EdebiyatNe, Ne Değildir?Tarih

Dünya Edebiyatında İlk Roman ve Yazarı

Bugüne kadar en sevdiğiniz roman hangisiydi? Belki bir polisiye belki de distopya veya bilim kurgu romanı… Günümüzde birçok roman türü var. Peki, bu romanların temeli nereden geliyor? İlk olarak kim düşündü de bir romanı kaleme aldı? Hiç düşündünüz mü? İşte biz bu konuya olan merakınızı gidermek için “Dünya Edebiyatında İlk Roman ve Yazarı” içeriğini kaleme aldık. Keyifli okumalar!

Dünya Edebiyatında İlk Roman

Dünya edebiyatında ilk roman denildiğinde genelde akıllara İspanyol yazar Cervantes’in “Don Qijote” romanı gelir. Ancak burada bir hata vardır. Cervantes tarafından yazılan bu ölümsüz eser, ilk modern roman örneği olarak ele alınmaktadır fakat, yapılan araştırmalara göre roman türünün ilk olarak Japonya’da ortaya çıktığı söylenmektedir.

Şu anda severek okuduğumuz romanların temeli olan ilk romanın ismi, “Genji’nin Hikayesi”dir. 10. yüzyılda kaleme alınmış olan bu eserin yazarı, muhtemelen binlerce yıl sonra adının anılacağından habersizdi. Peki, bu romanda neler anlatılmıştı? Yazıldığı andan günümüze kadar gelen Genji’nin Hikayesi, biz kitapseverlere, hangi büyülü kapıların açılmasına vesile olmuştu?

Dünya edebiyatındaki ilk roman ilginizi çektiyse Dünyada En Fazla Kopyası Üretilen 10 Kitap yazımıza da mutlaka bakmalısınız.

Genji’nin Hikayesi Hakkında Bilgiler

Genji’nin Hikayesi Hakkında Bilgiler
Dünya edebiyatında ilk roman olan Genji’nin Hikayesi hakkındaki bilinmeyenleri sizler için derledik.

Genji’nin Hikayesi’nin anlattığından bahsetmeden önce bu eserin yazıldığı dönemden bahsetmemiz gerekir. Eserin yazıldığı dönem, Heian Japonya’sıdır. Bu dönem, Japonya’da MS 794-1185 yılları arasında görülmüştür. Heian Japonya’sı, klasik Japon tarihinin son bölümüdür. Adını da başkenti bugünkü adı Kyoto olan Heian-kyö’den almaktadır. Dönemin en büyük özelliği sanata, özellikle edebiyata düşkünlüğün yüksek olmasıdır.

Heian döneminde Japonya’nın Çin etkisinde olduğu bilinmektedir. Özellikle Konfüçyüsçülük anlayışının Japonya’yı büyük ölçüde etkilediği söylenebilir. Yine bu dönem içinde Japon sarayının ve akademisinin dilinin de Çince olduğu görülmektedir. Saraydaki kadınlar, gündelik kayıtlarını Japonca tutsa da bu dil, o dönem için hiç ciddiye alınmamaktadır. Ancak Genji’nin Hikayesi, Çince ve Japonca nazımına hakim olan bir yazar tarafından yazılmıştı.

Genji’nin Hikayesi’nin Konusu

Son derece başarılı bir şekilde yazılan eser, o dönemde farklı bir ilgiye maruz kalmıştır. 54 bölümden oluşan roman, yazarın zarif hayal gücünü başarılı bir şekilde okuyucuya yansıtır. Eserinin kahramanın yaşadıkları ustalıkla anlatılır. Aynı zamanda eserde erken dönem Heian Japonya’sının aristokrasi sınıfıyla ilgili ayrıntılara yer verilir. Dönemin eğlence anlayışı, kültürü, giyimi ve kuşamı gibi pek çok konuya da bu eserde ışık tutulmuştur.

Romanın büyük bir bölümü, Genji’nin aşk hayatını anlatmaktadır. Karakterin hayatına giren bütün kadınlar, ayrıntılı ve net bir şekilde anlatılır. Adeta okuyucu, kadınları aklında resmeder. Eserde insani duygulara ve doğal güzelliklere yer verilir. Ancak öykü gittikçe, “bu dünyanın elbet bir sonu var” anlayışını da okuyucuya yansıtmaktadır.

Dünya Edebiyatında İlk Roman Yazarı

Dünya Edebiyatında İlk Roman Yazarı
Dünya edebiyatındaki ilk roman Genji’nin Hikayesi’nin yazarı olan Murasaki Hanım’ın elle çizilmiş bir tasviri.

Dünya edebiyatında ilk roman olma özelliğiyle edebiyatta önemli bir yeri olan Genji’nin Hikayesi eserinin yazarı Murasaki Şikibu’dur. Yazar, aynı zamanda Murasaki Hanım olarak da bilinmektedir. Peki, bize Heian Japonya’sı ile ilgili bilgiler veren Murasaki Hanım kimdir? Bu yazarın hayatı ve karakteri nasıldır? Başka eserlere de imza atmış mıdır? Gelin hep birlikte dünya edebiyatında ilk roman ile ilgili içeriğimizi okumaya devam edelim.

Murasaki Şikibu, 10. ve 11. yüzyıllar arasında yaşamıştır. Kendisi Heian Döneminde Japonya’da imparatorluk sarayında bulunan bir baş nedimedir. Edebiyat dünyasında ilk roman olarak kabul edilen “Genji’nin Hikayesi” dışında “Murasaki Hanımın Günlüğü” eserini de kaleme almıştır. Bu sebeple, dönemin Japon yazar ve şairi olarak değerlendirilir.

O dönemde Japonya’da kadınların Çince öğrenmesi yasaklanmıştı. Ancak Murasaki Hanım, oldukça kültürlü bir aileden geliyordu. Kitaplara, özellikle klasiklere ilgiliydi. Kendisi çalışarak Çinceyi öğrendi. Yazmaya olan merakıyla Genji’nin Hikayesi eserini hem Japonca hem de Çince olarak ele aldı. Eser, o dönemde Japonya’da büyük bir hayranlık uyandırdı. Peki, bilindiği kadarıyla Murasaki Hanım’ın hayatı nasıldı?

Murasaki Şikibu Hayat Hikayesi

Murasaki Şikibu, Heian Japonya’sında yaşamış bir şair ve yazardır. Yazarın o dönemde Japon sarayında nedimelik yaptığını söylemiştik. Bununla birlikte, 20’li yaşlarına geldiğinde Murasaki Hanım’ın evlendiği söylenmektedir. Yaptığı evliliğin sonucunda ise bir tane kız çocuğu olmuştur. Ancak eşi, 2 yıl sonra vefat etmiştir. Usta yazarın Genji’nin Hikayesi’ni ne zaman yazdığı belli değildir. Ancak evliyken ya da eşi öldükten hemen sonra bu hikayeyi yazdığı tahmin edilmektedir.

1005 yılında Genji’nin Hikayesi ile tanınmaya başlayan yazar, böylece iyi bir unvan elde etmiştir. Unvanından dolayı dönemin imparatoriçesi olan Shoshi, onu nedimelik yapması için göreve çağırmıştır ve Murasaki de bu görevi kabul etmiştir. Nedimelik yaptığı süre boyunca da yazar, saray hayatının nasıl olduğunu yazılarına aktarmaya devam etmiştir.

Beş veya altı yıl kadar görevini sürdüren Murasaki Hanım, daha sonra görevinden ayrılarak Shoshi ile birlikte Biwa nehri bölgesinde inzivaya çekilmiştir. Ölümü hakkında ise net bir bilgiye ulaşılamamaktadır. Bazı araştırmacılara göre başarılı yazar 1014 yılında hayatını kaybetmiştir. Hatta pek çok araştırmacı bu tarihte hem fikirdir. Ancak bazı araştırmacılar da şairin 1034 yılında vefat ettiğini söylemektedir.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu