrilebilir mevduat nedir?” sorusu gündeme geldi. Dövize çevrilebilir mevduat hakkındaki bilgileri sizler için derledik.

Dövize Çevrilebilir Mevduat (DÇM)

Bazı uzmanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni ekonomi modelinin geçmişte uygulanan bazı modellerle benzerlik taşıdığını söylüyor. Yeni açıklanan, TL mevduata kur farkı modeli, geçmişte uygulanan dövize çevrilir mevduat ile kimi benzer özellikler gösteriyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, dövize endeksli Türk lirası mevduatları ile ilgili düzenleme hakkında daha detaylı bilgi verileceğini duyurdu. Bunun ardından dövize çevrilebilir mevduatın ne anlama geldiği araştırılmaya başlandı.

Dövize Çevrilebilir Mevduat ya da kısaca DÇM hesapları ilk kez 1967 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Bu sistem temelde, dışarıdan döviz girişini teşvik etmek amacıyla uygulanmaktadır. Sisteme göre, bankada mevduat hesabı bulunanların kayıp yaşanmasını engellemek için bazı tedbirler uygulanıyor. Bu tedbirlere göre, hesap sahipleri bankada bulunan mevduat hesaplarında yaşanacak mali kayıp devlet tarafından karşılanacak. Sistem sayesinde, hesap sahibine dövizli işlem hakkı tanınıyor. Böylece sistem sayesinde:

  • Ülkeye daha fazla döviz girmesi,
  • Enflasyon ve kur farkı sebebiyle yaşanacak kaybın önüne geçilmesi,
  • Yabancı sermayedarların yatırımlarının teşvik edilmesi gibi olumlu sonuçlar öngörülmektedir.

Yakın Geçmişte Dövize Çevrilebilir Mevduat Modeli

Yakın Geçmişte Dövize Çevrilebilir Mevduat Modeli
Dövize çevrilebilir mevduat modeli Türkiye’de daha önce de uygulanmıştı.

“Dövize Çevrilebilir Mevduat” modeli olarak adlandırılan ekonomi modeli, Türkiye’de 60’lı ve 70’li yıllarda da uygulanmıştır. Bu model, Türk lirasındaki değer kaybının önüne geçmek adına uygulanıyor. Ancak Türkiye’nin yakın geçmişinde benzer ekonomi modelleri Özal gibi isimler tarafından eleştirilmiştir. Eleştirilerin sebebi ise DÇM’lerin enflasyonun artmasına ve devlet hazinesine yük binmesine neden olabileceğine dair endişelerdir. Dışardan döviz girişini desteklemek amacıyla uygulanan modelin bugün ise ne kadar işe yarayacağı merak konusu.

Geçmiştekine benzer gerekçelerle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından yeni tedbirleri açıkladı. Tüm tedbirler, döviz kurundaki hareketliliği durdurmak adına yürürlüğe giriyor. Modele göre, bankada bulunan parasını TL’de tutan vatandaşların maddi kayıplarını telafi etmek öngörülüyor. Bankalarda bulunan Türk lirası türündeki yatırımların erimemesi için sistem devreye girdi. Bu durumda döviz kurunda yaşanan artış farkından vatandaşın olumsuz etkilenmemesi için fark, devlet hazinesinden tahsil edilecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı sistemi, “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” hesabı olarak duyurdu. Aynı uygulama, “Dövize Çevrilebilir TL Mevduat Hesapları” (DÇM) ya da “Dövize Endeksli Mevduat” (DEM) olarak da adlandırılıyor. 1974 yılında daha önce denenip başarısız olan ekonomi modelini Demirel hükümeti, yeniden kullanmıştır. DÇM’nin yeniden gündeme alınmasının nedeni, döviz talebi basıncı ve petrol krizinin etkilerini iç piyasaya yansıtmamaktır. Bu amaçla o dönemde, 8 banka bu konuda yetkilendirilmiştir. Sistemin amacı o günlerde de gurbetçi vatandaşın dövizini ve yabancı bankaları ülke ekonomisine dahil etmekti. Ancak ne yazık ki DÇM modeli Demirel döneminde de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Çünkü 1977 yılından itibaren geri ödemelerde zorluklar yaşanmaya başlanmıştır.

Dövize Çevrilebilir Mevduat Modeli ile Yaşanan Gelişmeler

Dövize Çevrilebilir Mevduat Modeli ile Yaşanan Gelişmeler
Bu modelin ardından 1 milyar dolar değerindeki para Türk lirasına çevrildi.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, DÇM ile ilgi açıklamalar yapan bir diğer isim. Çakar’a göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkenin yeni ekonomik tedbirlerini açıkladığı konuşmasının ardından ciddi gelişmeler yaşandı. Bu süreçte 1 milyar dolar, Türk lirasına çevrilerek sisteme dahil edildi.

Çakar, televizyon kanallarına verdiği röportajda, cumhurbaşkanının açıkladığı sistemin genel bir kitleyi kapsadığını ifade etti. Buna göre, dönüştürülebilir mevduat sistemine tüm kamu bankaları ve özel bankalar dahil edilebilecek. Böylece pazartesi günü geç saatlerde gelen bir açıklama ile ekonomik dengeler değişmeye başladı. Aynı günün erken saatlerinde Erdoğan, Türkiye’nin artık ithalata bağımlı bir ülke olmayacağını açıklamıştı. Bu öngörüyle Erdoğan, hiçbir Türk vatandaşı yatırımlarını, Türk lirasından dövize çevirmek zorunda kalmayacak diyerek söz vermiş oldu. Erdoğan ayrıca, hükümetin, vatandaş yatırımları için alternatifler ürettiğini ifade etti. Erdoğan’a göre, son günlerde rekor seviyelere ulaşan döviz kuru endişelerini yatıştırmak için vatandaşların yatırımlarına yeni bir finansal alternatif sunulacak.

Döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle fiyat vermekte zorlanan ihracatçı firmaların da yeni modelden olumlu etkileneceği taahhüt edildi. Bu firmalara, Merkez Bankası aracılığıyla döviz kuru bağlantılı gelecek sağlanacak. Ayrıca firmaların, temettü ödemelerindeki kesintilerin de %10’a indirileceği açıklandı. Yeni ekonomik model, bireysel emeklilik sistemi (BES) ile ilgili uygulamaları da öngörüyor. Buna göre Bireysel emeklilik sistemindeki devlet katkısı oranı, yüzde 5’ten yüzde 30’a çıkarılacak. Böylece BES’in cazibesini artırmak hedefleniyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’den DÇM Modeline Destek

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’den DÇM Modeline Destek
Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati de Erdoğan’ın açıklamalarına destek verdi.

Faiz oranlarının düşmesiyle enflasyonun birkaç ay içinde ciddi oranda düşmesi bekleniyor. Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati de Erdoğan’ın açıklamalarına övgüde bulunarak destekleyen bir isim. Bakan Nebati, yeni Türk ekonomik modelinin güçlü yanlarından bahsederek modele destek verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’ye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ekonomik model ile Türkiye ekonomisi;

  • Yatırımlar,
  • Üretim,
  • İstihdam,
  • İhracat alanında kazanç sağlayacak.

Modelin ekonomik fayda sağlayıp sağlamayacağı ise şimdilik bir merak konusu.

Eğer bu modelin Türk lirasına katkıda bulunup bulunmayacağını merak ediyorsanız Türk Lirası Ne Zaman Değer Kazanacak? başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu