Sosyoloji

Dini ve Ahlaki Değerlerin Sosyal Hayattaki Önemi ve Yeri

Bir toplumu bir arada tutan bazı yazılı olmayan normlar vardır. Bu normlar insanlar arasındaki ortak davranışlardır. Örneğin, ortak inançların gerektirdiği ibadetler ya da ahlaki değerlerin getirdiği ritüeller bu davranışlar arasındadır. Tabi ki dini ve ahlaki değerlerin sosyal hayattaki önemi ve yeri ülkeden ülkeye, hatta toplumdan topluma değişmektedir. O yüzden de dünyanın her yerinde geçerli olan bir normdan bahsedemeyiz. Gelin hep birlikte bu normların neler olduğuna ve günlük hayatımıza nasıl etkiler bıraktığına yakından bakalım.

Norm Nedir?

İnançların ya da ahlakın günlük hayatımızı nasıl etkilediğinden önce norm kavramını açıklamamız gerekir. “Norm” kelimesi aslında “normal” kelimesinin de temelini oluşturmaktadır. Çünkü toplumda genel olarak normlara uyan kişilerin davranışları normal olarak karşılanır. Normlar yazılı olmamaları itibari ile batıl inançlar ile karıştırılabilir. Ancak adından da anlaşılabileceği gibi batıl inançlar sadece birer inançtır ve bireysel olarak bu inançlara inanıp inanmamanız toplumu etkilemez. Oysa normlar daha geniş kitlelere yayılmış davranışlardır ve bu davranışlara uyup uymamanız sizin toplum içerisindeki yerinizi belirler.

Her şeyde olduğu gibi normların da farklı türleri vardır. Sosyolojide normlar yazılı ve yazısız olarak ikiye ayrılmaktadır. Yazılı normlar kapsamına kararname, kanun, yasa, tüzük ve yönetmelik gibi hukuki kurallar girer. Yazılı olmayan normlara ise örf, anane, adet, gelenek ve görenekler örnek verilebilir. İnsanlar bu yazılı olmayan normlara uymadıkları takdirde toplumdan dışlanabilirler ya da toplumun bu gibi durumlarda uyguladığı bazı yaptırımlar ile karşılaşabilirler. Yazılı normlara uymamanın cezası ise hukuki şekilde verilir. Normları da açıkladığımıza göre sıradaki konumuz dini ve ahlaki değerlerin sosyal hayattaki önemi ve yeri.

Dini ve Ahlaki Değerlerin Sosyal Hayattaki Önemi

Dini ve Ahlaki Değerlerin Sosyal Hayattaki Önemi
Dini inançlar ahlaki değerleri şekillendirebilir.

Ahlak, bir toplumun belli durumlarda davranılmasını uygun gördüğü görgü kuralları olarak tanımlanabilir kabaca. Diğer bir adı ile sağtöre, yani ahlak, bir toplumda neyin yanlış neyin doğru olarak kabul edildiği ile ilgilidir. Toplumun geniş bir kısmında kabul gören davranışlar “ahlaklı” olarak değerlendirilirken ahlaka aykırı davranışlar ise “ahlaksız” olarak tanımlanır. Kişilerin davranışlarına göre ahlaklı ya da ahlaksız olarak nitelendirilip toplum dışına itilmesi ya da toplumun bazı olanaklarından faydalanamaması, dini ve ahlaki değerlerin sosyal hayattaki önemi ve yeri ile ilgili çok iyi bir örnektir.

Sadece ahlaki değerlerin değil, dini inançların da topluma etkisi büyüktür. Toplumda yaygın olan dini inançların bir sembolü olarak, insanların topluca ibadet edebilmesi için çeşitli dini yapılar da inşa edilmiştir. Bu yapılara örnek vermek gerekirse

  • Camiler,
  • Kiliseler,
  • Katedraller,
  • Sinagoglar,
  • Manastırlar

sayılabilir. Ancak bunlar tapınaklardan sadece bazılarıdır. Bu gibi dini yapılar toplumlar için sadece birer ibadet yeri olarak kalmayıp insanların sosyal hayatlarında sık sık uğradıkları ve bazen de çeşitli etkinliklerini gerçekleştirdiği birer ev haline gelmiştirler.

Neredeyse her toplumda önemli bir konuma sahip olabilen Din Nasıl Ortaya Çıktı?

Sıkça Sorulan Sorular

Din Kurallarının Ahlaki Kurallardan Farkı Nedir?

Din kuralları, aynı dine mensup kişiler arasında uygulanır. Ancak ahlaki kurallar evrenseldir.

Din ve Ahlak Arasındaki Fark Nedir?

Ahlak, kişinin inandığı dine bağlı olarak gelişebilir ve şekillenebilir. Kişinin ahlak kuralları dini inancı belirleyebilir. Ancak dini inancı olmayan kişilerde de ahlak ve ahlak kuralları vardır. Dolayısı ile ikisini karmaşık ancak bağımsız iki yapı olarak ele alabiliriz.

Din Olmadan Ahlak Olur mu?

Dinin henüz var olmadığı dönemlerde de belirli ahlaki normların olduğunu düşünürsek, ahlakın çıkış noktasının din olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu