Ne, Ne Değildir?Sosyoloji

Pozitif Ayrımcılık Nedir? Pozitif Ayrımcılık Kimlere Yapılır?

Pozitif ayrımcılık, “dezavantajlı” olarak adlandırılan bireylere verilen ekstra haklardır ve bazı hakları çeşitli nedenlerden ötürü kullanamayan bireyler için yapılır.

Pozitif ayrımcılık, bireylerin bazı özel haklara sahip olduklarında diğerleriyle eşit olabilecekleri düşüncesiyle yapılır. Tartışmalı bir kavram olsa da “Pozitif ayrımcılık nedir?” sorusunun en iyi yanıtı bir örnekle açıklanabilir. Örneğin, ülkemizde herkesin kamuya açık tuvaletlerden yararlanabilme hakkı vardır. Ancak bir takım engeli olan kişiler çoğu zaman bu tuvaletlerden birçok nedenden ötürü yararlanamazlar. Bundan dolayı devlet bu tuvaletlerin açılması ve kullanılmasıyla ilgili düzenleme yapar. Bu düzenleme ile dezavantajlı grup için ekstradan pozitif ayrımcılık yapılmış olur. Yapılan düzenlemeyle beraber tuvaletler dezavantajlı bireylere göre özel tasarlanır. Bu durumda devlet, bu kişiler için bir pozitif hak tanımış olur. Ancak bu hakkın verildiği kişilerin, diğer insanlarla eşit olabilmesini sağlamıştır.

Pozitif ayrımcılık kesinlikle fazladan bir hak olarak tanımlanmamalıdır. Pozitif ayrımcılıklar kapsamında verilen haklar, bireylerin gerçekten eşit yaşam hakkını garanti altına almak için verilir.

Pozitif Ayrımcılık Kimlere Yapılır?

Pozitif ayrımcılık;

  • Sosyal, ekonomik ve politik yaşamda kadınlar,
  • Çocuklar,
  • Yaşlılar,
  • Gaziler ve yakınları,
  • Şehit yakınları,
  • Engelliler, gibi özellikleri nedeniyle dışlanmış bireylerin, dışlanmalarını engellemek için yapılır.

Pozitif ayrımcılığa bir örnek vermek gerekirse; siyaset veya iş alanında boş bir kadroya, aranan nitelikleri taşıyanlardan kadın olan adayı seçmektir. Bu eğitim, donanım ve yetenekleri eşit olan kişilerden kadının tercih edilmesi anlamını taşır. Son dönemlerde pozitif ayrımcılık kavramı, anayasa ve yasalarda sıkça yer almaya başladı. Özellikle Avrupa Birliği bu konuda sıkı politikalar izlemektedir. AB pozitif ayrımcılığı, bireyler arasındaki eşitsizlikleri en aza indirgemek için etkili çalışmalar yapmaktadır.

Ülkemizde de dünyadaki bu gelişmeler örnek alınarak 2010 Anayasa değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklikle pozitif ayrımcılık ülkemizde yaygınlaşmaya başladı. Bu değişiklere bakıldığında “Herkes, dil, din, ırk, renk, cinsiyet ve siyasi düşünce ve ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Bundan dolayı devlet, bireyler arasındaki bu eşitliğin sağlanmasındaki yegâne kurumdur.

Pozitif Ayrımcılık Eşitliğe Aykırı Mı?

Pozitif Ayrımcılık Eşitliğe Aykırı Mı?
Eşitliğe aykırı olarak düşünülemeyen pozitif ayrımcılıkta hiçbir kişiye imtiyaz tanınmaz.

Pozitif ayrımcılık, farklı nedenlerden dolayı dezavantajlara sahip olan bireylerin diğer bireylerle aynı koşullarda yaşayabilmesi için yapılır. Bundan dolayı pozitif ayrımcılık eşitliğe aykırı olarak yorumlanamaz. Pozitif ayrımcılık konusunda hiçbir kişiye imtiyaz tanınamaz. Aynı şekilde devlet ve devlete bağlı idare makamları, mutlak suretle kanun kapsamında yer alan “eşitlik” ilkesine uygun hareket etmelidir. Ancak bugüne kadar pozitif ayrımcılığın uygulanmasını sağlamak ya da denetlemek amacıyla yapılan hukuki bir düzenleme yoktur. Oysaki bazı bireylerin yaşamlarına daha geride ve zor şartlarda başladığı inkâr edilemez. Yine de bu kişilerin diğer herkes gibi eşit haklara sahip olması gerekir. Bu nedenle pozitif ayrımcılık için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması son derece mühimdir.

Pozitif Cinsiyet Ayrımı

Ülkemizde kadın-erkek eşitliği konusu yıllardır çok popüler bir konudur. Özellikle son yıllarda cinsiyet eşitliğini sağlama adına yavaş olsa bile bazı adımların atıldığı gözlemlenmektedir.

  • Örneğin, Sermaye Piyasası, bu konuyu ele alarak bir tebliği yayınlamıştır. Bu tebliğ ile halka açık şirketlerin yönetim kurullarında en az bir kadın üye bulunması zorunlu hale getirilmiştir.
  • Yine aynı konuda Büyükşehir Belediye Kanunu’nda bir değişikliğe gidilmiştir. 2013 yılında yapılan değişiklikle, belediye görevlerinde dezavantajlı bireylerin de görev alması şart koşulmuştur.
  • Bazı belediyelerde ise fiili olarak kadın-erkek eş başkanlık sisteminin uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bu uygulama kesinlikle bir yasal bir temele dayanmamaktadır.

Unutulmamalıdır ki her birey eşit şartlarda doğamayabilir. Ancak dünya üzerinde bulunan her bireyin eşit haklara sahip olması gereklidir.

Toplum biliminin önemli kavramlarından biri olan pozitif ayrımcılıktan sonra biraz da toplumsal normları keşfetmeye ne dersiniz? O halde Toplumsal Norm Nedir? yazımızı okuyabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu