SanatNe, Ne Değildir?

Sinematografi Ne Demek? Sinematografik Öğeler Nelerdir?

Dünyanın son yüz yılını büyük oranda etkileyen ve dönüştüren, yedinci sanat olarak tartışmalar yaratan sinema, görsel ve işitsel unsurların bir araya getirilmesinden oluşur. Sinematografi, günümüzde sinemayı oluşturan bütün parçaların belirli bir düzen içinde bir araya gelmesini sağlayan formu ifade eder. Bu yazımızda sizin için “Sinematografi ne demek? Sinematografik öğeler nelerdir?” sorularını detaylı olarak yanıtlayacağız. İlk olarak sinematografinin tanımını ele alalım.

Sinematografinin Tanımı

sinematografi
Sinemanın teknik unsurlarının belli bir plan dahilinde uygulanması, sinematografi ne demek sorusunun en basit cevabıdır.

Sinematografi, Yunanca hareket anlamına gelen “kine” ve yazı anlamına gelen “graphos” sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Sinematografi temelde görüntü oluştururken kamera ve ışık sisteminin belirli koşullara göre seçilip bir araya getirilmesini sağlayan teknik olarak ifade edilir. Teknik açıdan fotoğrafın temelini oluşturduğu sinematografi, sinemanın gelişimiyle beraber sayısız yeni biçimle renklendirilmiştir. Bu nedenle günümüzde sinematografi, daha geniş kapsamlı bir alana yayılmıştır. Zaman içinde makyaj, görsel efektler, kurgu yöntemleri gibi onlarca farklı yenilik sinematografinin teknik açıdan kapsamlı hale gelmesini sağlamıştır.

Sinematografinin Tarihi

Eadweard Muybridge
Eadweard Muybridge

Sinematografi, temel olarak 19. yüzyılın başlangıcında geliştirilmeye başlanan ışığa duyarlı maddeler üzerinde görüntü kaydetme çalışmalarına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bu çalışmalar,  1972 yılında Stanford Üniversitesi kurucusu Leland Stanford’un bir iddia üzerine Eadweard Muybridge’e yaptırdığı bir fotoğraf çekimi sayesinde hareketli görüntüyü ortaya çıkarmıştır. Bunun üzerinde Muybridge, atın koşu yolu üzerinde yerleştirdiği 12 adet fotoğraf makinesi ile atın yol üzerindeki koşusunu saniye saniye fotoğraflamıştır. İddiada söz konusu olan bir atın dört ayağının aynı anda havada durabileceği kanıtlanmıştır. Ayrıca yan yana dizilip hızlı akıtılınca bir hareket oluşturan ve atın koşusunu canlandıran bu çekimler, “hareketli görüntü” fikrini ortaya çıkarmıştır. Daha sonra ise Louis ve Augustus Lumiere kardeşler, ilk hareketli görüntü kaydedebilen kamera sistemini icat etmiştir.

Sinematografiyi Oluşturan Temel Öğeler

sinematografik öğeler
Çekim planları, kurgu, ışıklandırma ve sanat yönetimi gibi öğeler de, sinematografi ne demek sorusunun karşılığıdır.

Sinematografi, kamera seçimi ve ışık seçiminin yanı sıra, günümüzde filmi oluşturan bütün unsurları belirli kısımlara ayırmıştır. Sinema yapımının oluşturulmasında filmin kurgu yönteminden çekim plânlarına kadar bütün faktörler, belirli bir sistem içerisinde ele alınır. Buna göre sinematografik öğeleri, bu faktörler üzerinden inceleyebiliriz.

Sinematografik yapı içerisinde ele alabileceğimiz temel öğeleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Çekim Planları
  • Kurgu Yöntemleri
  • Işıklandırma
  • Sanat Yönetimi

Yukarıda saydığımız unsurların her biri sinematografik yapının oluşturulmasında büyük öneme sahiptir. Bu öğeler, kendi içinde belirli formlara ve iş bölümlerine ayrılır. Bu sayede sinematografik açıdan bir filmin günümüzdeki dramatik yapısına ulaşması mümkün olur. Bu öğeleri daha yakından tanımak için her birini alt başlıklarıyla birlikte ele alacağız.

Çekim Planları

Çekim planı
Çekim planı

Temelde resim sanatının belirli bir ölçüde geliştirdiği görsel kompozisyon ve çerçeve oluşturma sistemi, fotoğraf ve sinemada da önemli bir yere sahiptir. Sinemada hikâyenin işlenmesi için dikkat edilen temel konulardan biri, kadrajda neyin görülüp neyin görülmeyeceğidir. Bunun yanı sıra kadraj içindeki hareket ve yönelimler de oldukça önemlidir. Çekim planları, bu kompozisyonların oluşturulması için kalıplaşmış yöntemler sunmaktadır.

Kameranın ve çekilen objenin konumlandırılması, insan bedenine göre şekillenmektedir. Çekimde verilecek olan mesaj, hikâye ve dramatik yapı, çekim planlarını oluşturan en önemli doneleri sunar. Bu doğrultuda en doğru çerçeveleme tercih edilerek kameranın konumu ayarlanır. Çekim planlarını ise aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Uzak Plan

Sahnenin derinlikli bir portresini sunan bu yöntemde, belirli bir obje, mümkün olan en uzak noktadan çekilir. Bu özellikle mekânların tanınması açısından uygulanabilir bir yöntemdir. Genellikle ilk sahnelerde mekânların tanıtımı için kullanılmaktadır.

Genel Plan

Genel plân, sahnede geniş bir alanın görüntülenmesi için kullanılır.   Bir ortamdaki bütün objelerin aynı değerde olduğu sahnelerde genel plan kullanımı yaygındır. Uzak planla benzer özelliklere sahiptir.

Boy Plan

Filmde konu olan objenin ya da karakterin tam boy olarak görüldüğü plandır. Bu planda, kostüm bütünlüğü, hareket gösterme, mekân ve karakter arasındaki eylemsel sürecin etkili bir şekilde anlaşılmasını sağlar. Temelde ayak boşluğu ve baş boşluğuna dikkat edilir. Ayrıca eyleme göre bakış boşluğu da yerleştirilebilir.

Diz Plan

Kovboy filmlerinde belde taşınan silahın diz kısmına kadar olan detayına dikkat çekilmek üzere bulunan bu yönteme Amerikan plan da denmektedir.

Bel Plan

Orta plan olarak da anılan bel plan, özellikle bir karakteri daha yankından tanımak için kullanılan bir yöntemdir.  İkili diyalog sahnelerinde sıklıkla kullanılabilir.

Göğüs Plan

Göğüs plan çok fazla kullanılmayan yöntemlerden biri olmakla beraber karakterle ilgili daha odaklanılmış bir bakış kazandırır.

Omuz Plan

Omuz başlarının da kadraja dahil olduğu yakın çekim yöntemidir. Dramatik açıdan karakterin daha etkili olmasını sağlayan yöntemlerden biridir.

Baş Plan

Close up ve yakın plan olarak da adlandırılan bu yöntem, karakterin tam olarak mimikleri ve ifadesi ile mesaj verdiği durumlarda kullanılır.

Detay Plan

Extreme close up ve çok yakın plan olarak da ifade edilir. Bu yöntem, parçalı obje gösterimi için kullanılır.  Örneğin kıymetli bir yüzük için takılı olduğu parmağa ya da kırılmış burun kemiği için burna yapılan zoom ile elde edilebilir.

Kurgu Yöntemleri

Kurgu
Kurgu

Kurgu yöntemleri, farklı çekim yöntemleri ve film yapılarına göre değişkenlik gösteren ve filmdeki parçaları anlamlı bir şekilde sıralamaya yarayan çeşitli dizilim formlarıdır. Bu formlar, kullanılan teknoloji bakımından ikiye ayrılır bu yöntemleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Linear kurgu: Doğrusal kurgu olarak da adlandırılan linear kurgu, genellikle analog sistemle çekilip kaydedilen görüntülerin baştan sonra belirli bir sıralama içinde dizilmesi ile uygulanır. Bu yöntemde kurguya sonradan müdahale etmek oldukça zordur.
  • Non-linear Kurgu: Non linear kurgu genellikle dijital çekimlerle bilgisayar üzerinden yapılan kurgu işlemlerini içermektedir. Bu yöntemde kurgu üzerinde istenen her türlü değişiklik sağlanabilmektedir.

Eisenstein’ın Kurgu Yöntemleri

Yukarıda ele aldığımız iki yöntemin de kendine has belli başlı kullanım dinamikleri bulunur. Ayrıca kurgunun dramatik yapıya etkisi üzerinden de farklı kurgu yöntemleri bulunur. Bu alanda önemli çalışmalar yürüten Rus yönetmen Sergei Eisenstein, kendi disiplinine göre kurgu yöntemlerini beş ayrı gruba ayırır Bunlar:

  • Metrik Kurgu (Ölçümsel Kurgu)
  • Tonal Kurgu (Titremsel Kurgu)
  • Ritmik Kurgu (Dizemsel Kurgu)
  • Overtonal Kurgu (Üsttitremsel Kurgu)
  • Entelektüel Kurgu

En Çok Kullanılan Kurgu Çeşitleri

Geleneksel hale gelmiş belli başlı kurgu yöntemleri bulunmaktadır. Kurgu, temelde “giriş – gelişme – düğümlenme – çözüm” olarak düz bir akışla sıralanır.  Kurgu yöntemleri hikâyenin anlatım tarzı ve tercihe göre farklı kullanım olanaklarına sahiptir. Sık kullanılan kurgu yöntemlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Düz Kurgu
  • Çapraz Kurgu
  • Atlamalı Kurgu
  • Biçimsel Kurgu

Işıklandırma

Işıklandırma
Işıklandırma

Işık, fotoğraf ve geleneksel resimde olduğu gibi sinemada da başat faktörlerdendir. Görüntüyü yansıtan en temel ihtiyacı karşılayan ışık, kullanılan farklı yöntemlerle üretilen filmin, sinematografik yapısını büyük oranda oluşturur.

Ana hatları ile objelerin ekrana yansıtılabilmesi için detaylı ışık kullanımı gerekir. Başta ana ışık kaynağı olmak üzere dolgu ve fon ışıkları gibi destekleyici unsurlarla etkili bir ışıklandırma sağlamak mümkündür. Işıklandırma için kullanılan kaynakları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Anahtar Işık/Key Light: Ana ışık kaynağı olarak kullanılan bu kaynak, en yüksek celvin değerine sahiptir. Anahtar ışık objenin belirli noktalarında koyu gölgeler bırakır.
  • Dolgu Işığı: Anahtar ışığın kullanımında ortaya çıkan gölgeler, dolgu ışıkla dengelenir. Objelerin etrafındaki gölgelerin yumuşaması ve görüntüde kontrastın dengelenmesi bu ışık kaynağı sayesinde mümkündür.
  • Arka Işık/Back Light: Objenin arkasından 45 derecelik açı ile kullanılan bu ışık, objenin dekordan ayırt edilmesi için kullanılır ve yukarıdan aşağıya doğru konumlandırılır.
  • Fon Işığı: Objenin arkasında bulunan obje veya fon perdesinin aydınlatılması ile uygulanmaktadır. Fon ışığı özellikle vurgulanmak istenen objelerin üzerine yansıtılır.

Sanat Yönetimi

Sanat yönetimi
Sanat yönetimi

Sinematografinin en önemli parçalarından biri, sahnenin içinde yer alan unsurların kusursuz olarak yerleştirilmesidir. İnsan duyularına hitap etmek üzere oluşturulan sinematografik ürünlerde estetik kaygı büyük oranda sanat çalışmaları ile kendini gösterir. Sanat yönetiminin içerisinde makyajdan dekora kadar birçok unsur dikkatle üretilir ve sahneye yerleştirilir. Sanatsal çalışmaların sinematografideki karşılığını aşağıdaki maddelere göre sınıflandırabiliriz:

  • Dekor tasarımı
  • Kostüm tasarımı
  • Saç/makyaj tasarımı

Sinematografi, sinema eserlerinde görsel ve işitsel unsurların en etki biçimde kullanılmasını sağlayan belli başlı kuralları ve materyalleri sınıflandırarak sanatsal bir eser oluşturmanın temel bileşenlerini sunar. Bu bileşenler filme hazırlık yaparken ve yayınlandıktan sonra incelemeler için belirteç olarak kullanılabilir.

Sinemaseverlerin hoşuna gidecek bir film listesi: Orta Çağ Filmleri

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu