Sosyoloji

Sosyal Politika Nedir?

Belirli bir toplum bütününün, devlet tarafından refah ve korumasının sağlanması için uygulanan politikalar bütününe sosyal politika denir.

İnsanların eşitsizliğinin kökeni, modern toplum ve geleneksel devlet yapısından daha da öncesine dayanmaktadır. Sosyal hak kavramı literatürümüze ancak Sanayi Devrimi’nden sonra yaşanan gelişmeler ile girebilmiştir. Aydınlanma çağıyla başlayan eşitlikçi ve özgürlükçü düşünce yapısı, toplum içerisinde sınıflaşmaya sebep olmuştur. Sanayi Devrimi’nden yaklaşık 30-40 yıl sonrasında; çocuk işçilerin artması, köyden kente olan göçün artması (iş gücünün ucuzlaması), çalışma saatlerinin orantısız artması, kalifiye eleman gücüne ihtiyaç kalmaması gibi durumlardan dolayı İngiltere de sendikalaşma hareketi başladı. Böylece işçilerin ve işçi haklarını savunmak için belirli temsilciler seçilerek, devlet tarafında hakları aranmaya başlamıştır. Bu gelişmelerin sonucunda ise sosyal politika kavramı ortaya çıkmıştır. Peki sosyal politika nedir, nasıl doğdu ve uygulamaları neler?

İngiltere Parlamentosu ilk başta sendikanın istediklerini kabul etmedi, sonucunda işçiler grev hareketlerine başladılar. Bu zamana kadar kişilerin fizyolojik gereksinimleri devlet ya da bağlı bulundukları kurum tarafından karşılanmamaktaydı. Grev süreçlerinin ardından İngiltere ekonomisi büyük bir zarara uğradı ve suçlu olarak politikacılar gösterildi. İngiltere, sosyal devlet kavramına yönelik ilk eylemi yapan devlet olma özelliğini taşımaktadır.

Özet olarak, kapitalizmin yarattığı eşitsizlik ve sınıf ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik hareket bütünü olarak sosyal politika doğdu.

Sosyal Politikanın Çalışma Alanı

 Sosyal Politikanın Çalışma Alanı

Sosyal Politika, sosyal hizmetler ve refah devletinin incelenmesidir. Genel anlamda, sosyal refah fikrine ve bunun siyaset ve toplumla ilişkisine bakar. Daha spesifik olarak, sosyal politika şunları da dikkate almaktadır:

  • Sağlık, barınma, gelir bakımı, eğitim ve sosyal hizmet politikaları dahil olmak üzere sosyal hizmetlerin politikası ve yönetimi,
  • Yoksulluk, yaşlılık, sağlık, engellilik ve aile politikası dahil olmak üzere hizmet kullanıcılarını etkileyen ihtiyaçlar ve sorunlar,
  • Refahın teslimi.

Özet olarak, kapitalizmin yarattığı eşitsizlik ve sınıf ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik hareket bütünü olarak sosyal politika doğmuştur.

Etkili sosyal politikalar oluşturmak, bugün toplumda karşılaştığımız yoksulluk, sağlık eşitsizliği ve işsizlik gibi büyük sorunlarla mücadele etmenin anahtarıdır.

Sosyal Politika Uygulamaları

Sosyal politika bir disiplinden çok bir çalışma alanıdır. İnsan ihtiyacına ve hükümetlerin ve diğer organların bunu karşılamak için neler yapabileceğine odaklanır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, refah devletinin yükselişiyle birlikte batı ülkelerinde akademik bir uygulama olarak gelişmiştir.

Sosyal politika uygulamaları, devletlere göre farklılık gösterebilir. Gelişmiş ülkelerde azınlık hakları daha çok gündeme gelirken, gelişmekte olan ülkelerde fizyolojik ihtiyaçlar ile sınırlıdır. Sosyal politikanın genel olarak kapsadığı uygulamaları ise:

  • Sağlık
  • Eğitim
  • Konut
  • Güvenlik
  • Sosyal Güvenlik
  • İstihdam
  • Sosyal Hizmetler

Refah devleti geliştikçe, sosyal politika araştırmacıları, refah sağlanmasının önündeki engelleri, öncelikleri ve insanların bu yönlendirilmiş hükmü nasıl yaşadıkları hakkındaki varsayımları belirlediler. Akademisyenler, refah devletinin belirli bir aile biçimine, kadın ve erkekler için toplumsal cinsiyet rolleri ve fırsatlarına ve belirli istihdam ve çalışma hayatı modellerine etkilerine dikkat çekmiştir. Cinsiyet, ırk ve etnik köken, yoksulluk, zenginlik ve eşitsizlik, çocuk bakımı, işyerindeki haklar ve eşitsizlikler, yaşlanma politikası, akıl sağlığı sorunları, insanların maruz kaldığı yoksulluklar hakkında nasıl düşündükleri ve daha geniş anlamda politik konulara artan bir ilgi gösterdiler. Çünkü bunların tamamı toplumun refahını etkileyen durumlardı.

Bazı politikaların ayrıcalığı ve eşitsizliği nasıl güçlendirdiğini inceleyen sosyal bilimciler, vergi indirimlerinin, özel eğitimin ve mülk sahibi işgali ve özel ulaşım için sübvansiyonların etkilerine dikkat çektiler. Tüm bunların sonucunda insan refahındaki farklılıkları inceleyen ve bunu dünya çapındaki toplumlarda uygulamayı amaçlayan yeni bir karşılaştırmalı, disiplinlerarası ve küresel sosyal politika alanı ortaya çıktı.

Toplum gelişimin ve tarihine yönelik daha pek çok bilgiyi Sosyoloji kategorimiz üzerinden keşfedebilirsiniz.

Türkiye’de Sosyal Politikalar

Türkiye’de Sosyal Politikalar
Türkiye’de Sosyal Politikalar

Türkiye içerisinde yer alan sosyal politikalar, Osmanlı’ya kadar uzanmaktadır. Sanayi Devrimi’nin ardından yaşanan sendikalaşma ve grev hareketlerinin Osmanlı’ya sıçramasının önüne geçilmesi için bir dizi sosyal politika kanuna sokulmuştur.

Osmanlı Devleti’nde Uygulanan Sosyal Politikalar

Osmanlı Devleti’nin uyguladığı sosyal politikalar şöyle sıralanabilir:

  • Polis Nizamnamesi
  • Dilaver Paşa Nizamnamesi
  • Maadin Nizamnamesi
  • Mecelle
  • Tatil-i Eşgal Kanunu
  • Cemiyetler Kanunu

Ancak Cumhuriyet dönemi ile birlikte, medeni bir uygulamaya geçilmesi konusunda Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyet Halk Fıkrası büyük önlemler almıştır. Burada amaçlanan işçi haklarını ortaya çıkartırken, iş vereni de savunmaktır.

Türkiye Sosyal Politika Kanunları

Bir disiplin olmadığı için sosyal politika, sosyal ihtiyaç ve sosyal refah ile ilgisine ve bunları ele almaya çalışan kurumların doğasına bağlıdır. Bazı yorumcular, refah devletinin daralmasının ve tedarikin parçalanmasının, bir çalışma alanı olarak sosyal politikanın gerilemesine işaret ettiğini öne sürmektedirler. Çeşitli alanlar ve konular az çok mevcut disiplinlere uyar ve ayrı bir odak alanı olmaksızın mükemmel bir şekilde devam edebilir. Bu, çok disiplinli ve normatif bir yaklaşımın esasını göz ardı eden bir yaklaşımdır.

Türkiye’de uygulamaya alınan sosyal politika kanunları ise şöyledir:

  • Ereğli Havzası Maden İşçi Kanunu – 1921
  • Hafta Tatili Kanunu – 1924
  • Taktir-i Sükûn Kanunu – 1925
  • Medeni Kanun – 1926
  • Borçlar Kanunu – 1926
  • Teşvik-i Sanayi Kanunu – 1926
  • Genel Sağlık Kanunu – 1930
  • Sanat ve Sanat Hizmetleri Kanunu – 1932
  • Ulusal Bayram Tatilleri – 1935
  • İş Kanunu – 1936
  • Cemiyetler Kanunu – 1938
  • Milli Koruma Kanunu – 1940
  • Hastalık ve Analık Sigortası Kanunu – 1950
  • İş Mahkemeleri Kanunu – 1950
  • Basın Çalışanları Kanunu – 1952
  • Deniz İş Kanunu – 1953
  • Öğle Tatilleri Kanunu – 1954
  • Ek Ödeme Kanunu (Mesai) – 1956
  • Sendikalar Kanunu – 1963
  • Grev ve Lokavt Kanunu – 1963
  • Sosyal Sigortalar Kanunu – 1964
  • Devlet Personeli Sendikaları Kanunu – 1965
  • Dernekler Kanunu – 1972
  • Sendikalar Kanunu – 1983
  • Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 1983
  • Dernekler Kanunu – 1983
  • Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu – 1983

Sosyal Politikanın Önemi

Sosyal politika sosyoloji, demografi, siyaset bilimi, sosyal felsefe, psikoloji, ekonomi ve tarihe dayanır. Ölçme ve anlamlarla, niteliksel deneyimle, politika oluşturma, düzenleme ve finansla, anlayışlarla ve sosyal değişimle ilgilidir. Akademik sosyal politika, insan refahının karmaşıklığı ve toplumların bunu karşılamada nasıl başarısız olduğu ve başarılı olduğu ile ilgili bir endişeye işaret etmektedir.

Sosyal politika, refah ve insan ihtiyaçları ile ilgilidir. Bu kavramlar tartışmalıdır, ancak geri döndürülemez bir şekilde normatiftir. Zengin ve fakir, vatandaş ve göçmen, yaşlı ve genç, iyi ve kötü eğitimli, gelişmiş veya az gelişmiş bölgelerde yaşayanlar ve şanslı ve şanssız arasındaki ayrımlar büyüdükçe, kaybeden insanlara odaklanma ihtiyacı, en savunmasızların çıkarlarına bağlılık için, daha da güçlenmektedir. Akademik bir uygulama olarak sosyal politikanın önemini de bu bağlamda kumak mümkündür.

İsmet Galip YOLCUOĞLU tarafından hazırlanan TÜRKİYE’DE SOSYAL POLİTİKA VE SOSYAL HİZMETLERİN GELİŞTİRİLMESİ çalışması üzerinden daha fazla detayı öğrenebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu