Felsefe

Temellendirme Nedir? Felsefede Temellendirme Nasıl Yapılır?

Çoğu zaman ebeveynlerimizin, arkadaşlarımızın veya basının bize söylediklerine olduğu gibi inanma eğilimi gösteririz. Çoğu zaman gördüğümüze, tattığımıza ve kokladığımıza inanırız. Geçmiş, şimdi ve gelecek hakkında inançlara sahibiz. Peki bu inançlarımızın ne kadarı gerçekle örtüşür? Bu sorunun cevabını bize temellendirme verebilir. Bu nedenle: “Temellendirme nedir?”, “Felsefede temellendirme nasıl yapılır?” sorularına yanıt arayacağız.

Temellendirme Ne Demek?

Hayatı sürdürebilmek için bazı önyargılara veya genel doğruların kabulüne inanmaya ihtiyacımız vardır. Kulağa garip gelse de bir dakika düşünün. Henüz bebekken ve dünyayı tanımazken ebeveynlerimizin yönlendirmesine ihtiyaç duyuyorduk. Ateşin sıcak, bıçağın kesici olduğunu onlardan öğrendik.

Eğer her şeyi deneyerek öğrenmeye kalkışsaydık yaşamı sürdüremeyebilirdik. Nihayetinde yüksek bir yerden düşersek zarar göreceğimizi söyleyen birilerine ihtiyacımız vardı. Bu alışkanlığı sonraki yıllarda da ciddi biçimde sürdürdüğümüzü söyleyebiliriz. Gerçekten doğru ve geçerli olup olmadığını araştırmadan pek çok şeye inanma eğilimi gösteririz. Çünkü böylesi çok daha kolay ve konforludur.

Temellendirme ise bu anlamda tabiri caizse gözümüzü açan yöntemdir. Çok genel olarak, temellendirme, bir eylemin, kişinin veya tutumun bazı değerlendirme standartlarına göre doğru olup olmadığını araştırmaktır. Temellendirme için nereden hareket ettiğiniz önemlidir. Örneğin, bir kişinin eylemleri yasaya göre haklı olabilir veya bir kişi Tanrı’nın önünde haklı olabilir.

İnançlarımız arasında kanıtlarla desteklenen var mı? Onları sahip çıkmaya devam etmeli miyiz, yoksa bazılarını yeniden değerlendirmeli miyiz? Bu soruların tümü temellendirmenin ilk sorularıdır. İnançlarımızın, onları tutmamız için uygun, doğru veya makul kılan bir standarda uyup uymadığını sorulur. Öne çıkan bir standart ise epistemik temellendirme veya felsefi temellendirmedir.

Felsefede Temellendirme Nasıl Yapılır?

Felsefede Temellendirme Nasıl Yapılır?
Felsefede temellendirme yöntemi çok sık kullanılır.

Bir inancın veya bilginin doğru/geçerli olup olmadığı tartışması epistemolojik bir tartışmadır. Bir felsefe disiplini olan epistemoloji, geçerli, doğru veya yararlı bilginin izini sürer. Bu aşamada da neyin dikkate alınıp neyin alınmayacağını tespit edebilmek için temellendirme yöntemine sık sık başvurur.

Epistemolojik temellendirme, kişinin bilgiyle ilgili inançlarının doğru duruşudur veya örtüşmesidir. Ancak bunun tam olarak ne anlama geldiği konusunda bazı anlaşmazlıklar vardır. Bazıları, bu örtüşmenin, inançların doğru olma olasılığının daha yüksek olup olmadığıyla ilgili olduğunu iddia ederler. Diğerleri ise bilgi olma olasılıklarının daha yüksek olup olmadığına atıfta bulunduğunu iddia ediyor. Yine de bu inançların sorumlu veya erdemli bir şekilde oluşturulup oluşturulmadığı her iki sınıf için de araştırma konusudur.

Değerlendirici rolü nedeniyle, temellendirme genellikle rasyonellikle eşanlamlı olarak kullanılır. Dolayısıyla, gerekçelendirilmiş bir inancın rasyonel bir inanç olduğu söylenir. Buna ek olarak, kişinin gerekçeli bir inanca sahip olduğu için rasyonel olduğunu söylemek de böylece geçerli olur.

Tabi felsefede temellendirme yapılırken bazı yöntemlere ihtiyaç duyulur. Her bilgi için geçerli olacak ortak temellendirme yöntemleri kullanılmalıdır. Ancak bu şekilde bahsedilen konu veya kavram sağlam bir temelle ele alınabilir. Ayrıca nesnel bir gerçeklik olarak sunulabilir. Öyleyse felsefe temellendirme yaparken hangi yöntemleri kullanır?

Ayrıca epistemoloji hakkında daha fazla bilgi edinebilmek için Epistemoloji Nedir, Epistemolojik İnanç Ne Demektir? adlı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Felsefede Temellendirme Yaparken Kullanılan Yöntemler

Evet artık temellendirme yapabilmek için bazı yöntemlere ihtiyaç duyulduğunu biliyoruz. Bunların en meşhuru mantığın yöntemleridir. Mantık;

  • Tümdengelim
  • Tümevarım
  • Analoji
  • Kıyas gibi yöntemler kullanarak geçerli bir akıl yürütme yöntemi oluşturmaya çalışır.

Bu yöntemler de bahsi geçen konu veya kavramların temellendirilmesini sağlayacaktır.

Temellendirmede Başlangıç ​​Noktaları

En basit, en bariz inançlarınızı düşünün: gökyüzünün rengi, doğum tarihiniz, çikolatanın tadı nasıldır gibi… Bu inançlar sizin için geçerli mi? Bu inançların doğruluğunu veya uygunluğunu nasıl açıklayabilirsiniz? Öne çıkan bir temellendirme, bir inancın bir kişi için yalnızca iyi bir nedeni varsa gerekçelendirildiğini söyler.

Bana gökyüzünün neden mavi olduğuna inandığımı sorarsanız ve ben sadece öyle tahmin ettiğimi söylersem bu yeterli bir cevap olmaz. Bu durumda, gökyüzü gerçekten mavi olsa bile, gökyüzünün mavi olduğuna inanmakta haklı değilim. Ancak, bunun yerine, gökyüzünü mavi olarak gördüğümü hatırladığımı ya da şu anda mavi olduğunu gördüğümü söyleseydim, muhtemelen sebebimi daha iyi düşünürdünüz. Dolayısıyla, iyi nedenlere sahip olmak, inançlarımızın nasıl haklı çıkarıldığının çok geçerli bir açıklamasıdır.

Bütün inançlarım doğru olabilir, ama eğer onları kazara veya hatalı bir akıl yürütmeyle elde ettiysem, o zaman benim için haklı değiller. Eğer gerçek bilgiyi arıyorsam, temellendirilmemiş inançlarıma sarılmaya hakkım yoktur.

Ancak haklı çıkarmanın iyi nedenlere sahip olma meselesi olduğu fikri ciddi bir engelle karşı karşıyadır. Normalde, bir inanç için nedenler verdiğimizde, diğer inançları da aktarırız. Bu durumda en bariz inançlarımız gerekçesiz ise, onlardan türetilen hiçbir inanç gerekçeli değildir. Yani geçerli bir akıl yürütme yapabilmek için tüm bilgiyi temellendirebilmek gerekir.

Temellendirmenin Önemi

Temellendirmenin Önemi
Temellendirme, bir bilgiyi, fikri ya da inancı daha geçerli kılar.

Filozoflar, herhangi bir yeterli temellendirmenin üç şeyi yapabilmesi konusunda hemfikirdir:

  • Bir inancın bir kişi için nasıl temellendirildiğini açıklamak,
  • Temellendirmede kullanılan yöntemlerin hangi rolü üstlendiğini açıklamak,
  • Temellendirme yaparken yalnızca pratik veya estetik açıdan değil epistemolojik açıdan da o şeyi neyin değerli kıldığını açıklamak.

Epistemolojik temellendirme teorilerinin temel amaçlarından biri, bir kişinin inançlarının nasıl gerekçelendirildiğini açıklamaktır. Çıkarımsal varsayımı kabul edenler, ya bir inancın, bir kişinin inançlarının tamamıyla tutarlılık gösteriyorsa onu kabul etme eğilimdedirler. Bu durumda o inancın haklı olduğunu ya da ardışık olarak desteklenen sonsuz bir inançlar zincirinin o kadar sorunlu olmadığını iddia ederler.

Çıkarımsal varsayımı reddedenler arasında, bazıları temellendirmenin, temel inançlar olarak adlandırılan veya açıkça doğru olan ya da algılar gibi inanç dışı durumlar tarafından desteklenmesi gerektiğini savunurlar. Bazıları ise temellendirmenin ya inançların oluşturulduğu mekanizmaların niteliğinin bir işlevi olması gerektiğini düşünür ya da en azından kısmen inananın belirli niteliklerinin veya erdemlerinin bir işlevi olmalıdır.

Sonuç olarak kesin olan şey, epistemolojik temellendirmenin, doğru veya uygun inancın koşulları hakkında değerlendirici bir kavram olduğudur. Mantıklı bir epistemolojik temellendirme teorisi, inançların nasıl temellendirildiğini, temellendirmenin bilgide oynadığı rolü ve temellendirmenin değerini açıklamalıdır. Böylece bilgi, daha sağlam ayaklar üzerinde yükselerek ileriye doğru atılım gösterebilir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu