Ne, Ne Değildir?

Radyolojik Silahlar Nedir ve Etkileri Nelerdir?

Radyolojik silah ya da radyolojik olarak bölgeye salgılanan tahrip gücü yüksek olan tasarlanan silahlara verilen genel isimdir. Amerika Savunma Bakanlığının radyolojik silahlar için yaptığı tanım ise “Herhangi silah ya da teçhizat; Radyoaktif materyali sayesinde etki ettiği alanın çürümesi ve radyasyonun yayılması sayesinde, tahrip, hasar ve yaralanmalara neden olacak şekilde kullanılmasına neden olurlar”. Kimyasal harp ajanları ise Birleşmiş Milletlerin 1969 yılında yayınladığı raporda “insanlar, hayvanlar ve bitkiler üzerine doğrudan toksik etkileri nedeni ile kullanılan her türlü katı, sıvı, gaz halindeki kimyasal maddeler” şeklinde tanımlardır.

Geçmişten günümüze savaş stratejileri bununla orantılı olarak kullanılan silahlar değişkenlik göstermiştir. Bu perspektifte değişmeyen tek şey insan hayatına verdiği olumsuz etkiler olmuştur. “Kimyasal Silahlar Nedir ve Etkileri Nelerdir?” isimli yazımıza linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Radyolojik Silahlar Nelerdir? 

Savaş zamanlarından bu yana büyük yankı uyandıran günümüzde de can kayıplarına ve toplumsal anlamda büyük yaralanmalara yol açmaktadır. Literatürdeki kimyasal silahlar aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır.

Sinir Gazları: Sarin (GB), Tabun (GA), Soman (GD)

Yakıcı Gazlar: Nitrojen Mustard (HN) (hardal gazları)

Akciğer İrritanları: Fosgen (CG), Klorin (CL)

Kan Zehirleri: Siyonojen klorür, Hidrojen siyanür

Kapasite Bozucular: klorosetofenon gibi göz yaşartıcı gazlar

Bitki Öldürücü Ajanlar

Kimyasal, nükleer ya da radyolojik silah üretebilme mertebesine erişmiş ülkeler bu silahları tipik olarak kendilerine kıyasla güçsüz hedefler üzerinde kullanmış olup, kendileri gibi silahlanma teknolojisini geliştirmiş güçlü ülkelere karşı kullanmamışlardır. Bu sebeple gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülke standardındaki ülkeler her zaman radyolojik tehditler altındadır.

Radyolojik Silahların Etkileri Nelerdir?

Radyolojik silah etkileri
Günümüzden 34 yıl önce olmuş Çernobil faciasının etkileri hala hissedilmekte, uzun yıllar da hissedilmeye devam edecek.

Bilinen etkileri, uygulanan bölge içerisinde yer alan her türlü alana tahrip gücü çok yüksek şekilde zarar verir. Yaklaşık yüz yıl boyunca etkilerini silmek mümkün değildir. Bunun ile ilgili ülkemizi de ilgilendiren en büyük radyoaktif akıntılardan biri; Ukrayna Çernobil’de yaşanan reaktör kazasıdır. Kaza aslında nükleer bir tesiste yaşanmıştır, tesis içerisinde yaşanan patlama sonucunda radyoaktif madde ve yakıt atmosfere karışmış ve rüzgar ile çevre de olan bütün şehirlere ve ülkelere yayılmıştır. Patlamanın ardından on yıl boyunca özellikle Karadeniz bölgesi başta olmak üzere kanser hastalığı oldukça fazla gözlemlenmiş, çocuklar engelli doğmuş ve toprak üzerinde yağmur ile inen radyoaktif akıntılar yüzünden, gıdalardan zehirlenmeler meydana gelmiştir.

Bunun ile ilgili bir diğer örnek ise Hiroşima’da İkinci Dünya Savaşı’nın sonunu getiren nükleer saldırılardır. Bu saldırı sonucunda Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinde yaşam durmuş ve saldırıyı atlatan bölge halkında radyoaktif zehirlenmeler gözlemlenmiştir. Çocukların engelli doğması ve o dönemde yaşayan neslin genetiğinde kalıcı hasarlar oluşması ve gelecek nesillere de bu akıntıları taşıdıkları bilinmektedir.

Kimyasal silahlar hakkında daha ayrıntılı bilgi için Dr. Çağlar Özdemir, Arif Bozbıyık, Dr. İ. Hamit Hancı’nın yazdığı ” Kimyasal Silahlar: Etkileri, Korunma Yolları ” isimli makaleye göz atabilirsiniz.

Radyolojik Silahların Kullanım Alanları

Genelde yoğun nüfuslu olan bölgelerde, panik ve insan kayıpları yaratan bir terör silahıdır. Sivil savunma uzmanlarınca yapılan hesaplamalara göre tüm 15 tonluk bir kimyasal silahın 60 km²’lik bir alandaki
halkın %50’sini öldürebileceği belirtilmektedir. Kullanıldığı alanda radyoaktif temizlik yapılmaması durumunda, etkilerinin devam ettirebilmektedir. Kullanılan radyolojik kaynağın kalitesi, silahın etkisini de doğrudan etkilemektedir.

Enerji ve radyasyon türü, ömrü, kullanılabilirliği ve kullanılan alanın coğrafi koşulları silahın etkisini tetikleyen faktörlerdir. İnsan sağlığını tehdit eden radyoizotoplar şunlardır: 137Cs (Radyolojik medikal aletlerde kullanılır), 60Co, 241Am, 252Cf, 192Ir, 238Pu, 90Sr, 226Ra ve 238U. En tehlikeli radyoaktif element ise Madam Curie’nin hazin sonunu getiren Po simgeli Polonyum elementidir. Nükleer yakıt olarak tercih edilen uranyum’dan 400 kat daha tehlikelidir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu