Felsefe

Fatalizm Nedir? Fatalizm Temsilcileri Kimlerdir?

Felsefi kuramlar içerisinde çok önemli bir yer edinen kadercilik anlayışı, günümüzde dahi tartışılmaya devam etmektedir. Zira insan kanıtlanamaz ve öngörülemez olan unsurlara karşı merak duygusunu var olduğu günden bugüne hiçbir zaman yitirmemiştir. Hayatın devamlılığı konusunda da fatalizme olan ilgi, bu anlayıştan kaynaklanmaktadır. İnsanın ahlaki ve etik eylemlerindeki davranışlarının özgür bir iradenin sonucunda mı yoksa yazgısında var olana göre mi şekillendiği sorularının her biri fatalizm tartışmalarının genel çerçevesini oluşturmaktadır. Peki, fatalizm nedir? Fatalizm temsilcileri kimlerdir? Bu yazımızda, konuya dair bilmeniz gerekenleri anlaşılır bir şekilde açıklamaya çalışacağız. İşte fatalizm ve akıma dair detaylar…

İnsanlık tarihi boyunca varoluşsal konular her zaman tartışılmış ve evrensel yasalarla ilgili akıl yürütme yöntemleri geliştirilmiştir. İnsan hayatını oluşturan ve gelecekteki muhtemel yaşama dair unsurlar, yüzyıllardır merak konusu olmayı sürdürmektedir. Özellikle kader olgusu dini, felsefi, tarihi veya kültürel açılardan ele alınmıştır. Öyle ki önemli bir kadercilik anlayışı olarak fatalizm, felsefi düşünce etrafında literatüre girmeyi başarmıştır. İlk olarak Friedrich Nietzsche tarafından kullanılan fatalizm kavramı, Latinceden dilimize geçmiş bir sözcüktür. Fakat sıklıkla kadercilik veya yazgıcılık olarak nitelendirildiği bilinmektedir.

Fatalizm Nedir?

Fatalizm Nedir?
Fatalizme göre insan, istemese dahi bir irade tarafından belirlenmiş olan kaderini yaşamak zorundadır.

Daha önce hiç hayatınız boyunca yapmış ve yapacak olduğunuz eylemlerde, iradenizin ne ölçüde etkili olduğunu düşündüğünüz oldu mu? Fatalizm, insanların doğumundan önce doğaüstü bir güç tarafında kaderlerinin belirlendiği ve hiçbir surette değiştirilemeyeceği anlayışı üzerinde şekillenen felsefi bir düşünce akımıdır. İnsanlar eylemlerini her ne kadar kendi kararlarının sonucunda yapıyormuş gibi düşünse de esasında durum böyle değildir. Fatalizme göre insan, istemese dahi bir irade tarafından belirlenmiş olan kaderini yaşamak zorundadır. Hiçbir güç o iradenin şekillendirdiği yazgıyı değiştiremez veya değiştirmeye çalışamaz. Öyle düşünse dahi bu eylemlerin her biri önceden tahmin edilmiştir.

Tüm eylemlerimiz veya gün içerisinde yaşadığımız olaylar, kaderimizde vardır ve evrendeki yasalara bağımlıdır. Fakat fatalizme dair yaygın olan şu görüşü değiştirmekte fayda vardır. İrade olarak sözü edilen güç, sanılanın aksine Tanrı değildir. Fatalizm savunucuları için kaderi belirleyen doğaüstü iradenin pozitivizm ve bilim odaklı olduğu söylenmektedir. Zira tek ve çok Tanrılı dinlerin bazıları fatalizme uyumlu düşünceler geliştirse de insanın irade sahibi ve düşünme yetisi olan bir varlık olması, İslam gibi tek Tanrılı dinlerin fatalizmi reddetmesine neden olmuştur. Çünkü her ne kadar “alın yazısı” olarak adlandırılan bir kavram hayatımızda yer alsa da insanın seçimlerinde özgür olduğu ve ölümünün ardından sorguya çekileceği inancı, İslam’ın temelini oluşturmaktadır. Anlaşılacağı üzere fatalizm kadercilik, irade, din ve felsefe etrafında gelişen ve tartışmalara neden olan bir düşünce akımıdır.

Fatalizm Neyi Savunur?

Fatalizm kısaca kadercilik ve yazgıcılık olarak tanımlanabilir. İrade ve belirlenmişlik olgularının insan aklını aşan noktaları, fatalizmin esas sorununun ne olduğunun anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Fakat iyi bir akıl yürütmenin ve var olan düşünce kalıplarını bir kenara bırakmanın, bu akımı rahatlıkla kavramanıza yardımcı olacağı söylenebilir. Böylece özgür gibi görünen bir varlığın fatalizm savunusunda nasıl evrensel yasalara bağımlı olduğunu ve belirli kalıplar içerisindeki sıkışmışlık halini açıkladığı anlaşılabilir. Şimdi fatalizmin savunduğu temel görüşlere değinelim. Buna göre fatalizmde;

  • İnsan geçmişte, şu anda veya gelecekteki herhangi bir eylemi üzerinde irade sahibi değildir.
  • Hiç kimsenin eylemlerini belirleme veya değiştirme gücü yoktur.
  • İnsanların kaderi henüz doğmadan doğaüstü bir güç tarafından belirlenmiştir.
  • Birey kaderine uygun yaşadığından özgür değildir ve bu nedenle eylemleri üzerinde sorumluluk bilinci geliştirmesine gerek yoktur.
  • Eylemler özgür de olsa alın yazısı olarak da tanımlanan sonuca doğru gitmek zorundadır.
  • Her ne yapılırsa yapılsın müdahale etmek mümkün olmadığından kabullenerek yaşamaya devam etmek daha doğrudur. Hiçbir zaman var olan duruma karşı çıkılmamalı ve daha iyisi istenmemelidir.
  • Fatalizmde Tanrı’nın iradesinin tek belirleyici olduğu ve insan iradesinin Tanrı’nın bir yansıması olduğu kabul edilir. Kısacası insan Tanrı’nın birer kuklasıdır.

Fatalizmi açıklayan düşüncelerden de anlaşılacağı üzere bu felsefi akım, bir irade tarafından belirlenmiş ve insanlara yüklenmiş olan misyonlara boyun eğilmesi gerektiğini savunur. Kadere boyun eğmeyenler boşa kürek çekmekte ve hiçbir anlamı olmayan bir mücadele içerisine girmektedir. Öyle ki bir fatalist denizde boğulduğu sırada yanına tekne yanaşsa dahi yazgısında olanı takip edeceğinden boğulmayı tercih edecektir.

Fatalizm Özellikleri

fatalizm
Fatalizmin en önemli özelliği kadercilik anlayışını benimsemiş olmasıdır.

Her şeyin önceden belirlenmiş bir plana ait olduğunu ve bunun asla değişmeyeceğini öne süren Fatalizm yani diğer adlarıyla yazgıcılık veya kadercilik felsefi öğretisinin genel olarak özellikleri şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Fatalizm daha çok mistik yönü ağır basan, metafizik felsefi görüşünde olan ve genellikle doğu kültüründe kabul edilen bir felsefi bir akımdır.
  • Fatalizm’de önceden belirlenen yazgı anlayışından dolayı bireyler özgür değildir. Bu yüzden Fatalizm’de sorumluluk anlayışı ve bu bilinçten asla söz edilememektedir.
  • Fatalizm’e göre insanlar hiçbir şekilde hiçbir olaya müdahale edemezler. Yaşanacak olayı önceden biliyor olsalar dahi, bunu değiştirmek ellerinde olan bir şey değildir
  • Fatalizm felsefesi Türk ve İslam kültüründe “Alın yazısı” olarak tabir edilmiştir. Alın yazısı insanlar doğmadan yazılır ve insanlar bunu değiştirmek için hiçbir şey yapılamamaktadır.
  • Fatalizm felsefesinde insanlar için kişisel irade ve özgürlük kavramı diye bir şey yoktur.
  • İnsan iradesine karşı olduğu için gerçekçilik ve sezgicilik akımı ile ters düşmektedir.

Fatalizm’in genel özellikleri bu şekildedir. Fatalizm’in bu özellikleri ile Determinizm akımı ile her zaman farklı özellikler taşımaktadır.

Fatalizm Örnekleri

Geçmişte ve günümüzde pek çok Fatalizm akımına benzer örnekler bulunmaktadır. Bunlardan ilki “Uzlaşmacı Yazgıcılık” olarak bilinen öğretide, insan yaptığı her şeyde özgürdür. Sadece kendi iradesinde olmayan ve müdahale edemeyeceği  deprem, yangın, sel gibi durumlara müdahale edememektedir. Bir diğer örnek ise Türk kültüründe geçen kadercilik anlayışıdır. Türk kadercilik anlayışında insanın başına gelen tüm iyi şeylerin Tanrı’dan geldiğine inanılır. Yaşanan kötü olayların ise insanların yaptığı kötü şeylerden yani günahlarından dolayı oluştuğu veya bir imtihan olduğu anlayışı benimsenmiştir.

Fatalizm akımı ile benzer bir diğer örnek ise egzistansiyalizm (Varoluşçuluk) akımının düşünceleridir. Bu akıma göre insan özgür ve sorumluluk sahibi olarak dünyaya gelir. Fakat ileride yaşanacak olan müdahale edemeyeceği durumlarda hiçbir şey yapamamaktadır.

Fatalizm Temsilcileri

Fatalizm Temsilcileri
Fatalizm temsilcilerinden Nietzsche

Fatalizm kavramı, felsefede ilk kez Friedrich Nietzsche tarafından kullanılmıştır. Böylece insanın irade sahibi bir varlık olup olmadığı sorununun yanında kaderin değiştirilemezliği de felsefi çerçeveden tartışılmaya başlanmıştır. Bilinen fatalizm temsilcilerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir;

Fatalizmin önemli temsilcilerinden olan bu dört isme belirli dönemlerde karşı çıkıldığı ve karşıt akımların da geliştirildiği bilinmektedir. Fatalizmi reddeden ve eleştirenler başlıca isimlerin ise Jean Paul Sartre, Martin Heidegger ve Albert Camus olduğu söylenebilir.

Fatalizm Ahlak Anlayışı Nedir?

Ahlak felsefesi, ahlakın genel yapısını, doğasını ve özünü felsefi olarak inceleyen temel ilke ve değerlerin ne olduğunu araştıran felsefenin alt dalıdır. Ahlak felsefesi öncelikle bir insan için neyin iyi, neyin kötü olduğunu sorgulamaktadır. Var olan şeyleri ya da olması gereken şeyleri belirlemektedir. İyi ve kötü davranışların tümünün değeri ahlak olarak adlandırılır. Ahlak felsefesi ile aynı görüşleri ifade eden “etik” kavramı sadece ahlaki değil insanın tüm fiillerine dayanan kavramlar ve ilişkileri konu almaktadır. Bunun içine insan hakları, mesleki, örgütsel ve yönetsel ilişkiler girmektedir.

Ahlak felsefesi içerisinde yer alan akımlardan birisi de Fatalizm akımıdır. Fatalizm kadercilik olarak anılmaktadır. Özellikle ahlaki olarak insanın asla özgür olmadığını savunur. Fatalizm ahlak felsefesine göre insanın bir iradesi de yoktur. Kişinin daha önceden yaşadıkları ve yaşayacakları olaylar doğaüstü güçler tarafından belirlenmektedir.  Hiç kimse bu gücün yapısını değiştirmeye gücü yoktur. Kısacası ahlak felsefesinde Fatalizm görüşünden insan rüzgar gücünde savrulan bir yaprak gibi kaderin elinde bir oyuncaktır.

Fatalizm İnsan Anlayışı Nedir?

Fatalizm ve insan anlayışı konusunda ise Fatalizm düşüncesine göre bireyler hiçbir eyleminde özgür değillerdir. Bunun nedeni önceden belirlenmiş olan yazgı kavramıdır. Bu yüzden Fatalizm anlayışında insanın kendi iradesi ile hiçbir şeyi düzeltme ve değiştirme şansı yoktur. Fatalizm akımı bireyde sorumluluk bilincini ortadan kaldırır. Nasılsa insanlar hiçbir şeye müdahale edemezler. O yüzden sorumluluk alıp yaşamlarını değiştirmeleri de anlamsızdır.

Bu akımda insan iradesi tamamen ortadan kalkar. İnsanın kendi iradesinin yerine olaylardan bağımsız başka bir irade insanın yaşamını yönlendirmektedir. İnsan kendi iradesi ile ne yapacak olursa olsun sonuç asla değişmeyecektir.

Fatalizm Özgürlük Konusunda Ne Düşünür?

fatalizm ozgurluk
Fatalizme göre insanlar özgür değildir.

Fatalizm akımında özgürlük konusunda kaderci özgürlük olarak adlandırılan özgürlük anlayışı hakimdir. Her şey ilahi bir güç tarafından şekillendirilmiştir. Evrendeki her şeyin yazgısı henüz yaratılmadan belirlenmiştir. Bu anlayışa göre her eylem kişi daha onu yapmadan önce bellidir. İnsan bir kukladan farksızdır. Yani bir kukla ne kadar özgür olduğunu iddia ederse, insanda bu anlayışa göre o kadar özgürdür. Yani insan özgürlük düşüncesini düşünme iradesine bile sahip olmayan bir varlıktır. Bunun yanında insan ahlaki eylemlerinde de kendinden bağımsız bir güce bağlıdır.

Örneğin İslam tarihinde görülen Cebri akımı Fatalizm akımının en iyi örneğidir. Özgürlük konusunda Fatalizm ile aynı düşüncelere sahip olan bir akımdır.

Fatalizm ve Determinizm Farkı

Fatalizm ile Determinizm arasındaki farklar şu şekilde açıklanabilir. Determinizm yani Nedenselcilik olayların ya da bir olayın sonucunun ortaya çıkmasında her zaman bir neden olduğunu savunan görüştür. Yani aynı olan bir sebep sonucunda hep aynı asla değişmeyen sonuçlar çıkacaktır. Bu yüzden sebep sonuç ilişkisi arasında oldukça sıkı bir bağ olduğunu belirten bir düşünce akımıdır.

Fatalizm ise kaderci bir yaklaşıma sahiptir. Yani evrende olan her şey önceden belirlenmiştir. Yapılan seçimler ya da sebepler olacak sonuçları asla değiştirmemektedir. İki felsefi akımının arasındaki en belirgin fark budur. Determinizm her zaman kader, yazgı, tesadüf gibi kavramlara karşı çıkmıştır.

Sartre ve Camus’nun temsilcilerinden biri olduğu kartezyen felsefe hakkında bilgi almak için Kartezyen Felsefe Nedir? Kartezyen Felsefe Temsilcileri Kimlerdir? yazımızı okuyabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Fatalizme göre insan özgür müdür?

Fatalizm anlayışına göre insanların verecekleri kararlar önceden belirli oldukları için özgür değillerdir.

Ahlak felsefesinde determinizm ne demek?

Determinizm, insanların ahlaki eylemlerde bulunurken kararlarında özgür olmadıklarını savunmaktadır.

Determinizm kadercilik midir?

Determinizm ve kadercilik pek çok açıdan birbirlerinden ayrılmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu