SosyolojiBilimNe, Ne Değildir?

Fanatizm Nedir? Fanatizm Psikolojik Bir Rahatsızlık mıdır?

Temelde bazı belirli kavramlar çevresinde oluşturulan toplulukların fikirler üzerinde kesinlik şartına dayalı olarak bağlandığı ilkelere fanatizm denir. Zaman zaman içi boşaltılan ve tabu haline getirilen inançların koşulsuz şartsız savunulmasını açıklayan fanatizm kavramı, çatışmalara ve kıyımlara neden olabilmektedir. Bu nedenle ateşli savunuculara sahip grupların radikal eylemleri fanatizme bağlanır ve uç noktalara vardırıldığında ortaya linç ve benzeri eylemlerin çıkması söz konusu olabilir. Bu yazımızda “Fanatizm nedir?” konusuna ayrıntılı bir giriş yapacağız.

Fanatizmin Tanımı

fanatizm
Dini, siyasi, ırksal ya da sportif anlamda belli bir düşüncenin dogmatik bir şekilde kabullenilmesi fanatizm nedir sorusunun cevabıdır.

Fanatizm; herhangi bir düşüncenin odağında yer alan dini, siyasi, sportif, ırksal, cinsiyete dayalı ve daha birçok farklı gruplandırma içerisinde bulunan kişilerin belirli düşünceleri koşulsuz şartsız kabul etme halidir. Olguların ateşli ve yıkıcı olabilecek derecede kötü noktalara varma olasılığı, fanatizmin psikolojik anlamda tedavisini gerekli kılmaktadır. Olaylara saplantılı derecede bağlı olmak ve bir fikrin koşulsuz doğru oluşu etrafında tavır almak, belirli bir sürece kadar olmasa da bir aşamada mutlaka psikolojinin inceleme alanına dahil edilmelidir.

Bir fanatiğe göre savunduğu görüş, mutlaka safi anlamda doğru ve net olmalıdır. Aksi durumda taraf ya da düşünce değiştirmesi olasılığı, kişinin yarım kalmasını hatta eksikliğini ifade edecektir. Kişinin kendi aklında kurduğu bu fantezi, toplumsal bazda fanatizmin tam olarak karşılığını verir. Topluluklar genellikle mantıklarına uymasa da savundukları değerleri değiştirmeye cesaret edemezler.

Fanatizmi temelde iki farklı alanda incelemek mümkündür. Bu alanlardan biri bilimsel olarak diğeri ise psikolojik olarak ele alınması gerekir.

Bilimsel Bakış: Düşüncenin Kesinliği

fanatizm
Fanatiklik bilimsel açıdan imkansız bir olgu.

Bilimsel doğrular incelendiğinde özellikle de günümüzde koşulsuz bir kesinlikten söz etmek mümkün değildir. Üstelik bu durum yalnızca Heisenberg’in “Belirsizlik İlkesi” düşüncesine bağlı olarak da sınırlı değil. Evren olarak içerisinde bulunduğumuz boyut, mezoboyut yani orta boyut olarak anılır. Bu boyutta ise konular üzerinde çok fazla değişkenin varlığı, kesinlikten bahsetmeyi imkansız hale getirir.

Fanatizmin bir argüman olarak savunulması temelde mümkün değildir. Bir şeyin kesin doğruluğunun mümkün olmadığı yerde fanatizmle atfedilen özellikler de gerçeği yansıtmayacaktır. Örneğin; bir spor takımının koşulsuz diğer takımdan daha üstün ve güçlü olması gibi bir durum söz konusu değildir. Şayet bu söz konusu olabilseydi; rakip takım ve dolayısıyla rakip takımın fanatiklerinin olmaması gerekirdi. Dolayısıyla da fanatizm en net tabiriyle anlamsız bir olgudur diyebiliriz.

Psikolojik Bakış: Evrimsel Psikoloji

fanatizm
Psikolojik anlamda fanatizm ilk çağlarda insan hayatında yerini almaya başlamış bir kavram.

Sosyal hayvanların kendilerini psikolojik anlamda bir grubun parçası olarak hissetme ihtiyaçları, milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanların henüz insan boyutunda evrimleşmeyi geçirmemiş atalarının dahi sosyal varlıklar oldukları göz önüne alınırsa, sosyalleşmenin getirdiği bir gruplaşma ve ayrışma mecburi hale gelecektir. Sayısal olarak çok az bulunan varlıklarda ayrışmalar söz konusu olmasa da sayılar arttıkça rasyonel olarak bölünme ve farklılaşmalar mecburi olacaktır. Dolayısıyla da gruplaşmalar zaman içerisinde fanatizmi doğuracaktır.

Bu doğrultuda değerlendirildiğinde çocukların oyun alanlarındaki ayrışmalar ve gruplandırmalar insan türünün genel tavrı olarak karşımıza çıkar. Çocukların oyun mantığıyla oluşturduğu gruplaşmaları bizler; mahalle, ülke, semt, il, ilçe gibi alanları kendimize irili ufaklı alanlar olarak belirleriz. Özellikle de eski dönemlerde şehirleri ayıran duvarlar, günümüzde her bir bireyi kuşatan odalara kadar evrimleşti. (Bu dönüşüm halihazırda bize fanatizmin anlamsızlığını anlatmaya yetecek güçte bir olgudur.)

Dolayısıyla evrimleşmenin ilerleyişi ile fanatizm zamana yayılmış bir halde büyümüş ve bugünkü halini almıştır.

Ego Kaynaklı Fanatizm

egoizm kaynaklı fanatizm
Ego, fanatizmi doğurabilir.

Fanatizm kaynağı olarak değerlendirebileceğimiz bir diğer olguyu da ego olarak belirleyebiliriz. İnsan doğasından kaynaklanan ve davranışı büyük oranda etkileyen ego kavramı, fanatizmin oluşumuna doğru bir tespitle yaklaşmamızı sağlayabilir. Şöyle ki; davranışlar özellikle de düşünen hayvan için tek yönlü gelişen olgular değildir. Dolaysıyla topluluk içindeki ego gelişimi gösteren canlının karşısında şekillenen duruma karşı belirli bir hareket ve düşünce tarzı vardır. Bu doğrultuda bilimsel ve psikolojik evrim açısından açıklanan fanatizmin gelişim süreci başlamış olur. Egoların tatmini devreye girdiği noktada ise bireylerin çatışması ve gruplaşması, manipülasyon yeteneğini de keşfetmesiyle günümüzdeki fanatizme eklemlenmesi kaçınılmaz olmuştur.  İnsan ırkının ego tatmini üzerinden ortaya çıkan en temel fanatizm örneklerini ise aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Din Fanatizmi
  • Şehir Fanatizmi
  • Bilimsel Fanatizm

İşte ilginizi çekecek bir içerik: Narsizm Nedir? Narsist İnsan Özellikleri Nelerdir?

Fanatizm Hastalık mı?

fanatizm
Fanatizm, psikoloji bilimince bir hastalık olarak kabul görmektedir.

Fanatizme dair bilimsel ve evrimsel tanımlamaları yaptıktan sonra davranış biçimi olarak değerlendirmek daha doğru bir bakış kazandıracaktır. Tarihsel sürecine bakıldığında hayatta kalma dürtüsü olarak insan tipolojisine yerleşmiş olan fanatizm, öldürme dürtüsünden milyonlarca yıl beslenmiştir. Dolayısıyla her ne kadar medeni topluluklar geliştirilse ve mantıksal çerçevede gruplaşmalara dönüşse de olgu, şiddeti ve kavgayı beslemekten çok fazla uzaklaşamamıştır.

Normların dönüştüğü ve siyasi bir zemine oturduğu günümüz toplumlarında normalin dışında tutulan kavga ve şiddet, sağlıksız bir davranış olarak ortaya çıkmaya başlamıştır.  Bu doğrultuda fanatizmin psikolojik rahatsızlık olarak tanımlanması mümkündür. Bu koşullar göz önüne alındığında medeni topluma ayak uyduramayan ve diplomasi ile işlerini çözüme ulaştıramayan bireyler fanatizmi bir şiddet aracına dönüştürmeyi çözüm olarak görmeye başlamıştır. Bu konuda bilimsel olarak yapılan araştırmalar ve uzman yorumları da fanatizmin hastalık boyutunu değerlendirmiştir. Buna göre fanatizm;  bireylerdeki kişilik arayışının bir tezahürü olarak ortaya çıkmış ve bir gruba ait hissetme dürtüsü kişinin eksikliklerini kapatmasının yolu olarak gelişmiştir.

Fanatizmin Şiddete Dönüşmesi

fanatizm
Fanatizm şiddeti doğuracak kadar güçlü bir dürtüdür.

Fanatizmde bir fikri ya da bir olguyu benimseyen kişi, fikri algılama kapasitesinden yoksun ya da fikir hakkında bilgisiz olması halinde tartışma yaparak sonuca ulaşmayı başaramayacaktır. Dolayısıyla fikri empoze etmek ve savunmak için sataşma ve sonrasında fiziksel çatışmaya başvurmak durumunda kalacaktır. Dolayısıyla fanatizm bu doğrultuda şiddeti doğuran ana etken olarak ortaya çıkacaktır.

Bu veriler ışığında incelendiğinde fanatizmin psikolojik bakımdan hastalık boyutuna ulaştığı apaçık ortaya çıkmaktadır. Sadece sporda ya da siyasette değil, hayatın her alanında ortaya çıkan fanatizm, bütün insan ilişkilerini olumsuz etkileyebilen bir hastalık olarak ortaya çıkar. Bu nedenle de fanatizm olgusu ciddi anlamda tedavi gerektiren bir durumdur diyebiliriz.

Sonuç

Toplumsal yapının dinamiklerinde her ne kadar kültürel ve sosyal bir olgu olarak yerleşmiş olsa da fanatizm, ciddi psikolojik etkileri olan ve fiziksel çatışmayı doğurabilen bir unsurdur. Bunun önlenmesi için de fanatizmi doğuran etkenlerin ortadan kaldırılması ya da psikolojik bakımdan destek alınması gerekecektir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu