Edebiyat

Orhan Pamuk Kitapları: Nobel Ödüllü Yazardan Eşsiz 10 Eser

1974 yılında yazarlığa başlayan Orhan Pamuk, 1979 yılında çıkardığı Karanlık ve Işık eseri ile birlikte eşsiz eserlerinin de ilk adımını atmış oldu. Sonrasında yazdığı pek çok kitap ile sayısız ödül kazanan yazar, ikinci romanı olan Sessiz Ev ile Madaralı Roman Ödülü’nü kazandı. Orhan Pamuk kitapları birçok dile çevrilmiştir ancak ünlü yazarın yurt dışında tanınması Beyaz Kale romanı ile olmuştur. Siz de Nobel ödüllü yazarın yazdığı birbirinden önemli eserlerini merak ediyorsanız, hemen yazımızı okuyabilirsiniz.

Şeylerin Masumiyeti

Şeylerin Masumiyeti
Şeylerin Masumiyeti

Orhan Pamuk’un yazdığı Masumiyet Müzesi’ndeki eşyalardan kendi hayatını ve İstanbul’u anlattığı bu eser, aynı zamanda içerisinde birbirinden ilgi çekici resimler ve fotoğraflar da barındırıyor. Bu görseller arasında ise eski İstanbul fotoğrafları, kalabalık aile fotoğrafları ve Boğaz görselleri yer alıyor. İstanbul’un geçmişteki halini görmek isteyenler için oldukça önemli olan bu eser hem Orhan Pamuk’un kurduğu müzenin hikayesini hem de gündelik hayatın o ilginç ve sıradan ayrıntılarına değiniyor.

Veba Geceleri

Veba Geceleri
Veba Geceleri

Orhan Pamuk’un 5 yılda yazdığı ve 1901 yılında ortaya çıkan 3. Veba salgını döneminde geçtiği bu eser, Osmanlı’nın 29. Vilayeti olan Minger adasında geçmekte. Tema olarak politik, aşk ve salgın gibi konuları barındıran bu kitabın işlediği konular bakımından günümüze de ışık tuttuğunu söylemek mümkün.

Kırmızı Saçlı Kadın

Kırmızı Saçlı Kadın
Kırmızı Saçlı Kadın

Bir aşk romanı olan Kırmızı Saçlı Kadın’da Orhan Pamuk’un bizleri otuz yıl öncesinin İstanbul’u yakınlarında bir kasabaya götürdüğünü görüyoruz. Liseli bir gencin yaşadığı yoğun bir aşk hikayesini ele alan bu kitap, aynı zamanda büyük bir insani suçu da gözler önüne seriyor.

Kar Üzerine Yazılar

Kar Üzerine Yazılar
Kar Üzerine Yazılar

Tüm dünyada 53 dile çevrilerek Türkçe yazılan ve en çok okunan kitap unvanına sahip olan Kar Üzerine Yazılar kitabı, Orhan Pamuk’un Nobel Ödülü alan kitabı olarak da karşımıza çıkıyor. Edebiyat eleştirmenleri tarafından farklı şekillerde yorumlanan kitap, bu nedenden dolayı ortaya çıkan fikir ayrılıkları ve çelişkiler ile de oldukça konuşulan bir eser.

Kara Kitap

Kara Kitap
Kara Kitap

Kayıp karısı Rüya’yı arayan bir adamın hikayesini anlatan Kara Kitap’ta, okuyucu İstanbul’un o eski halini her detayıyla görmektedir. Her bacası tüten binalar, sokakları, esnafları ve her biri kendi derdine düşmüş olan insanları ile Kara Kitap hem eski İstanbul’un yansıması hem de birbirinden gizemli hikayeleri içerisinde barındırıyor.

Ben Bir Ağacım

Ben Bir Ağacım
Ben Bir Ağacım

Orhan Pamuk’un diğer eserlerinden esintileri bir araya getirdiği Ben Bir Ağacım kitabı, Orhan Pamuk’un yazarlık hayatının en güzel seçmelerinde oluşuyor. Hem eski okuyucularının hem de yeni nesil okuyucularının ilgisini çeken bu kitapta, Orhan Pamuk çocukluk ve öğrencilik yıllarının öneminden bahsediyor ve her seferinde bu iki konunun kafasında iç içe geçtiğinden bahsediyor.

Sessiz Ev

Sessiz Ev
Sessiz Ev

Dağılmakta olan bir ailenin işlendiği Sessiz Ev, aynı zamanda Cumhuriyet ve modernizmin bir arada işlendiği bir eser olarak da karşımıza çıkıyor. Bu konuda yer alan çatışmalar ve şiddetlerin işlendiği kitap için Orhan Pamuk kitabın yayımlandığı yıldan 30 yıl geçmesine rağmen kitabın yeni baskısında romana başlıklar koydu ve kitapta yer alan bazı anlatıları ayıkladı. Böylelikle Sessiz Ev’in yeni baskısı yeni okuyucular için çok daha okunaklı bir hale büründü.

Babamın Bavulu

Babamın Bavulu
Babamın Bavulu

2006 yılında Nobel Ödülü’nü aldığı esnada yaptığı konuşmasında babasından bahseden Orhan Pamuk, Babamun Bavulu eseri ile Nobel tarihinde yer alan en can alıcı ve en iyi şekilde hazırlanmış konuşmalarından birini gerçekleştirdi. Orhan Pamuk’un yazarlığa adım atması noktasında oldukça önemli olan bu eser, aynı zamanda bir devrim olarak da görülüyor.

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık
Kafamda Bir Tuhaflık

Orhan Pamuk’un yazdığı önemli eserler arasında yer alan Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk romanı hem de modern bir destan olarak karşımıza çıkıyor. Pamuk’un 6 yıl gibi uzun bir süre içinde kaleme aldığı roman, bozacı Mevlüt ile üç yıl aşk mektubu yazdığı sevgilisini ve İstanbul’daki hayatlarını ele alıyor.

Benim Adım Kırmızı

Benim Adım Kırmızı
Benim Adım Kırmızı

Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk’un en renkli ve en iyimser romanım dediği eser, 1951 yılının karlı İstanbul’unda geçiyor. İki oğlunun sürekli birbirleri ile uğraştığı bir anne olan Şekure, savaştan dönmeyen kocasının yerine bir sevgili arayışındadır. Bu kapsamda ise babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını izleyerek kendisine bir eş adayı aramaktadır.

Eğer Türk yazarların başarılı eserlerini okumaktan keyif alıyorsanız En Çok Okunan Türkçe Kitaplar listemize de mutlaka göz atmalısınız.

Kenan Mert Delipoyraz

Yazmayı severim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu